almaz ile cümle
almaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Lidé si nekupují to, co děláte, ale proč to děláte.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Ljudje ne kupujejo, kaj delate; kupujejo, zakaj to delate.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Mensen kopen niet wat je doet; ze kopen waarom je het doet.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Não compram o que fazemos, mas a razão por que o fazemos.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Oamenii nu cumpără ceea ce faci; cumpără motivul pentru care faci ceea ce faci.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.Хората не купуват това, което правиш; купуват причината да го правиш.
Onlar ilktiler. İnsanlar ne yaptığınızı satın almazlar; yapma nedenin için satın alırlar.لا تشتري الناس ما تقوم به، بل يشترون لم اذا تقوم به.
Onun da oğlu evlat edinilmiş. Gene ile Gail benden ilk mektubu alır almazジーンとゲイルは私の最初の手紙を受け取った時点から
Orada kimse elektrik satın almazdı.Không ai mua điện ở đó.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Nadie compraría electricidad allí.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Nebyl tam odběr pro tu elektřinu.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Nessuno comprerebbe elettricità laggiù.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Niemand würde dort Elektrizität kaufen.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Niemand zou daar elektriciteit kopen.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Nimeni n-ar cumpăra electricitate acolo.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Personne ne voudrait acheter de l'électricité là-bas.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Κανείς δεν θα αγόραζε τον ηλεκτρισμό εκεί.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Никой нямаше да купува електроенергия там.
Orada kimse elektrik satın almazdı.Никто бы не стал покупать там электричество.
O rejim yıllar boyunca ulusu, halkın ta kendisini, akıl almaz bir felce sürükledi.엄청난 마비감을 만들어 내었던 독재정부이자 권위주의적인 정권이었습니다.
O rejim yıllar boyunca ulusu, halkın ta kendisini, akıl almaz bir felce sürükledi.שבמשך עשורים יצר תחושה של שיתוק בתוך האומה, בתוך האנשים עצמם.
O rejim yıllar boyunca ulusu, halkın ta kendisini, akıl almaz bir felce sürükledi.الذي خلال عقود من الزمن، أحدثَ شعورا بالشلل داخل الأمة ونفوس الناس.
O rejim yıllar boyunca ulusu, halkın ta kendisini, akıl almaz bir felce sürükledi.大きな感覚の麻痺を 植えつけていたのです しかしながら
Öyleyse onu bedenimi geri alır almaz... ...yenecekler listesine eklemeliyim.Ännu nåt jag måste äta- -när jag får min kropp igen.
Öyleyse onu bedenimi geri alır almaz... ...yenecekler listesine eklemeliyim.Endnu noget, jeg må smage, - - når jeg får min krop igen.
Öyleyse onu bedenimi geri alır almaz... ...yenecekler listesine eklemeliyim.Então, terei de a juntar à lista de coisas a comer, quando recuperar o meu corpo.
Öyleyse onu bedenimi geri alır almaz... ...yenecekler listesine eklemeliyim.In tal caso, dovrò aggiungerla alla lista di cose da mangiare una volta che mi riavrò un corpo.
Öyleyse onu bedenimi geri alır almaz... ...yenecekler listesine eklemeliyim.La añadiré a la lista de cosas que comer cuando recupere mi cuerpo.
Öyleyse onu bedenimi geri alır almaz... ...yenecekler listesine eklemeliyim.Lisään sen listaan, mitä syön, kun saan ruumiini takaisin.
Öyleyse onu bedenimi geri alır almaz... ...yenecekler listesine eklemeliyim.Więc dodam ją do listy tego, co zjem, jak odzyskam ciało.
Öyleyse onu bedenimi geri alır almaz... ...yenecekler listesine eklemeliyim.Να σημειώσω να το φάω, όταν αποκτήσω πάλι το σώμα μου.
Öyleyse onu bedenimi geri alır almaz... ...yenecekler listesine eklemeliyim.Тогда надо внести его в список того, что я съем, когда вновь обрету своё тело.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.ej låner Penge ud mod Åger og ej tager Gave mod skyldfri. Hvo således gør, skal aldrig rokkes.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.joka ei anna rahaansa korolle eikä ota lahjuksia viatonta vastaan. Joka näin tekee, hän ei ikinä horju.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.kdor ne lihvari z denarjem svojim in darila ne sprejme zoper nedolžnega. Kdor tako ravna, ne omahne nikdar.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.Kdož peněz svých nedává na lichvu, a daru proti nevinnému nebéře. Kdož tyto věci činí, nepohneť se na věky.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.변리로 대금치 아니하며 뇌물을 받고 무죄한 자를 해치 아니하는자니 이런 일을 행하는 자는 영영히 요동치 아니하리이다
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.כספו לא נתן בנשך ושחד על נקי לא לקח עשה אלה לא ימוט לעולם׃
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.فضته لا يعطيها بالرّبا ولا يأخذ الرشوة على البريء. الذي يصنع هذا لا يتزعزع الى الدهر
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.他 不 放 債 取 利 、 不 受 賄 賂 以 害 無 辜 。 行 這 些 事 的 人 、 必 永 不 動 搖
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.他 不放債 取利 、 不 受 賄賂 以 害無 辜 。 行這 些 事 的 人 、 必 永 不 動搖
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Không nên chơi an toàn nếu không nó sẽ không đưa chúng ta đến với con đường chúng ta muốn tới.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.안정성만 추구한다면 우리를 우리가 원하는 방향으로 이끌 수 없습니다.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Nem kéne biztonságos úton haladnia, mert ha azon halad, nem olyan úton terel minket, amin haladni szeretnénk.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.No debería hacerlo porque si lo hace, no nos lleva en una dirección que queremos seguir.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Nu ar trebui să fie prudentă pentru că dacă e prudentă nu ne mişcă în direcţia în care dorim.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Perché se gioca sul sicuro non ci muove nella direzione che vogliamo.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Porque, se se jogar pelo seguro, não estaremos a ir na direção que queremos ir.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Не трябва да залага на безопасност, защото в такъв случай, не ни придвижва в посоката, където искаме да бъдем.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Осторожность не приблизит нас к цели, которую мы хотим достичь.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.הארכיטקטורה לא צריכה ללכת על בטוח, כי אם היא כזו, היא לא תניע אותנו בכיוון הרצוי לנו.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.فإنه لا ينبغي أن "تلعبها" بأمان لأنه إذا فعلت الامور لن تسير بنا في الاتجاه الذي نريده أن يكون.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.それは我々が望む方向へ進んで行かないでしょうから そしてもちろん
Sanırım bunun hakkında söylemediğim şey akıl almaz derecede ucuz olması.Azt hiszem, amit még nem mondtam, hogy mennyire abszurdan olcsó.
Sanırım bunun hakkında söylemediğim şey akıl almaz derecede ucuz olması.Ce que je n'ai pas dit à ce sujet, c'est que c'est ridiculement bon marché.
Sanırım bunun hakkında söylemediğim şey akıl almaz derecede ucuz olması.Cred că lucrul pe care nu l-am spus legat de această soluţie este că e absurd de ieftină.
Sanırım bunun hakkında söylemediğim şey akıl almaz derecede ucuz olması.Creo que lo que no he dicho de todo esto es que resulta absurdamente barato.
Sanırım bunun hakkında söylemediğim şey akıl almaz derecede ucuz olması.Dat had ik nog niet verteld: het is belachelijk goedkoop.
Sanırım bunun hakkında söylemediğim şey akıl almaz derecede ucuz olması.Ich glaube, ich habe noch nicht gesagt, dass es absurd preiswert ist.
Sanırım bunun hakkında söylemediğim şey akıl almaz derecede ucuz olması.내가 이 점에 대해 언급하지 않은 것이 있는데, 그건 바로 이 아이디어가 말이 안될 정도로 저렴하다는 점이다.