altmış ile cümle
altmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Fakat B dükkanında yüzde altmışlık bir indirim varmış diye düşünüyorsun.Pero en la Tienda B, piensas que obtienes 60% de descuento.
Fakat B dükkanında yüzde altmışlık bir indirim varmış diye düşünüyorsun.Viszont a B boltban úgy gondoljuk, hogy 60%-os akciót csíptünk meg.
Fakat B dükkanında yüzde altmışlık bir indirim varmış diye düşünüyorsun.V obchodě "B" však dostanete 60ti % slevu.
Fakat B dükkanında yüzde altmışlık bir indirim varmış diye düşünüyorsun.V obchode "B" však dostanete 60% zľavu.
Fiyatın yüzde altmışı kadar eksilteceğiz.Menos 60% de ese precio.
Fiyatın yüzde altmışı kadar eksilteceğiz.Mínus 60% z této ceny. z tří celých 5ti desetin
Fiyatın yüzde altmışı kadar eksilteceğiz.Mínusz 60% ebből az árból.
Fiyatın yüzde altmışı kadar eksilteceğiz. Yani üç nokta beş x .-Minus 60% tej ceny. z 3,5x. z 3,5x.
İki çarpı otuz iki de altmış dört eder.32 は 2 *16 です。
İki çarpı otuz iki de altmış dört eder.64 = 2×32
İki çarpı otuz iki de altmış dört eder.64는 2x 32
İki çarpı otuz iki de altmış dört eder.64 er 2 og 32.
İki çarpı otuz iki de altmış dört eder.64 to 2 razy 32.
İki eşittir altmış dördün altıncı dereceden köküne.64=2x2x2x2x2x2이므로
İki eşittir altmış dördün altıncı dereceden köküne.اي ان القيمة تساوي الجذر السادس لـ 2^6
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››A dám svojim dvom svedkom, a budú prorokovať tisíc dvesto šesťdesiat dní, oblečení v smútočných vreciach.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››E concederei �s minhas duas testemunhas que, vestidas de saco, profetizem por mil duzentos e sessenta dias.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››És adom az én két tanúbizonyságomnak, hogy prófétáljanak, gyászruhákba öltözve, ezer kétszáz hatvan napig.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››In dal bom dvema pričama svojima, in prorokovala bosta tisoč dvesto šestdeset dni, oblečena v raševnika.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››내가 나의 두 증인에게 권세를 주리니 저희가 굵은 베옷을 입고 일천 이백 육십 일을 예언하리라
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Och jag skall låta mina två vittnen under ett tusen två hundra sextio dagar profetera, höljda i säcktyg.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Og jeg vil gi mine to vidner at de skal være profeter i tusen to hundre og seksti dager, klædd i sekk.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Ta sẽ cho hai người làm chứng ta mặc áo bao gai đi nói tiên tri trong một ngàn hai trăm sáu mươi ngày.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Ta sẽ cho hai người làm_chứng ta mặc áo bao gai đi nói tiên_tri trong một_ngàn hai trăm sáu mươi ngày .
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Voi da celor doi marturi ai mei să proorocească, îmbrăcaţi în saci, o mie două sute şase zeci de zile.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››Yo mandaré a mis dos testigos, y ellos profetizarán por 1.260 días, vestidos de cilicio
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››І дам двом моїм сьвідкам, і пророкувати муть днїв тисяч двісті шістьдесять, з'одягнені у веретища.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››ואתן לשני עדי ונבאו ימים אלף ומאתים וששים מתכסים בשקים׃
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››وسأعطي لشاهدي فيتنبآن الفا ومئتين وستين يوما لابسين مسوحا.
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››我 要 使 我 那 兩 個 見 證 人 、 穿 著 毛 衣 、 傳 道 一 千 二 百 六 十 天
İki tanığıma güç vereceğim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.››我 要 使我 那 兩個見證 人 、 穿著 毛衣 、 傳道 一千二百六十 天
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Aj, lože Šalomounovo, okolo něhož šedesáte udatných z nejsilnějších Izraelských,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Ecco, la lettiga di Salomone: sessanta prodi le stanno intorno, tra i più valorosi d'Israele
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.é, ez a Salamon gyaloghintaja, hatvan erõs [férfi] van körülötte, Izráelnek erõsei közül!
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Eis que é a liteira de Salomão; estão ao redor dela sessenta valentes, dos valentes de Israel,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Glejte tu, prenosna postelja Salomonova: šestdeset junakov okoli nje, izmed Izraelovih junakov!
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Hľa, posteľ Šalamúnova: šesťdesiat junákov vôkol nej z junákov Izraelových.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Iată, este pataşca lui Solomon, cu şasezeci de viteji, de jur împrejur, cei mai viteji din Israel.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Katso, siinä on Salomon kantotuoli ja sen ympärillä kuusikymmentä urhoa, Israelin urhoja,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Kìa , kiệu của Sa-lô-môn , Có sáu mươi dõng sĩ trong bọn dõng sĩ Y-sơ-ra-ên Vây chung_quanh nó ;
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Kìa, kiệu của Sa-lô-môn, Có sáu mươi dõng sĩ trong bọn dõng sĩ Y-sơ-ra-ên Vây chung quanh nó;
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.이는 솔로몬의 연이라 이스라엘 용사 중 육십인이 옹위하였는데
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Lihat, itu tandu Salomo, dikelilingi enam puluh orang perkasa, orang-orang perkasa Israel
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.¡Mirad! Es la litera de Salomón. Sesenta valientes la rodean, de los más fuertes de Israel
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.O kijk! Het is de draagstoel van koning Salomo; hij is omringd door de zestig dapperste helden uit het leger.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Oto łoże Salomonowe, około którego stoi sześćdziesiąt mocarzów z mocarzów Izraelskich.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Se, det är Salomos bärstol! Sextio hjältar omgiva den, utvalda bland Israels hjältar.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Se, det er Salomos Bærestol, omgivet af tresindstyve Helte, Israels Helte,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Se, her er Salomos seng med seksti krigsmenn omkring, av Israels krigsmenn,
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Siehe, um das Bett Salomos her stehen sechzig Starke aus den Starken in Israel.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Voici la litière de Salomon, Et autour d`elle soixante vaillants hommes, Des plus vaillants d`Israël.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Ιδου, η κλινη του Σολομωντος εξηκοντα δυνατοι ανδρες ειναι περι αυτην, εκ των δυνατων του Ισραηλ
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Вот одр его – Соломона: шестьдесят сильных вокруг него, из сильных Израилевых.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Ето, носилката е на Соломона; Около нея са шестдесет яки мъже от Израилевите силни
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.הנה מטתו שלשלמה ששים גברים סביב לה מגברי ישראל׃
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.هوذا تخت سليمان حوله ستون جبارا من جبابرة اسرائيل.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.看 哪 、 是 所 羅 門 的 轎 . 四 圍 有 六 十 個 勇 士 、 都 是 以 色 列 中 的 勇 士
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.看哪 、 是 所羅門 的 轎.四 圍 有 六十 個 勇士 、 都 是 以色列 中 的 勇士
Kimi ise iyi toprağa düştü. Bazısı yüz, bazısı altmış, bazısı da otuz kat ürün verdi.A drugie padło na ziemię dobrą i wydało pożytek, jedno setny, drugie sześćdziesiątny, a drugie trzydziestny.
Kimi ise iyi toprağa düştü. Bazısı yüz, bazısı altmış, bazısı da otuz kat ürün verdi.A jiná padla v zemi dobrou; i vydalo užitek, některé stý, jiné šedesátý a jiné třidcátý.