Ana içeriğe geç
Sözlük

altı ile cümle

altı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Noel hediyelerini ağacın altına koyduk.We have put the Christmas presents under the tree.
Enselenmektense hapishanede altı ay geçirmeyi tercih ederim.I would prefer to spend six months in jail rather than getting busted.
Altıda kalktım, sabah kahvaltısı yedim ve sonra okula gittim.I got up at six, ate breakfast and then went to school.
Birçok köpekbalığı türü yok olma tehdidi altındadır.Many shark species are threatened with extinction.
Sabah altıda, bir yastık dünyadaki en büyük cazibeye sahiptir.A pillow at six o'clock in the morning has got the biggest gravity in the world.
Altının bir bedeli var ama bilgi paha biçilmez.Gold has a price, but knowledge is invaluable.
Sistem bakım altında.The system is under maintenance.
Onu paltosunun altından çıkardı.He took it out from under his coat.
Ben toplantıda olmayacağın izlenimi altındaydım.I was under the impression you wouldn't be at the meeting.
Tom çöp torbalarını mutfak lavabosunun altında tutar.Tom keeps the garbage bags under the kitchen sink.
Tom, Mary'ye altın paraları nereye sakladığını söyledi.Tom told Mary where he hid the gold coins.
Tom nefesinin altında bir şeyler mırıldandı.Tom mumbled something under his breath.
Tom altılık bira paketi taşıyarak içeri girdi.Tom came in carrying a six pack of beer.
Ben o zaman çok baskı altındaydım.I was under a lot of pressure then.
Altı kişi için masayı hazırlayacağım.I'll set the table for six people.
Tom masanın altında saklanıyordu.Tom was hiding under the table.
Ben bu sabah altı buçukta uyandım.I woke up this morning at 6:30.
Çok baskı altındaydım.I was under a lot of pressure.
Tom aceleyle koridorun altına gitti.Tom rushed down the corridor.
Bunun altında kalmayacağım.I won't take this lying down.
Tom çitin altından sürünerek geçti.Tom crawled under the fence.
Tom masanın altına baktı.Tom looked under the table.
Tom çitin altında sürünmeye çalıştı.Tom tried to crawl under the fence.
Biz saldırı altındaydık.We were under attack.
İki, dört, altı ve sekiz çift sayıdırlar.Two, four, six and eight are even numbers.
Gaz lambasının altı her zaman karanlıktır.It is always dark beneath the oil lamp.
Bu koşullar altında çalışmak istemiyorum.I don't want to work under those conditions.
Harry Potter'ın altıncı filmini izlemek istiyorum.I'd like to see the sixth film of Harry Potter.
Seninle tek başıma altı saat zaman geçireceğimi sanmıyorum.I don't think I could spend six hours alone with you.
Mary, Tom'u otobüsün altında attı.Mary threw Tom under the bus.
Kanada'da 20 yaşın altındaki insanların içki içmesi yasal değildir.It's not legal for people under 20 to drink in Canada.
Pakistan'daki bir bombalı saldırı sonucunda yüz on altı kişi öldü.One hundred and sixteen people died as a result of a bomb attack in Pakistan.
Bütün kasaba sular altındaydı.The whole town was under water.
Altının karesi otuz altıya eşittir.Six squared equals thirty-six.
Bu metinde tüm gelecek fiillerinin altını çiz.Underline all the verbs in the future tense in this text.
Biz açık havada yıldızların altında uyuduk.We slept in the open, under the stars.
Emily okuldan on altı yaşında ayrıldı.Emily left school at sixteen.
Çaydanlık masanın altındadır.The teapot is under the table.
Beni saat altıda uyandır lütfen.Wake me up at six, please.
Tom bir ağacın altına oturdu, kitap okuyordu.Tom sat under a tree, reading a book.
Birisi mekanı altını üstüne getirerek aramış.Someone has ransacked the place.
Tom ağaç altındaki çalılığa taşındı.Tom moved into the underbrush.
Onun bir altın kredi kartı var.She has a gold credit card.
Dün gece, sıcaklık sıfırın altında on dereceye indi.Last night, the temperature went down to ten degrees below zero.
Onun altında çalışıyorum.I work under her.
Grup altı kız ve dört adamdan yapıldı.The group was made up of six girls and four guys.
Orada olanlar onun saf altın olduğunu düşündü.Those who were there thought it was pure gold.
Altı saat bekleyin.Wait for six hours.
Onların bayrağı mavi ve altındır.Their flag is blue and gold.
O altın yüzük ne kadar?How much is that gold ring?
Yatağın altında.It's under the bed.
Saat altı.It's six o'clock.
Beyaz kedi ağacın altında.The white cat is under the tree.
Ağacın altındayım.I'm under the tree.
İngilizce çalışmaya başlayalı altı yıl oldu.It's been six years since I started to study English.
Yağmur yağmaya başladı, bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.It started raining, so I took shelter under my friend's umbrella.
Sanırım yunuslar esaret altında tutulmamalı.I think that dolphins should not be kept in captivity.
"Altın parçalarını ikiye katlamak istiyor musun?" "Ne demek istiyorsun?""Do you want to double your gold pieces?" "What do you mean?"
Burada bir çukur kazın ve içine altın parçaları koyun.Dig a hole here and put the gold pieces into it.
O, yaklaşık akşam altıda binadan ayrıldı.He left the building at about 6 p.m.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod