Kızlar, gözlerinizi açın, evlilik bir at satın almak değildir.Girls, open your eyes, marriage isn't buying a horse.
Almak için onu uygun buluyorum.I find it convenient to receive it.
Birisi aile için sorumluluk almak zorunda.Someone's got to take responsibility for the family.
Ben bunu satın almakla ilgileniyorum.I'm interested in buying it.
Tom Mary'yi geri almak istiyor.Tom wants to get Mary back.
Ona o doğum günü hediyesini almak için biraz para toplayalım.Let's collect some money to buy her that birthday present.
Seni ciddiye almak zor.It's hard to take you seriously.
Tokyo Japonya'da yer almaktadır.Tokyo is in Japan.
Bütün hayvanlar, insanın dışında, yaşamın asıl işinin ondan zevk almak olduğunu biliyor.All animals, except man, know that the principal business of life is to enjoy it.
Ben kitap satın almak istiyorum.I want to buy books.
Yeni bir ayakkabı almak zorundayım.I have to buy some new shoes.
Ben bir tane almak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to get one.
Tom'un ihtiyacı olan ilacı almak için gitmem gerekiyor.I need to go buy the medication Tom needs.
Onlardan birini almak istiyorum.I'd love to get one of those.
Bir yıl izin almak ve dünyayı dolaşmak istiyorum.I want to take a year off and travel around the world.
Mümkün olduğu kadar fazla bilgi almak istiyorum.I want to get as much information as possible.
Elimden geldiği kadar çok bilgi almak istiyorum.I want to get as much information as I can.
Gereksiz bir şey satın almak istemiyorsanız fuara gitmeyin.If you don't want to buy some unnecessary thing, don't go to the fair.
Eğer ihtiyacınız olmayan bir şeyi almak istemiyorsanız, fuara gitmeyin.If you don't want to buy something you don't need, don't go to the fair.
Bu almak için zor bir işti.This was a hard job to get.
Tom'un yerini almak zor olacak.Tom will be hard to replace.
Bir tane satın almak için bir planım yok.I have no plans to buy one.
Biraz süt almak zorundayım.I've got to get some milk.
Sizden haber almak istiyorum.I'd love to hear from you.
Şimdi bunu almak için yeterli param yok.I don't have enough money now to buy this.
Başka bir tane satın almak istiyorum.I want to buy another one.
Bunlardan birini almak istemiyorum.I don't want to buy any of these.
Sana bir yat satın almak istemiyorum.I don't want to buy a yacht.
Tom biraz peynir almak için bir peynirci dükkanına gitti.Tom went to a cheesemonger's shop to buy some cheese.
Onun kendisine yeni bir araba satın almak için parası yok.She doesn't have money to buy herself a new car.
Savunma avukatı onun beraatini güvenceye almak için Tom adına elinden geleni yaptı.The defence attorney did his best on behalf of Tom to secure his acquittal.
Sipariş ettiğim kitabı almak için buradayım.I'm here to pick up the book I ordered.
Ben sipariş ettiğim paketi almak için buradayım.I'm here to pick up the package I ordered.
Paketimi almak için buradayım.I'm here to pick up my package.
Kitabımı almak için buradayım.I'm here to pick up my book.
Ben sipariş ettiğim ürünü almak için buradayım.I'm here to pick up the product I ordered.
Esrar satın almak ve tüketmek birçok ülkede kanunen yasaklanmıştır.Buying and consuming cannabis is prohibited by law in many countries.
Hediyeler vermek, onları almaktan her zaman daha hoştur.Giving gifts is always nicer than receiving them.
Tom o botları satın almak istedi.Tom wanted to buy those boots.
Tom iyi notlar almak istedi.Tom wanted to get good grades.
Ben de onlardan birini satın almak istedim.I wanted to buy one of those, too.
Biz bağış almak için çalışıyoruz.We're trying to get donations.
Tüm ayrıntıları almak istiyorum.I need to get all the details.
Ayakkabı satın almak zorundayım.I have to buy shoes.
O, deniz kenarında bir villa satın almakta ısrar ediyor.He insists on buying a seaside villa.
Yarın bir uçak bileti almak istiyorum.I want to buy a plane ticket tomorrow.
Yarın bir uçak bileti satın almak istiyorum.I want to buy a plane ticket tomorrow.
Eğer biraz gerçek bilgi almak istiyorsak bazı sondalama sorular sormamız gerekiyor.We need to ask some probing questions if we want to get some real information.
Giysilerimden bazılarını ödünç almak istiyorsam, önce iste.If you want to borrow some of my clothes, ask first.
Pamuk, dünyanın en önemli ürünleri arasında yer almaktadır.Cotton ranks among the world's most important crops.
Eğitim almak istemiyorum.I don't want to study.
Bizim stüdyo hâlâ Park Caddesi üzerinde yer almaktadır.Our studio is still located on Park Street.
Ben ilaç almak zorunda kaldım.I was forced to take my medicine.
Dünyadaki bütün para beni satın almak için yeterli değil.All the money in the world isn't enough to buy me.
Biraz temiz hava almak için dışarı çıkıyorum.I'm going out to get some fresh air.
İznim olmadan giysilerimi almaktan vazgeç.Stop borrowing my clothes without my permission.
Sormadan giysilerimi almaktan vazgeç.Stop borrowing my clothes without asking.
İstediğin türde ev satın almak size bir servete mal olacak.It'll cost you a fortune to buy the kind of house you want.
Onu tamir etmek sana yeni bir tane almaktan daha fazlaya mal olacak.It'll cost you more to fix it than to it would cost you to buy a new one.
Tom'un, istediği her şeyi satın almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy everything he wants.