altının ile cümle
altının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Kast ditt gull i støvet og ditt Ofir-gull blandt bekkenes stener!
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,kaster du Guldet på Jorden, Ofirguldet blandt Bækkenes Sten,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,네 보배를 진토에 버리고 오빌의 금을 강 가의 돌에 버리라
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Ném bửu vật mình vào bụi đất , Và quăng vàng Ô phia giữa các hòn đá của khe ,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Ném bửu vật mình vào bụi đất, Và quăng vàng Ô phia giữa các hòn đá của khe,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,se stimerai come polvere l'oro e come ciottoli dei fiumi l'oro di Ofir
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Tedy nakladeš na zemi zlata, a místo kamení potočního zlata z Ofir.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Tedy nakładziesz po ziemi wybornego złota; a złota z Ofir, jako kamienia z potoku.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,und wirf in den Staub dein Gold und zu den Steinen der Bäche das Ophirgold,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Vesd a porba a nemes érczet, és a patakok kavicsába az ofiri aranyat:
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,viskaat kulta-aarteesi tomuun ja Oofirin kullan joen kivien joukkoon.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,y pones sobre el polvo el oro, el oro de Ofir, como si fuera piedras del arroyo
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Και θελεις επισωρευσει το χρυσιον ως χωμα και το χρυσιον του Οφειρ ως τας πετρας των χειμαρρων.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,и будешь вменять в прах блестящий металл, и в камни потоков – золото Офирское.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Хвърли* злото си в пръстта, И офирското злато между камъните на потоците;
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,ושית על עפר בצר ובצור נחלים אופיר׃
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,والقيت التبر على التراب وذهب اوفير بين حصا الاودية.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,要 將 你 的 珍 寶 丟 在 塵 土 裡 、 將 俄 斐 的 黃 金 丟 在 溪 河 石 頭 之 間
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,要 將 你 的 珍寶丟 在 塵土裡 、 將俄斐 的 黃金 丟 在 溪河 石 頭之間
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.Arhimede trebuia să verifice densitatea coroanei pentru a vedea dacă era la fel ca densitatea aurului pur.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.Arquímedes necesitaba calcular la densidad de la corona para ver si coincidía con la del oro puro.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.Er musste nämlich die Dichte der Krone überprüfen, um herauszufinden, ob sie die puren Goldes hätte.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.여러분들도 알다시피, 아르키메데스는 왕관의 금 밀도가 순수한 금의 밀도와 동일한지를 알아내야 했습니다.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.Архимеду нужно было проверить плотность короны, чтобы сравнить её с плотностью чистого золота.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.Розумієте, Архімеду потрібно було перевірити щільність корони, щоб порівняти зі щільністю щирого золота.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.אתם מבינים, ארכימדס היה צריך לבדוק את צפיפות הכתר כדי לראות אם הוא באותה צפיפות של זהב טהור.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.ترون أن أرخميدس احتاج للتحقق من كثافة التاج لمعرفة ما إذا كانت له نفس كثافة الذهب الخالص.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.純金の密度と同じかを 確かめる必要があったのです 密度は物体の質量を その体積で割ったものです
Au altının simgesi.Au é ouro.
Au altının simgesi.Au står for guld.
Au altının simgesi.Au značí zlato.
Au altının simgesi.Au - це золото.
Au altının simgesi. Bu da kurşun.여기 이것 --Au 는 금을 뜻하고 이것은 납이죠.
Au altının simgesi. Bu da kurşun.Đây là Au là vàng, đây là chì,...
Au altının simgesi. Bu da kurşun.וזה - Au הוא זהב, זה עופרת
Au altının simgesi. Bu da kurşun.و هذا Au الذهب، و هذا الرصاص
Au altının simgesi. Bu da kurşun.そしてこれらの元素の一番基本的な単位は「原子」です.
Au altının simgesi.Ça -- "Au" c'est l'or.
Au altının simgesi.Das hier: - AU - ist Gold.
Au altının simgesi.Det här -- Au är guld.
Au altının simgesi.Dit is goud (Au).
Au altının simgesi.Este es plomo.
Au altının simgesi.Ini adalah - Au adalah emas.
Au altının simgesi.Questo è -- Au è oro.
Au altının simgesi.To -- Au symbolizuje złoto.
Au altının simgesi.Toto je .. Au je Zlato.
Au altının simgesi.Αυτό είναι -- Au είναι ο χρυσός.
Au altının simgesi.Това е олово.
Au altının simgesi.Это "Au", золото.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››,Argintul şi aurul tău sînt ale mele, nevestele şi cei mai frumoşi copii ai tăi sînt tot ai mei.``
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››"Así ha dicho Ben-hadad: 'Tu plata y tu oro son míos; tus mujeres y los mejores de tus hijos son míos.'
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››A tua prata e o teu ouro são meus; e também, das tuas mulheres e dos teus filhos, os melhores são meus.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››Bạc và vàng của ngươi thuộc về ta . Các cung_phi và những con_cái tốt nhất của ngươi cũng thuộc về ta .
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››Bạc và vàng của ngươi thuộc về ta. Các cung phi và những con cái tốt nhất của ngươi cũng thuộc về ta.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››네 은금은 내 것이요 네 처들과 네 자녀들의 아름다운 자도 내것이니라 하매
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››Tvoje srebro in zlato je moje, in najboljše žene tvoje in otroci tvoji so tudi moji.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››το αργυριον σου και το χρυσιον σου ειναι εμου και αι γυναικες σου και τα τεκνα σου τα ωραια ειναι εμου.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››и сказал ему: так говорит Венадад: серебро твое и золото твое – мои, и жены твои и лучшие сыновья твои – мои.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››Среброто и златото ти е мое; тоже и жените ти и най-добрите от чадата ти са мои.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››ויאמר לו כה אמר בן הדד כספך וזהבך לי הוא ונשיך ובניך הטובים לי הם׃