altmış ile cümle
altmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir saniye dakikanın altmışta biridir.A second is a sixtieth part of a minute.
İnsanların çoğu altmış yaşında emekli olur.Most people retire at the age of sixty.
Çoğu insan altmış yaşında emekli olur.Most people retire at the age of sixty.
Adam altmış'ın üzerinde olmalı, zira saçı beyazlamış.The man must be over sixty, for his hair is gray.
Bu bebek sadece altmış senttir.This doll costs only sixty cents.
Altmış beşten fazla Amerikalılar toplam nüfusun% 12.5'ini oluşturuyor.Americans who are over sixty-five make up 12.5% of the total population.
2030'a kadar onun nüfusunun yüzde yirmi biri altmış beş yaşından büyük olacak.By 2030 twenty-one percent of its population will be over sixty-five.
Şu anda altmış beş yaşının üstünde 31 milyon civarında Amerikalı var.At present there are about 31 million Americans over the age of sixty-five.
Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.My sixty-year-old aunt inherited the huge estate.
O sadece on sayfa okurken ben altmış sayfa okudum.I have read sixty pages, while he has read only ten.
Okulumuz kurulduğundan beri zaten altmış yıl oldu.It has already been sixty years since our school was founded.
Doğruyu söylemek gerekirse, o hala altmış yaşın altındadır.To tell the truth, he is still under sixty.
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
O altmışın üzerinde olmalı.He must be over sixty.
O altmışa yakın.He is close to sixty.
Ben onun altmış yaşın üzerinde olduğunu düşünmeliyim.I should think she is over sixty.
O en az altmış görünüyor.She looks at least sixty.
Babam altmış yaşında emekli olacak.My father will retire at the age of sixty.
Bir dakikada altmış saniye vardır.There are sixty seconds in a minute.
Altı yaşındaki birine sorun, altmış yaşındaki birine değil.Ask a six-year-old, not a sixty-year-old.
Altmış yaşındaki ev sahibim niye bir trambolin aldı?Why did my sixty-year-old landlord buy a trampoline?
O altmışa yakındır.She is close to sixty.
On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz.Ten, twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety, hundred.
Bir saatte altmış dakika vardır ve bir dakikada altmış saniye vardır.An hour has sixty minutes, and a minute has sixty seconds.
O altmışıncı doğum gününü hastanede geçirdi.He spent his sixtieth birthday in the hospital.
O şimdi altmış sekiz yaşındaydı ve hasta bir adamdı.He now was sixty-eight years old and a sick man.
Kongre, konuyla ilgili altmış kez oylandı.The convention voted on the issue sixty times.
Kabileden yaklaşık altmış adam atlarına binerek çabucak vardılar.About sixty men from the tribe quickly arrived riding horses.
Altmış yeni müze açıldı.Sixty new museums opened.
Altmış delege seçildi.Sixty delegates were elected.
Bir saatte altmış dakika vardır.An hour has sixty minutes.
Altmış dakika bir saat eder ve bir dakika altmış saniyeden oluşur.Sixty minutes make an hour, and a minute is made up of sixty seconds.
Mary doksan altmış doksan ölçülere sahip.Mary has an hourglass figure.
Bir artık yılın üç yüz altmış altı yılı vardır.A leap year has three hundred and sixty-six days.
O hemen hemen altmış yaşında.She is almost sixty years old.
Altmış beş yaşında aniden öldü.He died suddenly at the age of 65.
O altmış yaşında emekli oldu.He retired at sixty.
Ben altmış yaşına girer girmez emekli olacağım.I will retire as soon as I turn sixty.
Tom altmış beş yaşındayken emekli oldu.Tom retired when he was 65 years old.
Altmıştan fazla kişi gözaltına alındı.Over sixty people were arrested.
Tom sadece otuz yaşın altında veya altmış yaşın üzerindeki kadınları sever.Tom only likes women under thirty or over sixty.
Ben altmışıncı boşanma krizim sırasında Vancouver'da yaşadım.I lived in Vancouver during my sixty divorce crisis.
Yetişkin Amerikalıların yüzde altmış dokuzu ya aşırı kilolu veya obezdir.Sixty-nine percent of adult Americans are either overweight or obese.
Altmış öğrencili bir sınıfı mükemmel şekilde idare edebilirim.I can perfectly handle a class of sixty students.
Yetişkin Amerikalıların yüzde altmış dokuzu fazla kiloludur.Sixty-nine percent of adult Americans are overweight.
Altmışında emekli oldu.At the age of sixty, he retired.
Sanırım bugün neredeyse altmış tane yeni Almanca kelime öğrendim.I think I've learned almost sixty new German words today.
Tom altmış yaşında emekli oldu.Tom retired at sixty.
O yarın altmış beş yaşına girecek.She will turn sixty-five years old tomorrow.
Tüm kanımız yaklaşık günde altmış kez böbreklerimizden geçer.All our blood passes through our kidneys about sixty times a day.
Altmış gram rendelenmiş peynir ilave et.Add sixty grams of grated cheese.
O, savaşta ölmeseydi, şimdi altmış yaşından daha fazla olurdu.If he had not fallen in the war, he would now be more than sixty years old.
Astronomlar, Satürn'ün yörüngesinde altmış iki tane uydu gözlemlediler.Astronomers have observed sixty-two moons orbiting Saturn.
Avrupalıların yüzde altmışı artık Samanyolunu göremiyor.Sixty percent of Europeans can no longer see the Milky Way.
Bir dakika bir saatin altmışta biridir.A minute is one sixtieth of an hour.
Altmış yaşındayken emekli oldum.I retired when I was sixty years old.
Altmış yaşımdayken emekli olmayı planlıyorum.I plan to retire when I'm sixty years old.
Altmış yaşında emekli oldum.I retired at sixty.
Sami altmış yılını hapishanede geçirdi.Sami spent six decades in prison.
Leyla'nın davası altmış beş gün sürdü.Layla's trial lasted sixty-five days.