altını ile cümle

altını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Kteříž stříbro mé i zlato mé béřete, a klénoty mé výborné vnášíte do chrámů svých,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.ktorí ste pobrali moje striebro a moje zlato a moje výborné klenoty ste povnášali do svojich chrámov.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Którzy srebro moje i złoto moje zabieracie, a klejnoty moje wyborne wnosicie do kościołów swoich;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mi-aţi luat argintul şi aurul, şi cele mai bune odoare ale Mele, şi le-aţi dus în templele voastre.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mijn zilver en goud en andere kostbare schatten hebben jullie weggenomen en naar de afgodentempels gebracht.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mivelhogy elraboltátok ezüstömet és aranyomat, és legszebb kincsemet templomaitokba vittétek;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.porque habéis llevado mi plata y mi oro. Mis cosas preciosas y hermosas habéis introducido en vuestros templos
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.te, jotka olette ottaneet minun hopeani ja kultani, vieneet minun ihanat kalleuteni temppeleihinne
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Vì các ngươi đã lấy bạc vàng ta đi , đã đem đồ châu_báu rất quí của ta vào trong những đền miếu các ngươi .
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Vì các ngươi đã lấy bạc vàng ta đi, đã đem đồ châu báu rất quí của ta vào trong những đền miếu các ngươi.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Visto como levastes a minha prata e o meu ouro, e os meus ricos tesouros metestes nos vossos templos;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Zato ker ste vzeli srebro in zlato moje in najboljše dragotine moje znesli v svoje malikovalnice
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Διοτι ελαβετε το αργυριον μου και το χρυσιον μου, και τα εκλεκτα μου αγαθα εφερετε εις τους ναους σας.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Понеже взехне среброто ми и и златото ми, И занесохте в капищата си отбраните ми блага,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.потому что вы взяли серебро Мое и золото Мое, и наилучшие драгоценности Мои внесли в капища ваши,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.אשר כספי וזהבי לקחתם ומחמדי הטבים הבאתם להיכליכם׃
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.لانكم اخذتم فضتي وذهبي وادخلتم نفائسي الجيدة الى هياكلكم.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.你 們 既 然 奪 取 我 的 金 銀 、 又 將 我 可 愛 的 寶 物 帶 入 你 們 宮 殿 、 〔 或 作 廟 中
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.你 們既然 奪取 我 的 金銀 、 又 將 我 可 愛 的 寶物 帶入 你 們 宮殿 、 〔 或 作廟中
Altının bunun dışında bir fonksiyonu yoktu.لكن الذهب بشكل أساسي - لم تكن لديها وظيفة أخرى. لم يكن في الإقتصاد .
Altının bunun dışında bir fonksiyonu yoktu.それ自体は、経済ではありません。 それは経済自体を補助する物ではありません。
Altının çok özel bir şey olduğu, zenginliği simgelediği düşünülür. .Нека да кажем злато. И искам това да стане ясно!
Altının çok özel bir şey olduğu, zenginliği simgelediği düşünülür. .על זהב כאילו הוא משהו מיוחד, כאילו הוא באמת מייצג עושר, בעוד שטרות כסף אינם באמת
Altının çok özel bir şey olduğu, zenginliği simgelediği düşünülür. .لأن الجميع يتحدث عن الذهب على أساس أنه شيء مميز كما لو أنه يمثل الثروة بالفعل,
Altının çok özel bir şey olduğu, zenginliği simgelediği düşünülür. .富の象徴で、紙幣は 富の象徴ではないかのように扱われる事が多いです。
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Als je je geldzucht opzijzet en je goud weggooit,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Aruncă dar aurul în ţărînă, aruncă aurul din Ofir în prundul pîraielor!
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,A slož do prachu zlato a medzi skalie potokov zlato z Ofíra.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Buanglah emasmu yang paling murni; lemparlah ke dasar sungai yang tidak berair lagi
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,e deitares o teu tesouro no pó, e o ouro de Ofir entre as pedras dos ribeiros,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,In vrzi v prah drago kovino in med kamenčke v potoku ofirsko zlato:
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Ja kasta din gyllene skatt i stoftet och Ofirs-guldet ibland bäckens stenar,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Jette l`or dans la poussière, L`or d`Ophir parmi les cailloux des torrents;
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Kast ditt gull i støvet og ditt Ofir-gull blandt bekkenes stener!
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,kaster du Guldet på Jorden, Ofirguldet blandt Bækkenes Sten,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,네 보배를 진토에 버리고 오빌의 금을 강 가의 돌에 버리라
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Ném bửu vật mình vào bụi đất , Và quăng vàng Ô phia giữa các hòn đá của khe ,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Ném bửu vật mình vào bụi đất, Và quăng vàng Ô phia giữa các hòn đá của khe,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,se stimerai come polvere l'oro e come ciottoli dei fiumi l'oro di Ofir
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Tedy nakladeš na zemi zlata, a místo kamení potočního zlata z Ofir.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Tedy nakładziesz po ziemi wybornego złota; a złota z Ofir, jako kamienia z potoku.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,und wirf in den Staub dein Gold und zu den Steinen der Bäche das Ophirgold,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Vesd a porba a nemes érczet, és a patakok kavicsába az ofiri aranyat:
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,viskaat kulta-aarteesi tomuun ja Oofirin kullan joen kivien joukkoon.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,y pones sobre el polvo el oro, el oro de Ofir, como si fuera piedras del arroyo
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Και θελεις επισωρευσει το χρυσιον ως χωμα και το χρυσιον του Οφειρ ως τας πετρας των χειμαρρων.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,и будешь вменять в прах блестящий металл, и в камни потоков – золото Офирское.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Хвърли* злото си в пръстта, И офирското злато между камъните на потоците;
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,ושית על עפר בצר ובצור נחלים אופיר׃
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,والقيت التبر على التراب وذهب اوفير بين حصا الاودية.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,要 將 你 的 珍 寶 丟 在 塵 土 裡 、 將 俄 斐 的 黃 金 丟 在 溪 河 石 頭 之 間
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,要 將 你 的 珍寶丟 在 塵土裡 、 將俄斐 的 黃金 丟 在 溪河 石 頭之間
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.특별한 한 가지 방법을 강조하고자 합니다. 이미지를 물체로 해석하는 것이죠.
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.אבל אני רוצה להדגיש אחת ספציפית, וזוהי חלוקת תמונה לאובייקטים.
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.و لكني أريد أن ألقى الضوء على واحدة معينة و هي تحليل الصورة إلى أجسام صغيرة.
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.それは物のイメージ分析能力です 左側に見えるようなどんなイメージも
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.Arhimede trebuia să verifice densitatea coroanei pentru a vedea dacă era la fel ca densitatea aurului pur.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.Arquímedes necesitaba calcular la densidad de la corona para ver si coincidía con la del oro puro.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.Er musste nämlich die Dichte der Krone überprüfen, um herauszufinden, ob sie die puren Goldes hätte.
Arşimet, tacın " yoğunluğunu " saf altının yoğunluğu ile aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyordu.여러분들도 알다시피, 아르키메데스는 왕관의 금 밀도가 순수한 금의 밀도와 동일한지를 알아내야 했습니다.

İlgili Sayfalar