altının ile cümle
altının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Det guld som årligen inkom till Salomo vägde sex hundra sextiosex talenter,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Elk jaar ontving Salomo een hoeveelheid goud van ongeveer 20.000 kilo.
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.El peso del oro que le llegaba a Salomón cada año era de 666 talentos de oro
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.El peso del oro que le venía a Salomón cada año era de 666 talentos de oro
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Greutatea aurului care venea lui Solomon pe fiecare an, era de şase sute şase zeci şi şase de talanţi de aur,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Greutatea aurului care venea pe fiecare an lui Solomon era de şase sute şasezeci şi şase de talanţi de aur,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Il peso dell'oro che affluiva nelle casse di Salomone ogni anno era di seicentosessantasei talenti d'oro
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.솔로몬의 세입금의 중수가 육백 륙십 륙 금 달란트요
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Kullan paino, mikä yhtenä vuotena tuli Salomolle, oli kuusisataa kuusikymmentä kuusi talenttia kultaa,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.La quantità d'oro che affluiva nelle casse di Salomone ogni anno era di seicentosessantasei talenti
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Le poids de l`or qui arrivait à Salomon chaque année était de six cent soixante-six talents d`or,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Le poids de l`or qui arrivait chaque année à Salomon était de six cent soixante-six talents d`or,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Ora, o peso do ouro que se trazia a Salomão cada ano era de seiscentos e sessenta e seis talentos de ouro,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Ora, o peso do ouro que se trazia cada ano a Salomão era de seiscentos e sessenta e seis talentos,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Sen kullan paino, mikä yhtenä vuotena tuli Salomolle, oli kuusisataa kuusikymmentä kuusi talenttia kultaa,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Setiap tahun Raja Salomo menerima hampir 23.000 kilogram emas
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Teža zlata pa, ki je prišlo Salomonu na leto, je bila šeststo šestdeset in šest talentov,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Teža zlata pa, ki se je prinašalo Salomonu na leto, je bila šeststo šestdeset in šest talentov,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Vægten af det Guld, som i eet År indførtes af Salomo, udgjorde 666 Guldtalenter,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Vægten af det Guld, som i et År indførtes af Salomo, udgjorde 666 Guldtalenter,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Vala pedig mértéke az aranynak, a mely esztendõnként bejõ vala Salamonnak, hatszázhatvanhat tálentom arany,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Vàng mà vua Sa-lô-môn nhận được mỗi năm cân đến sáu trăm bảy mươi ta lâng ,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Vàng mà vua Sa-lô-môn nhận được mỗi năm cân đến sáu trăm bảy mươi ta lâng,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Vàng mà vua Sa-lô-môn thâu nhận mỗi năm cân đến sáu trăm bảy mươi sáu ta lâng ,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Vàng mà vua Sa-lô-môn thâu nhận mỗi năm cân đến sáu trăm bảy mươi sáu ta lâng,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Vekten av det gull som i ett år kom inn til Salomo, var seks hundre og seks og seksti talenter,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Весу в золоте, которое приходило к Соломону в один год, было шестьсот шестьдесят шесть талантов золота.
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.В золоте, которое приходило Соломону в каждый год, весу было шестьсот шестьдесят шесть талантов золотых,
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.ויהי משקל הזהב אשר בא לשלמה בשנה אחת שש מאות וששים ושש ככרי זהב׃
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.ויהי משקל הזהב אשר בא לשלמה בשנה אחת שש מאות ששים ושש ככר זהב׃
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.وكان وزن الذهب الذي اتى سليمان في سنة واحدة ست مئة وستا وستين وزنة ذهب.
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.وكان وزن الذهب الذي جاء سليمان في سنة واحدة ست مئة وستا وستين وزنة ذهب
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.所 羅 門 每 年 所 得 的 金 子 、 共 有 六 百 六 十 六 他 連 得
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.所羅門 每 年 所 得 的 金子 、 共 有 六百六十六 他 連得
Unutma, beş tane araban, evlerin, pahalı saatlerin, altının, paran.Peu importe que vous ayez 5 voitures, plusieurs maisons, des montres de luxe de l'or, de l'argent..
Unutma, beş tane araban, evlerin, pahalı saatlerin, altının, paran.Tidak peduli bahwa Anda memiliki lima mobil, rumah, jam tangan mahal, emas, uang.
Uzaydan som altından bir meteorun dünyamıza düştüğünü varsayın, bu durumda altının fiyatı ucuzlar.Umožnilo jim to nakoupit o trochu více od ostatních zemí, ale ve skutečnosti to nevytvořilo žádnou inovaci.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.Czy w przypadku plemienia Yanomami, to przyniesione choroby, w następstwie odkrycia złota.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.Hay trong trường hợp của bộ tộc Yanomami, dịch bệnh xuất hiện, cùng với việc phát hiện ra vàng.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.황금이 발견된 초기에 황금이 발견된 초기에 들어온 질병들입니다.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.Oder wie im Fall der Yanomami, wo es Krankheitsträger sind, die während des Goldrauschs eingeschleppt wurden.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.Oppure, nel caso degli Yanomami, sono le malattie che sono arrivate con la scoperta dell'oro.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.Tai Yanomamin kansa, joiden keskuuteen on tullut sairauksia kultalöydösten vanavedessä.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.В случае с яномами причиной являются болезни, принесенные после открытия золотых месторождений.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.במקרה של היאנומאמי עשו זאת המחלות שהגיעו עם גילוי הזהב.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.أو في حالة اليانومامي إنه المرض. في صحوة اكتشاف الذهب.
Veya Yanomami'lerin durumunda, altının bulunuşunun ardından aniden çıkan bir hastalık söz konusudur.金の発見をきっかけに 種々の問題が起こりました または 私が最近多く調査をしている
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Hãy cướp bạc , cướp vàng ; vì của báu nó vô_ngần , mọi đồ_đạc quí nhiều vô_số .
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Hãy cướp bạc, cướp vàng; vì của báu nó vô ngần, mọi đồ đạc quí nhiều vô số.
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Jăfuiţi argintul! Jăfuiţi aurul! Acolo sînt comori nesfîrşite, tot felul de bogăţii de lucruri scumpe!
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.은을 노략하라 금을 늑탈하라 그 저축한 것이 무한하고 아름다운 기구가 풍부함이니라
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Nineve er som en Dam, hvis Vand flyder bort. "Stands dog, stands dog!" råbes der, men ingen vender om.
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Ninive è come una vasca d'acqua agitata da cui sfuggono le acque. «Fermatevi! Fermatevi!» ma nessuno si volta
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Raboljatok ezüstöt, raboljatok aranyat; száma sincs a rejtett kincseknek, gazdag minden drága edényben.
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Rampaslah segala emas dan peraknya! Harta di kota ini sungguh berlimpah-limpah
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Ropajte srebro, ropajte zlato! kajti zaloga nima konca, bogastvo vsakovrstnega dragocenega orodja.
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Röven nu silver, röven guld. Här finnas skatter utan ände, överflöd på alla dyrbara håvor.
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Ryöstäkää hopeata, ryöstäkää kultaa. Loppumattomat ovat varat, ylen paljon kaikkinaisia kalliita kaluja. -
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.¡Saquead la plata, saquead el oro! ¡No tienen límites la calidad y el peso de todos los objetos preciosos
Yağmalayın altınını, gümüşünü, Yok servetinin sonu. Her tür değerli eşyayla dolup taşıyor.Saqueai a prata, saqueai o ouro; pois não ha fim dos tesouros; abastança há de todas as coisas preciosas.