Tom'a bir şey almalıyım.I have to take something to Tom.
Tom için bir hediye almalıyım.I need to buy a gift for Tom.
Bir düğün hediyesi olarak ne almalıyım?What should I buy as a wedding gift?
Birkaç saatliğine arabanı ödünç almalıyım.I need to borrow your car for a few hours.
Dolma kalemini ödünç almalıyım.I need to borrow your pen.
Birkaç pul satın almalıyım.I need to buy some stamps.
Bir dolma kalem almalıyım.I need to get a pen.
Başka bir avukat almalıyım.I need to get another lawyer.
Biraz hava almalıyım.I need to get some air.
Tom için bir şey almalıyım.I need to get something for Tom.
Onları geri almalıyım.I need to get them back.
Gidip biraz yumurta almalıyım.I need to go get some eggs.
Gerçekten duş almalıyım.I really need to take a shower.
Biraz tıbbi erzaklar almalıyız.We need to get some medical supplies.
Muhtemelen onu almalıyım.I should probably take that.
Bunu almalıyım.I should take this.
Sanırım yardım almalıyız.I think we should get help.
Yanıma ne kadar para almalıyım?How much money should I take along with me?
Sanırım bunu almalısın.I think you should buy this.
Bence bunu almalısın.I think you should buy this.
Bana kalırsa bunu almalısın.I think you should buy this.
Bence biraz izin almalısın.I think you should take some time off.
Bence biraz izin almalısınız.I think you should take some time off.
Bence bir süreliğine izin almalısın.I think you should take some time off.
Bence Tom'un teklif ettiği işi almalısın.I think you should take the job Tom is offering you.
Bence Tom'un teklif ettiği işi almalısınız.I think you should take the job Tom is offering you.
Annenin tavsiyesini dikkate almalısın.You should take into consideration the advice of your mother.
Neden yeni bir araba almalıyım?Why should I buy a new car?
Neden bir köpek almalıyım?Why should I get a dog?
Allahın sana verdiğini almalısın ve tadını çıkarmalısın.You must take what God gives you and make the most of it.
Yağmur yağma ihtimaline karşın şemsiyeni yanına almalısın.You should take your umbrella with you in case it rains.
Yüzme dersleri almalısın.You should take swimming lessons.
Sen de bunu almalısın.You should take this as well.
Şimdiye kadar Tom'dan haber almalıydık.We should've heard from Tom by now.
Yanıma bir şemsiye almalıydım.I should've taken an umbrella with me.
Biraz daha şarap almalıyız.We should have some more wine.
Eczaneye gitmeliyim ve bazı ağrı kesiciler almalıyım.I should go to the pharmacy and buy some painkillers.
Bugün yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you today.
Yağmurun yağması ihtimaline karşı bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella in case it rains.
En azından Tom'un önerisini dikkate almalıyız.We should at least consider Tom's suggestion.
Belki bir tane almalısınız.Perhaps you should get one.
Belki bir büyüğünü almalıydın.Perhaps you should've gotten a bigger one.
Bir tablo almalı mıyız?Should we get a table?
Babam için bazı ilaçlar almalıyım.I need to buy some medicine for my father.
Ne kadar daha şarap almalıyım?How much more wine should I buy?
Ne kadar şarap almalıyım?How much wine should I buy?
Tom ne kadar ödünç para almalı?How much money does Tom need to borrow?
Tom ve Mary birbirlerinden mola almalılar.Tom and Mary need to take a break from each other.
Tom sel sigortası satın almalıydı.Tom should have purchased flood insurance.
Bilgisayarınız eskimiş. Yeni bir tane almalısınız.Your computer is obsolete. You need to buy a new one.
Sanırım biraz mola almalıyız.I think we need to take a little break.
Hiç kullanmayacağım bir şeyi neden almalıyım?Why should I buy something I'll never use?
Biraz daha deneyimli birini işe almalıyız.We need to hire someone with a little more experience.
Hem erkekler hem de kızlar ev ekonomisi almalılar.Both boys and girls should take home economics.
Bence Boston'daki o işi almalısın.I think you should take that job in Boston.
Sevgililer günü için ona ne almalıyım?What should I buy him for Valentine's Day?
İntikamımı almalıyım!I must exact my revenge!
Muhtemelen giymek için sıcak bir şeyler almalısınız.You should probably buy something warm to wear.
Muhtemelen yiyecek bir şey almalısın.You should probably buy something to eat.
Muhtemelen, Tom için de bir bilet satın almalısınız.You should probably buy a ticket for Tom, too.