Ana içeriğe geç
Sözlük

altı ile cümle

altı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Birçok Amerikalı altın standartı istedi.Many Americans wanted a gold standard.
Altın alanlarında çok sayıda doktor yoktu.There were not many doctors in the gold fields.
Antlaşma toprak altındaki nükleer denemeleri yasaklamadı.The treaty did not ban nuclear tests under the ground.
Enflasyon kontrol altına alındı​​.Inflation was controlled.
İspanya Florida'yı kontrol altında tuttu.Spain controlled Florida.
Altın orada keşfedildi.Gold was discovered there.
Altın bulmak kolay değildi.It was not easy to find gold.
Birçok yollar ve alanlar sular altında kaldı.Many roads and fields were flooded.
Bazıları kısmen yer altında evler yaptı.Some built houses partly underground.
Altın Kaliforniya'da keşfedildi.Gold had been discovered in California.
1835'te, bir varil un altı dolara mal olurdu.In 1835, a barrel of flour cost six dollars.
Bildiğim kadarıyla, mektubun o kitabın altında.As far as I know, your letter is under that book.
Okulda altı yıl İngilizce okumama rağmen onu konuşmada iyi değilim.Even though I studied English for 6 years in school, I'm not good at speaking it.
Altı yıl okulda İngilizce eğitimi almama rağmen, çok iyi İngilizce konuşmam.I don't speak English well even though I took it for six years at school.
Altın tüm metallerin en değerlisidir.Gold is the most precious of all metals.
Köpek, masanın altındaki kutudaydı.The dog was in the box under the table.
Şu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.There is a small brown dog under that table.
Sanırım masanın altında su var.I think that there is water under the table.
O bir köpeğe ve altı kediye sahiptir.He has a dog and six cats.
Daima sözlüğünü el altında bulundur.Always have your dictionary close at hand.
O altın kadar iyi.He is as good as gold.
Onlar altın kadar iyi.They are as good as gold.
Geçen hafta konserde altı kişi vardı.There were six people at the concert last week.
Bayan Ana altıncı testi açıklar.Mrs. Ana explains the sixth test.
Onun kafasına bir elma düştüğünde bir ağacın altında dinleniyordu.He was resting under a tree when an apple fell on his head.
Bir ağacın altında okuyan bir kız var.There is a girl reading under a tree.
Büyükbaba doksan altı yaşında olmaktan mutlu değil.Grandpa is not glad to be ninety-six.
Bu, otuz yıl içinde en kuru altı ay oldu.This has been the driest six months in thirty years.
O, ülkeyi altı ay içinde terk ediyor.She's leaving the country in six months.
Ağacın altındaki kız üzgün gözüküyor.The girl under the tree looks sad.
Bu eşya ağırlığınca altın eder!This stuff is worth its weight in gold!
Mülteciler köprünün altında saklandı.Refugees hid under the bridge.
Masanın altından dışarı çık!Come out from under the table!
Kedi sandalyenin üstünde mi yoksa altında mı?Is the cat on or under the chair?
Lütfen yarın sabah altıda beni uyandır.Please wake me up at 6 tomorrow morning.
Altın metallerin en değerlisidir.Gold is the most valuable of the metals.
Altıda olduğun baskıyı anladığımı düşünüyorum.I think I understand the pressures you are under.
Su altında nefes alabilmenin hayalini kurardım.I used to dream about being able to breathe underwater.
Başladığımızda, sadece altı çalışanımız vardı.When we started out, we only had six employees.
Ağacın altında kestirdi.He dozed off under the tree.
Ağacın altında uyuyakaldı.He dozed off under the tree.
O, ağacın altında uyuyakaldı.He fell asleep under the tree.
Gemi köprünün altından geçti.The ship passed under the bridge.
Sıcaklık artık pek çok gün boyunca sıfırın altında oldu.The temperature has been below zero for many days now.
Tom cibinlik altında uyudu.Tom slept under mosquito netting.
Tom bütün parasını bir kutuya koydu ve onu yatağının altına sakladı.Tom put all his money in a box and hid it under his bed.
Tom otuzun altında olabilir.Tom may be under thirty.
Tom bu soruna bir çözüm bulmak için baskı altında.Tom is under pressure to find a solution to this problem.
Tom elma ağacının altında çimin üzerinde uzanıyor.Tom is lying on the grass under an apple tree.
Tom yatağın altına saklandı.Tom hid under the bed.
Tom parasını yatağının altına sakladı.Tom hid his money under his mattress.
Tom'un altı yaşından beri yürüme sorunu var.Tom has had trouble walking ever since he was six years old.
Tom'un ayakkabılarından birinin altına sakız yapışmıştı.Tom had some gum stuck on the bottom of one of his shoes.
Tom neredeyse her gün altıda kalktı.Tom got up at six almost every day.
Tom bir kayanın altında sürünüyor gibi hissetti.Tom felt like crawling under a rock.
Tom pastayı altı parçaya böldü.Tom cut the pie into six pieces.
Tom silahını paltosunun altında gizledi.Tom concealed his pistol under his coat.
Bugün altıya kadar Tom işinden ayrılamaz.Tom can't leave work today until six o'clock.
Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.Tom began living by himself at the age of sixteen.
Tom sadece on altı yaşında olmasına rağmen yirminin üzerinde gibi görünüyor.Even though Tom is only sixteen, he looks like he's over twenty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod