almaz ile cümle
almaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kimse onu kaale almaz.Niemand kan dat wat schelen.
Kimse onu kaale almaz.Nikogo to nie obchodzi.
Kimse onu kaale almaz.Personne ne s'en soucie.
Kimse onu kaale almaz.На никого не му пука за нея.
Kimse onu kaale almaz.Никто не воспринимает его всерьез.
Kimse parainfluenza-4 için test yapmaz. Kimse onu kaale almaz.Keiner testet auf Parainfluenza-4. Niemand kümmert sich darum.
Kimse parainfluenza-4 için test yapmaz. Kimse onu kaale almaz.아무도 이 검사를 안합니다.아무도 신경을 안쓰는거죠.
Kimse parainfluenza-4 için test yapmaz. Kimse onu kaale almaz.Nimeni nu face teste pentru paragripa de tip 4.
Kimse parainfluenza-4 için test yapmaz. Kimse onu kaale almaz.Ninguém faz testes para parainfluenza-4.
Kimse parainfluenza-4 için test yapmaz. Kimse onu kaale almaz.איש לא בדק שפעת-פארא-4. איש לא חשב על זה.
Kimse parainfluenza-4 için test yapmaz. Kimse onu kaale almaz.لم يفحص أحد البارا إنفلونزا نوع 4 الأحد يهتم بها
Kimse parainfluenza-4 için test yapmaz. Kimse onu kaale almaz.配列も解明されておらず
Kimseye haksızlık etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeğini verir, Çıplağı giydirir.사람을 학대하지도 아니하며 전당을 잡지도 아니하며 억탈하지도 아니하고 주린 자에게 식물을 주며 벗은 자에게 옷을 입히며
Kimseye haksızlık etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeğini verir, Çıplağı giydirir.no oprime a nadie, no toma prenda, no comete robo, da de su pan al hambriento y cubre con ropa al desnudo
Kimseye haksızlık etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeğini verir, Çıplağı giydirir.не насилва човека нито задържа залог, не граби с насилие, но дава хляба си на гладния и покрива с дреха голия,
Kimseye haksızlık etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeğini verir, Çıplağı giydirir.ואיש לא הונה חבל לא חבל וגזלה לא גזל לחמו לרעב נתן וערום כסה בגד׃
Kimseye haksızlık etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeğini verir, Çıplağı giydirir.ولا ظلم انسانا ولا ارتهن رهنا ولا اغتصب اغتصابا بل بذل خبزه للجوعان وكسى العريان ثوبا
Kimseye haksızlık etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeğini verir, Çıplağı giydirir.未 曾 虧 負 人 、 未 曾 取 人 的 當 頭 、 未 曾 搶 奪 人 的 物 件 、 卻 將 食 物 給 飢 餓 的 人 喫 、 將 衣 服 給 赤 身 的 人 穿
Kimseye haksızlık etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeğini verir, Çıplağı giydirir.未曾虧負 人 、 未 曾 取 人 的 當頭 、 未 曾 搶奪 人 的 物件 、 卻將 食物 給飢餓 的 人喫 、 將 衣服 給 赤身 的 人 穿
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev bir video mesajında şunları söyledi:El presidente de Kirguistán, Almazbek Atambayev, dijo en un mensaje en video:
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev bir video mesajında şunları söyledi:Il presidente del Kirghizistan, Almazbek Atambayev, ha detto in un messaggio video:
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev bir video mesajında şunları söyledi:Le président du Kirghizistan, Almazbek Atambayev, a dit dans un message vidéo :
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev bir video mesajında şunları söyledi:Prezident Kyrgyzstánu Almazbek Atambajev uvedl na oficiálním videu:
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev bir video mesajında şunları söyledi:Prezydent Kirgistanu Ałmazbek Atambajew powiedział na nagraniu video:
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev bir video mesajında şunları söyledi:Ο Πρόεδρος του Κιργιστάν, Almazbek Atambayev, ανέφερε σε βιντεοσκοπημένο μήνυμα:
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev bir video mesajında şunları söyledi:Президент Кыргызстана Алмазбек Атамбаев выразил соболезнование в видеосообщении:
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev bir video mesajında şunları söyledi:Президентът на Киргизстан, Алмазбек Атамбаев, във видео-съобщение каза:
Konseyin yasal statüsü yüksek öðrenim kanunuyla yönetilir.Ayrý bir finansal destek almaz.Erläuterung: Der Hochschulrat ist das öffentliche Aufsichtsorgan einer staatlichen Hochschule.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Au realizat că nu puteai să ai o democrație funcțională dacă cetățenii nu primeau un flux de informații bun.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Dass eine funktionierende Demokratie gar nicht möglich war ohne einen guten Informationsfluss für die Bürger.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Hogy nem létezhet működő demokrácia úgy, hogy az állampolgárok ne kapnák meg a megfelelő információkat.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.사실, 시민들에게 괜찮은 정보가 유입되지 못한다면, 민주주의가 제 기능을 할 수가 없습니다.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Naprawdę nie można mieć funkcjonującej demokracji, jeżeli obywatele nie mają dobrego przepływu informacji.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Uvedomili si, že nie je možné mať fungujúcu demokraciu bez toho, aby mali obyvatelia dobrý prísun informácií.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Že nemůžete mít fungující demokracii, pokud občané nemají kvalitní přísun informací.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Че всъщност не може да има функционираща демокрация, ако гражданите не получават добър приток от информация.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Что, по сути, демократия не сможет работать, если у граждан нет доступа к хорошему потоку информации.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.שלמעשה, קשה לקיים דמוקרטיה מתפקדת אם אזרחים לא זוכים לזרם שוטף ויעיל של מידע.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.أنه، في الواقع، لا يمكن أن تكون لديك ديموقراطية تعمل إن لم يحصل المواطنون على تدفق جيد من المعلومات.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.適切な情報を得ていないと 民主主義は機能しないということです よって 情報のフィルターを行う新聞は重要なのです
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,(113:14) есть у них уши, но не слышат; есть у них ноздри, но не обоняют;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,(14)Уши имат, но не чуват: Ноздри имат, но не миришат;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,au urechi, dar n'aud, au nas, dar nu miroase,
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Có tai mà không nghe ; Có lỗ mũi mà chẳng ngửi ;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Có tai mà không nghe; Có lỗ mũi mà chẳng ngửi;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,de har ører, men hører ikke; de har nese, men lukter ikke.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,de har Ører, men hører ikke, Næse men lugter dog ej;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,de hava öron och höra icke, de hava näsa och lukta icke.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Elles ont des oreilles et n`entendent point, Elles ont un nez et ne sentent point,
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Füleik vannak, de nem hallanak; orruk van, de nem szagolnak;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,hanno orecchi e non odono, hanno narici e non odorano
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,귀가 있어도 듣지 못하며 코가 있어도 맡지 못하며
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,majú uši a nečujú; majú nos a nečuchajú;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Mereka mempunyai telinga, tetapi tak dapat mendengar, mempunyai hidung, tetapi tak dapat mencium
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Niillä on korvat, mutta eivät kuule, niillä on nenä, mutta eivät hajua tunne.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Ook hebben ze oren aan het beeld gemaakt, maar die kunnen toch niet horen. En een neus, maar die ruikt niets.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,sie haben Ohren, und hören nicht; sie heben Nasen, und riechen nicht;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,têm ouvidos, mas não ouvem; têm nariz, mas não cheiram;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,tienen orejas, pero no oyen; tienen nariz, pero no huelen
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,ušesa imajo, pa ne slišijo, nos imajo, pa ne duhajo,