altını ile cümle
altını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Stříbra nebo zlata neb roucha nežádal jsem od žádného.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Tôi chẳng ham bạc , vàng , hay_là áo_xống của ai hết .
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Tôi chẳng ham bạc, vàng, hay là áo xống của ai hết.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Αργυριον η χρυσιον η ιματιον ουδενος επεθυμησα
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Ни серебра, ни золота, ни одежды я ни от кого не пожелал:
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.Срібла або золота або одежі, - нічого не жадав я.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.לא חמדתי כסף איש או זהבו או לבושו׃
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.فضة او ذهب او لباس احد لم اشته.
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.我 未 曾 貪 圖 一 個 人 的 金 、 銀 、 衣 服
Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.我 未 曾 貪圖 一 個 人 的 金 、 銀 、 衣服
Ben sessizce blvd nokta altını istiyorum devrildi com yolu ötesinde ve나는 조용히 blvd 점을 강조 할 실각 COM 방식 이외의 과
Ben sessizce blvd nokta altını istiyorum devrildi com yolu ötesinde veRoomalaiset se ei ollut niin paljon että muut pojat aika pahasti kyytiä ylös
Ben sessizce blvd nokta altını istiyorum devrildi com yolu ötesinde veופל הייתי בשקט קו תחתון שד 'נקודה com הדרך מעבר ו -
Ben sessizce blvd nokta altını istiyorum devrildi com yolu ötesinde veأطاح كنت أؤكد بهدوء الجادة نقطة الطريقة كوم خارج و
Ben sessizce blvd nokta altını istiyorum devrildi com yolu ötesinde veと ローマ人はそれがそんなにありませんでした
Beş yüz on iki, iki yüz elli altının iki katına eşit.256 は 2 *128 です。
Beş yüz on iki, iki yüz elli altının iki katına eşit.512 = 2×256
Beş yüz on iki, iki yüz elli altının iki katına eşit.512 er 2 gange 256.
Beş yüz on iki, iki yüz elli altının iki katına eşit.512 x 2는 256이고
Beş yüz on iki, iki yüz elli altının iki katına eşit.Czyli 512 to 2 razy 256.
Beş yüz on iki, iki yüz elli altının iki katına eşit.Szóval az 512 egyenlő kétszer 256-tal.
Beş yüz on iki, iki yüz elli altının iki katına eşit.Το 512 είναι 2 επί 256.
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.천부장과 백부장들이 여호와께 드린 거제의 금의 도합이 일만 육천 칠백 오십 세겔이니
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.Persembahan para perwira itu beratnya hampir dua ratus kilogram
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.ויהי כל זהב התרומה אשר הרימו ליהוה ששה עשר אלף שבע מאות וחמשים שקל מאת שרי האלפים ומאת שרי המאות׃
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.وكان كل ذهب الرفيعة التي رفعوها للرب ستة عشر الفا وسبع مئة وخمسين شاقلا من عند رؤساء الالوف ورؤساء المئات.
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.千 夫 長 、 百 夫 長 、 所 獻 給 耶 和 華 為 舉 祭 的 金 子 、 共 有 一 萬 六 千 七 百 五 十 舍 客 勒
Binbaşı ve yüzbaşılardan alıp RABbe armağan olarak sundukları altının toplam ağırlığı 16 750 şekeldi.千 夫 長 、 百夫長 、 所獻給 耶和華 為舉 祭 的 金子 、 共 有 一 萬 六千七百五十 舍 客勒
Bir ay önce bugün Orada duruyordum. 90 derece güneyde dünyanın en altının tepesinde:Faz hoje um mês eu estava ali: a 90 graus sul, no topo do fim do mundo, no Polo Sul geográfico.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.만약 아이가 8시 반에 기저귀를 더럽힌다고 해도 몇시간 동안 기다릴 수밖에 없습니다
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Als een kind zijn luier bevuilt om 8u30, zal het enkele uren moeten wachten voor het verschoond kan worden.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Dacă un copil îşi murdărea scutecul la 8:30, trebuia să aştepte mai multe ore până să fie schimbat din nou.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Ha egy gyerek a pelenkába piszkít 8:30-kor, várnia kell több órán keresztül, amíg újra tisztába teszik.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Jeśli któreś narobiło w pieluchę o 8:30, musiało czekać kilka godzin na następne przewijanie.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Jika ada anak yang popoknya kotor pada jam 8.30, dia harus menunggu beberapa jam sebelum popoknya diganti.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Pokud si dítě v 8:30 ušpiní plenku, musí čekat několik hodin, než mu ji někdo vymění.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Se uma criança sujar a fralda às 8h30, terá que esperar várias horas até ser trocada novamente.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Se un bambino sporca il pannolino alle 8.30 dovrà aspettare diverse ore prima di essere cambiato.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Si uno ensucia su pañal a las 8:30, tendrá que esperar varias horas a que lo cambien.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Wenn ein Kind seine Windel um 8:30 beschmutzt, muss es einige Stunden warten, bis sie gewechselt werden kann.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Если ребёнок марает пелёнку в 8:30, ему придётся ждать несколько часов до следующей процедуры замены пелёнок.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.Якщо дитина забруднить підгузник о 8:30, їй доведеться чекати кілька годин, поки його поміняють.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.אם ילד ילכלך את החיתול בשעה 8.30, הוא יצטרך לחכות שעות אחדות עד שיחליפו לו שוב.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.و إذا قام طفل بتوسيخ حفاضته في الساعة 8:30، عليه أن ينتظر عدة ساعات حتى يتم تغيير حفاضته مرة أخرى.
Bir çocuk altına 8.30'da kirletse saatlerce altının temizlenmesi için bekliyordu.取り替えてもらうまでに 数時間待たねばなりません 子どもが他の人間と 触れ合う時間は
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Dat is het enige dat goud nuttig maakt.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.De fapt, este drăguţ şi foarte greu de contrafăcut.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.En fait, c'est joli et c'est difficile à contrefaire.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.En realidad, es bastante y es difícil de falsificar.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Genau genommen es ist hübsch und schwer zu fälschen
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Na verdade, ela é bonita e é difícil de falsificar.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Sebenarnya, emas itu selain indah juga sulit untuk dipalsukan
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Trên thực tế, nó đẹp và thật khó để giả mạo.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Vlastně, je hezké a je těžko padělatelné.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Właściwie jest ładne i trudno jest je sfałszować.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.На самом деле, это очень и очень трудно подделать.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Това е единственото нещо във златото.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.למעשה, זה יפה, וקשה לזייף אותו.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.في الواقع, الذهب جميل ويصعب تزييفه
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.一方で紙幣はキレイとは言えませんが、