Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Aujourd'hui le Coréen moyen travaille 1000 heures de plus par an que l'Allemand moyen, mille.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Manapság, egy átlag koreai ezer órával többet dolgozik évente, mint egy átlag német -- ezerrel.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Vandaag werkt de gemiddelde Koreaan duizend uur meer per jaar dan de gemiddelde Duitser - duizend.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.V současné době, průměrný Korejec odpracuje o 1000 hodin ročně více, než průměrný Němec - považte, tisíc.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Σήμερα, ο μέσος Κορεάτης δουλεύει χιλιάδες ώρες το χρόνο περισσότερο από το μέσο Γερμανό - ...χιλιάδες!
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Сьогодні середньостатистичний кореєць працює на тисячу годин на рік більше ніж середній німець — на тисячу.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar.Dzisiaj przeciętny Koreańczyk pracuje tysiąc godzin rocznie więcej niż przeciętny Niemiec.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar.Hoje, o coreano médio trabalha mais mil horas por ano do que o alemão médio — mil horas.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar.Sekarang, rata-rata warga Korea bekerja seribu jam lebih lama dalam setahun daripada warga Jerman --
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar.Сегодня среднестатистический кореец работает на 1000 часов больше среднестатистического немца.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.A diplomacia fracassou e não parou os Alemães.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.A diplomácia nem tudta megállítani a németeket.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Các biện pháp ngoại giao không làm quân Đức chùn bước.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Die Diplomatie war daran gescheitert, die Deutschen zu stoppen.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Diplomacie nedokázala Němce zastavit.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Diplomația nu i-a putut opri pe germani.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Diplomatie kon de Duitsers niet stoppen.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Diplomatiet havde ikke kunnet stoppe tyskerne.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Dyplomatom nie udało się ich zatrzymać.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.외교적인 방안으로는 독일을 막을 수 없었습니다.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.La diplomacia no logró detener a los alemanes.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.La diplomatie n'avait pas réussi à arrêter les Allemands.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.La diplomazia non era riuscita a fermare i tedeschi.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Η διπλωματία είχε αποτύχει παταγωδώς.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Дипломатии не удалось остановить немцев.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Дипломатії не вдалося зупинити німців.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.Дипломацията не успя да спре германците.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.הדיפלומטיה נכשלה בעצירת הגרמנים.
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.لقد فشلت الدبلوماسية في إيقاف الألمان من الزحف الى هولندا
Diplomasi, Almanlar'ı durduramamıştı.武力しかありませんでした
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandı프랑스는 독일 (제3제국)에게 어이없게 패배하였다.
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandıFrancja została pokonana przez Hitlera.
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandıFrankrijk makkelijk werd overlopen door de Duitsers.
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandıNemecko veľmi rýchlo predbehlo Francúzsko.
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandıNước Pháp nhanh chóng tràn ngập quân Đức.
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandıФранция бързо била изпреварена от германците.
Fransa, hızlı bir şekilde Almanlar tarafından işgal edilmeye başlandıベトナムの独立を望みました
- Harbi mi? Almanlar fazla yemez derler.Значи немците не ядат много.
- Harbi mi? Almanlar fazla yemez derler.?מה אתה אומר .גרמנים לא צריכים הרבה? - לא -
- Harbi mi? Almanlar fazla yemez derler.هل ذلك صحيح؟ لا يأكل الألمان كثيرا
İngiliz ve Fransızlar tankı icat etti, Almanlar onu nasıl doğru kullanacağını buldu.Briti a Francúzi vynašli tank, no Nemci prišli na to, ako ho optimálne používať.
- İyi de niye burada saklamışlar? - Siz Almanlar ınu bulmayın diye.Kenapa menyembunyikan ini?/ Jerman tidak akan menemukannya.
- İyi de niye burada saklamışlar? - Siz Almanlar ınu bulmayın diye.- Γιατί να το κρύψει ότι; - Για να μην το βρείτε.
- İyi de niye burada saklamışlar? - Siz Almanlar ınu bulmayın diye.?למה להחביא את זה .שהגרמנים לא ימצאו את זה -
- İyi de niye burada saklamışlar? - Siz Almanlar ınu bulmayın diye.لكن لم يخفوه هنا؟ - لمنعكم أيها الألمان من العثور عليه -
Lanet Almanlar.Átkozott németek...
Lanet Almanlar.Forbandede tyskere.
Lanet Almanlar.Förbannade tyskar.
Lanet Almanlar.Fucking германците.
Lanet Almanlar.Gekke Duitsers.
Lanet Almanlar.Jerman sialan.
Lanet Almanlar.Jodidos alemanes.
Lanet Almanlar.Γαμημένοι Γερμανοί.
Lanet Almanlar.Шибани германци.
Lanet Almanlar..גרמנים ארורים
Lanet Almanlar.! ألمان ملاعين
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Federico il Grande di Prussia fu molto astuto nel far sì che i tedeschi iniziassero a mangiare le patate.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Frederik de Grote van Pruisen wilde erg graag bij de Duitsers de aardappel introduceren.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Frederik den Store af Preusen var meget opsat på at få tyskerne til at tage kartoflen til sig og spise den.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Fredrick Agung dari Prusia sangat sangat ingin supaya orang Jerman menanam kentang, dan memakannya.