altının ile cümle

altının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Altının fiyatı günden güne değişiyor.The price of gold varies from day to day.
On altının dördüncü dereceden kökü ikidir.Two is the fourth root of sixteen.
Birçok kişi, altının en güvenli yatırım olduğunu hissediyor.Many people feel that gold is the most secure investment.
Altınını rehin koydu.She pawned her gold.
Senin altınını istemiyorum.I don't want your gold.
Altının bir bedeli var ama bilgi paha biçilmez.Gold has a price, but knowledge is invaluable.
Altının karesi otuz altıya eşittir.Six squared equals thirty-six.
Üç altının yarısıdır.Three is one half of six.
Ben senin altınını veya gümüşünü istemiyorum.I don't want your gold or your silver.
Altının karesi otuz altıdır.Six squared is thirty-six.
Hükümet herkesin altınına el koyuyor.The government is seizing everyone's gold.
Antik Mısırlılar altının yok edilemez ve cennetsel, ilahi bir metal olduğuna inanırlardı.Ancient Egyptians believed that gold was an indestructible and heavenly metal.
Sezon altının sonunda Spike, ruhunu geri alır.At the end of season six, Spike regains his soul.
Bölge mermer ve içinde altının da bulunduğu diğer önemli mineraller bakımından da zengindir.The region is also rich in marble, and other important minerals, including gold.
Kamusal alanda altının tedavülü de devam etmiştir.The government's financial woes also continued.
Altının bunun dışında bir fonksiyonu yoktu.Well, it has the right, the authority, to tax.
Bunu yazalım. Altının spot fiyatı 1,500 $.And so to a trader, this would be a market in CONTANGO.
Au altının simgesi.This is -- Au is gold.
Kitaplarımın altının çizilmesi fikrine tahamülüm yok.I hated the very idea that somebody should underline in my books.
Altının var mı?Do you have gold?
Şimdi de hacmi bulmak için, bütün yüzeyin altının integralini alacağız. -But now we're going to integrate underneath the entire surface and get our volume.
Burada yalnızca beş ve altının arasında "bir" fark olduğunu görürüz.But the only ones that have a difference of one is five and six.
Bu benim masamın altının hali.This is what it looks like under my desk.
Doksan altının beşinci dereceden kökü.The fifth root of 96.
İki üzeri altının altıncı kökü rahatça açılabilir. .Now, the sixth root of 2 to the sixth, that's pretty straightforward.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Actually, it's pretty and it's hard to counterfeit.
Altınını ger al.You take back the gold.
--Altının işlevi bu, cennetin ışığıyla aydınlatmak.--illuminated by the light of heaven which is what the gold does
Mantıklı değil mi? Bir,ikinin yarısıdır,üç,altının yarısıdırOne is one half of two, three is one half of six.
90 derece güneyde dünyanın en altının tepesinde: Coğrafi Güney Kutbunda.90 degrees south, the top of the bottom of the world, the Geographic South Pole.
Unutma, beş tane araban, evlerin, pahalı saatlerin, altının, paran.No matter that you have five cars, houses, expensive watches, gold, money.
Süleymana bir yılda gelen altının miktarı 666 talantı buluyordu.Now the weight of gold that came to Solomon in one year was six hundred sixty-six talents of gold,
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››'Your silver and your gold is mine. Your wives also and your children, even the best, are mine.'"
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Lay your treasure in the dust, the gold of Ophir among the stones of the brooks.
Her Şeye Gücü Yeten senin altının, Değerli gümüşün olur.The Almighty will be your treasure, and precious silver to you.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.There is gold and abundance of rubies; but the lips of knowledge are a rare jewel.
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.I will make people more rare than fine gold, even a person than the pure gold of Ophir.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.I coveted no one's silver, or gold, or clothing.
Kurşunun yüzey derinliği 50 Hz yaklaşık 33 mm veya Katı altının.Its skin depth at 50 Hz is likewise found to be about 33 mm, or times that of gold.
Altının işlenebilirliği ve sünekliği açısından benzersiz oluşunu ifade etmiştir.He discusses why gold is unique in its malleability and ductility, far greater than any other metal.
Böylece Grut, modern pentatlonda Olimpiyat Altınını kazandı.Grut thereby won Olympic Gold in Modern Pentathlon.
Bu, uluslararası hukukun altının oyulmasının en son örneğidir".[1]This is the latest example of the undermining of international law".[87]
Bazı hikayeler altının Tlatoani Tepesi'nde ve gümüşün Popotlán'da çıkarıldığını gösteriyor.Some stories indicate that gold was mined in the Tlatoani Hill and silver in Popotlán.
Ancak, tıpkı bronz para gibi, gümüş para da altının yanı sıra ödeme aracı olarak geçerliliğini sürdürmüştür.Es bestand jedoch, wie auch Bronzegeld, neben der Goldwährung als Zahlungsmittel fort.
Buna karşı İngiltere de, Arnavutluk'un 1574 kilogram altınına el koydu.Als Vergeltungsmaßnahme beschlagnahmten die Briten 1574 Kilogramm Gold, das Albanien gehörte.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Plusieurs coureurs ont dû abandonner en cours de route.
Altının oksidide iletkendir.Boucle d'oreille en or.
Altının yarısı üçtür.Tres es la mitad de seis.
Sezon altının sonunda Spike, ruhunu geri alır.Al final de la sexta temporada, Spike recupera su alma.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Hasta tuvimos que abandonar muchos vehículos al borde de la carretera.
Böylece altının değeri düştü.Se colgó el oro.
Asgore: Yer altının yöneticisi, canavarların başıdır.Cabeza de Metal: El jefe de la Tierra de Creadores de Bestias.
Altının oksidide iletkendir.El iris del ojo es dorado.
Kolloidal altının modern bilimsel incelemesi Michael Faraday'ın 1850'lerdeki çalışması ile başladı.La conoscenza scientifica dell'oro colloidale inizia nel 1850 con il lavoro di Michael Faraday.
Kuyumculukta altının genellikle gümüşlü, palladyumlu, bakırlı veya platinli alaşımları çok kullanılır.Neste caso são geralmente utilizados lingotes de ouro, prata ou platina.
Bu kadar çok altının sayılması gayet uzun zaman alacağından Ayşe bunları bir ölçekle tartmayı düşünür.Hoje em dia já não é mais preciso ter muito dinheiro para adotar esse modo de vida.
Bu sıralarda dünyada çıkarılan altının yarısı Batı Afrika'dan geliyordu.De helft van dat geld ging naar Afrika.
Altının keşfedilmesi eyaleti endüstriyel bir ticaret merkezine çevirmiştir.Met de vestiging van het arsenaal veranderde de stad tot een centrum van industrie.
Johnson onu bu altının burada emin olduğun inandırır.Johnson uspokaja ją, że złoto będzie bezpieczne.
Böylece altının değeri düştü.Na wartości tracił złoty.

İlgili Sayfalar