Onun yaşını dikkate almalısın.You must take his age into account.
Şeyleri oldukları gibi almalısın.You must take things as they are.
Babanın tavsiyesini almalıydın.You ought to have taken your father's advice.
Parayı almalıydım.I should have taken the money.
Süt, yumurta, tereyağı ve benzeri şeyleri satın almalısınız.You must buy milk, eggs, butter, and so on.
Biraz öksürük ilacı ve aspirin almalısın.You should buy some cough medicine and aspirin.
Yurtdışına giderken, bir çift gözlük daha almalısınız.You should take another pair of glasses when you go abroad.
Giderleri kontrol altına almalıyız.We must keep down expenses.
Programı dikkate almalıydık.We should have taken the schedule into consideration.
Bazı kurşun kalemler almalıydı.He should have bought some pencils.
Biz onun gençliğini göz önüne almalıyız.We must take his youth into account.
Yazım hatalarına karşı önlem almalıyız.We must guard against mistakes in spelling.
Amerika Birleşik Devletlerinde eğitim görmek istiyorsan bir öğrenci vizesi almalısın.If you want to study in the United States, you need to get a student visa.
Şimdi kendine yeni bir araba almalısın.You should get yourself a new car now.
Otobüse binmek için bir bilet almalısın.You must buy a ticket to get on the bus.
Sevmesen bile bu görevi almalısın.Even if you do not like it, you must take charge of it.
10.000 yene malolsa bile, sözlüğü satın almalıyım.Even if it costs 10,000 yen, I must buy the dictionary.
O, on bin yen olsa bile, sözlüğü almalıyım.Even if it costs 10,000 yen, I must buy the dictionary.
Onu tamir edemezsin. Yeni bir tane almalısın.You can't fix it. You should buy a new one.
Kitabı ondan geri almalıyım.I must get the book back from him.
Testi kaçıranlar onu yarın almalıdır.Those who missed the test must take it tomorrow.
Bu ilacı almalı mıyım?Must I take this medicine?
Biz bunu bir bütün olarak hesaba almalıyız.We must take this matter into account as a whole.
Bu oda için yeni bir halı almalıyız.We must buy a new carpet for this room.
Bu dersi almalı mıyım?Must I take this lesson?
Sorunları ele almalıyız.We should take matters into our own hands.
Sorunları denetimimiz altına almalıyız.We should take matters into our own hands.
Şemsiyemi kaybettim. Yeni bir tane almalıyım.I've lost my umbrella. I must buy a new one.
Her zaman başkalarının duygularını dikkate almalıyız.We must always consider the feelings of others.
Bir telesekreter almalısın.You should buy an answering machine.
Onun ne söylediğini dikkate almalısın.You should take account of what he said.
Onun çok genç olduğu gerçeğini göz önüne almalısın.You must take into account the fact that he is too young.
Gerçeği dikkate almalısın.You must take the fact into consideration.
Bu sorunu bir bütün olarak göz önüne almalısınız.You must consider this problem as a whole.
Ben bir tane almalıyım.I must buy one.
Hatalarından ders almalısın.You must learn from mistakes.
Böylesine büyük bir silahlanma için paramızın olup olmadığı sorusunu göz önüne almalıyız.We must consider the question of whether we can afford such huge sums for armaments.
Trafik kazalarına karşı önlem almalıyız.We should guard against traffic accidents.
Sev veya sevme, bu ilacı almalısın.You must take this medicine, whether you like it or not.
Önlemleri almadan önce zor koşulları dikkate almalısın.Before taking the measures you must take account of the difficult circumstances.
Biletimi şimdi almalı mıyım?Should I pick up my ticket now?
Bu sabah yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you this morning.
Yanıma bir şemsiye almalıyım.I've got to take an umbrella with me.
Mümkün olduğu kadar çok bilgi almalıyız.We have to get as much information as possible.
Gerçekten yeni bir araba satın almalıyız, değil mi?We really ought to buy a new car, oughtn't we?
Çantam çok eski. Yeni bir tane almalıyım.My bag is too old. I must buy a new one.
Her altı saatte iki hap almalıyım.I have to take two pills every six hours.
Ben biraz süt almalıyım.I must buy some milk.
Bir çift ayakkabı almalıyım.I must buy a pair of shoes.
Yeni bir kışlık palto almalıyım.I must buy a new winter coat.
Ben bir pul almalıyım.I need to get a stamp.
Önümüzdeki pazartesiye kadar mektubu almalısın.You should receive the letter by next Monday.
Onları hafta sonuna kadar almalısın.You should receive them by the end of the week.
Önemli görünen her şeyi not almalısın.You should write down whatever seems to be important.
Bazı yeni ofis ekipmanları almalıyız, elimizdekiler çağ dışı.We ought to buy some new office equipment: the stuff we've got is out of date.
Biletini önceden almalısın.You should buy your ticket in advance.
Oğlum için yeni bir takım elbise almalıyım.I must buy a new suit for my son.
Hava kirliliğini önlemek için önlemler almalıyız.We have to take steps to prevent air pollution.
Hava kirliliğini önlemek için tedbirler almalıyız.We have to take steps to prevent air pollution.
Hem erkekler hem de kızlar okulda pişirme dersi almalılar.Both boys and girls should take cooking class in school.