altınlar ile cümle
altınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.아브람에게 육축과 은금이 풍부하였더라
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.Och Abram var mycket rik på boskap och på silver och guld.
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.Og Abram var meget rik på buskap og på sølv og gull.
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.Vả , Áp - ram rất giàu_có súc_vật , vàng và bạc .
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.Vả, Áp-ram rất giàu có súc vật, vàng và bạc.
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.Και ο Αβραμ ητο πλουσιος σφοδρα εις κτηνη, εις αργυριον και εις χρυσιον.
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.Аврам беше много богат с добитък, сребро и злато.
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.И был Аврам очень богат скотом, и серебром, и золотом.
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.ואברם כבד מאד במקנה בכסף ובזהב׃
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.وكان ابرام غنيا جدا في المواشي والفضة والذهب.
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.亞 伯 蘭 的 金 、 銀 、 牲 畜 極 多
Avram çok zengindi. Sürüleri, altınları, gümüşleri vardı.亞伯蘭 的 金 、 銀 、 牲畜 極多
Bankaya koşup altınlarını istiyorlar ama gördüğün gibi, paraların karşılığı altın kalmamışΑλλά όπως βλέπεις, δεν υπήρχε πια χρυσός.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››A povedal som im: Kto má zlato, strhajte si! A dali mi, a hodil som ho do ohňa, a vyšlo toto teľa.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››Então eu lhes disse: Quem tem ouro, arranque-o. Assim mo deram; e eu o lancei no fogo, e saiu este bezerro.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››Jaz pa sem rekel: Kdo ima zlata? odtrgali so si ga in mi dali, in vrgel sem ga v ogenj, in izšlo je to tele.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››내가 그들에게 이르기를 금이 있는 자는 빼어내라 한즉 그들이 그것을 내게로 가져왔기로 내가 불에 던졌더니 이 송아지가 나왔나이다
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››И я сказал им: у кого есть золото, снимите с себя. и отдали мне; я бросил его в огонь, и вышел этот телец.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››ואמר להם למי זהב התפרקו ויתנו לי ואשלכהו באש ויצא העגל הזה׃
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››فقلت لهم من له ذهب فلينزعه ويعطيني. فطرحته في النار فخرج هذا العجل.
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››我 對 他 們 說 、 凡 有 金 環 的 、 可 以 摘 下 來 、 他 們 就 給 了 我 、 我 把 金 環 扔 在 火 中 、 這 牛 犢 便 出 來 了
Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››我 對 他 們說 、 凡 有 金環 的 、 可以 摘下 來 、 他 們 就 給 了 我 、 我把 金 環 扔在 火中 、 這牛犢便 出 來了
Bular benim altınlarım.Attends, attends, c'est MON or.
Bular benim altınlarım.Det er mit guld
Bular benim altınlarım.To moje złoto.
Bular benim altınlarım.Várj, várj, én arany.
Bular benim altınlarım.Όχι, όχι. Αυτός είναι ο χρυσός μου.
Bular benim altınlarım.Това е моето злато.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.Dokąd u licha zmierza ten świat? Z jednej strony złote pręty -- z drugiej, cała planeta.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.Dove si sta dirigendo il mondo? Da un lato, lingotti d'oro: dall'altro, un intero pianeta.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.¿Hacia dónde se dirige el mundo? En un extremo, barras doradas -- en el otro, un planeta entero.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.Încotro se îndreaptă lumea? La un capăt, lingouri de aur -- la celălalt, o întreagă planetă.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.Kam za vraga gre ta svet? Na eni strani zlate palice - na drugi strani, cel planet.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.도대체 이 세계는 어디로 가고 있는 걸까요? 한 쪽에는, 금괴들이 -- 다른 한 쪽에는, 전 지구가 올려져 있죠.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.Où dans le monde est la direction de celui-ci? D'un côté, des lingots d'or -- de l'autre, une planète entière.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.Pro všechno na světě, kam ten svět spěje ? Na jedné straně zlaté mříže a na druhé celá planeta.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.Thế giới này đi về đâu? Tại một đầu, là các thanh vàng -- tại đầu kia là toàn bộ hành tinh
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.Waar gaat deze wereld heen? Aan de ene kant, goudstaven -- aan de andere kant, een hele planeet.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.Накъде, за бога, е тръгнал този свят? В единия край - златни решетки, в другия - цяла една планета.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.לאיפה בעולם העולם הזה הולך? בקצה אחד, סורגי זהב -- בקצה השני, כוכב שלם.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.إلى اين يتجه هذا العالم؟ في جانب، قبضان الذهب -- وعلى جانب آخر، كل الكوكب.
Dünyanın neresinde bu dünya ilerliyor? sonun birinde, külçe altınlar -- diğer tarafta, tüm gezegen.片方は金の延べ棒- もう一方は全世界 「地球から宇宙の果ては120億光年ある」
Hey, hey, durdurun şunu, onlar benim altınlarımÉs hagyd abba, az én arany!
Hey, hey, durdurun şunu, onlar benim altınlarımEt, arrêtez-le, c'est mon or !
Hey, hey, durdurun şunu, onlar benim altınlarımHej, hej, zatrzymajcie ich! To moje złoto!
Hey, hey, durdurun şunu, onlar benim altınlarımHey, hey, haltet ihn auf! Das ist MEIN GOLD!
Hey, hey, durdurun şunu, onlar benim altınlarımHey, hey, stop dem! Det er mit guld.
Hey, hey, durdurun şunu, onlar benim altınlarımΕ! Σταματήστε τον! Αυτός είναι ο χρυσός μου!
Hey, hey, durdurun şunu, onlar benim altınlarımХей, хей, спри ги! Това е моето злато!
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.(44:10) Дочери царей между почетными у Тебя; стала царица одесную Тебяв Офирском золоте.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.(45:10) Des filles de rois sont parmi tes bien-aimées; La reine est à ta droite, parée d`or d`Ophir.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Av myrra, aloe och kassia dofta alla dina kläder; från elfenbenspalatser gläder dig strängaspel.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Av myrra og aloë og kassia dufter alle dine klær; fra elfenbens-slott fryder dig strengelek.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Filhas de reis estão entre as tuas ilustres donzelas; � tua mão direita está a rainha, ornada de ouro de Ofir.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Hčere kraljeve so med dragimi tvojimi, kraljica stoji tebi na desno v zlatu iz Ofirja.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Hijas de reyes hay en tu corte de honor; la reina está de pie a tu derecha con oro de Ofir
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.In deinem Schmuck gehen der Könige Töchter; die Braut steht zu deiner Rechten in eitel köstlichem Gold.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.왕의 귀비 중에는 열왕의 딸이 있으며 왕후는 오빌의 금으로 꾸미고 왕의 우편에 서도다
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Kongedøtre står i kostbare Klæder, Dronningen i Ofrguldets Skrud ved din højre.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Le tue vesti son tutte mirra, aloe e cassia, dai palazzi d'avorio ti allietano le cetre
İlgili Sayfalar