Ana içeriğe geç
Sözlük

alma ile cümle

alma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Almancam yeterince iyi değil.My German is not good enough.
Kitaplardan biri Fransızca ve diğeri Almancadır.One of the books is in French, and the other is in German.
Yemek Almanya'da ucuzdur.Food is cheap in Germany.
Alkol Almanya'da da ucuzdur.Alcohol is also cheap in Germany.
Almanlar çıplaklığa karşı daha rahat bir tutuma sahipler.Germans have a more relaxed attitude towards nudity.
Bir ehliyet almak için henüz yeterince büyük değilsin.You're not old enough yet get to a driver's license.
Yakında senden haber almayı dört gözle bekliyoruz.We're looking forward to hearing from you soon.
Yeni bir araba almayı düşünüyoruz.We're thinking of buying a new car.
Onlardan birini almadığıma sevindim.I'm glad I didn't buy one of those.
Bir bisiklet almayı göze alamıyorum.I can't afford to buy a bicycle.
Onun sözlerini onların yüz değerine göre almak yanlıştı.It was wrong to take his words at their face value.
Çok fazla kilo almak sağlığınız için iyi değil.Gaining too much weight is not good for your health.
Şimdiye kadar Tom'dan haber almalıydık.We should've heard from Tom by now.
Yanıma bir şemsiye almalıydım.I should've taken an umbrella with me.
Daha fazla şeker almana gerek olmadığını sana söylemeliydim.I should've told you that you didn't need to buy any more sugar.
O, benim telefon numaramı almak istedi.He wanted to get my phone number.
O, nefes almada sorun yaşıyor gibi görünüyor.He seems to be having trouble breathing.
Marie akıcı bir biçimde Almanca konuşur.Marie speaks German fluently
Marie, akıcı bir Almanca konuşur.Marie speaks fluent German
Alman bankaları Avrupa'nın en sıkıntılıları arasındadır.German banks are among Europe's most troubled.
Almanya finansal kriz tarafından çarpıldı.Germany was hit hard by the financial crisis.
Mali kriz Almanya'yı vurdu.Germany was hit hard by the financial crisis.
Almanya'nın geleceği iyi ellerde.Germany's future is in good hands.
Almanya'nın geleceği emin ellerde.Germany's future is in good hands.
O, Almanya'da yıldızdır ama Amerika'da tamamen bilinmez.He's a star in Germany, but completely unknown in America.
Mary müzik eğitimi almayı seviyor.Mary loves studying music.
Bir araba almak için bankadan kredi çektim.I took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi aldın, değil mi?You took out a loan in order to buy a car, didn't you?
Bir araba almak için bankadan kredi çekti.He took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.She took out a loan in order to buy a car.
Mary araba satın almak için bankadan kredi aldı.Mary took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çektik.We took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çektiler.They took out a loan in order to buy a car.
Parayı alma hakkında yalan söyledim.I lied about taking the money.
Parayı alma hakkında yalan söyledin, değil mi?You lied about taking the money, didn't you?
Parayı almak hakkında yalan söyledi.He lied about taking the money.
Parayı almak hakkında yalan söyledik.We lied about taking the money.
Almanlar mükemmeliyetçidir.Germans are perfectionists.
Onu almama izin ver.Let me take that.
Almanya'da bir günleri daha kalmıştı.They had one more day left in Germany.
Biraz daha şarap almalıyız.We should have some more wine.
O, Almanya'da büyüdü.He grew up in Germany.
Almanya'da daha önce böyle bir şey olmadı.Nothing like this has happened before in Germany.
O, pilot lisansını almak istiyor.He wants to get his pilot's license.
O, mağazadan bir şey satın almadı.She didn't buy anything from the store.
Bir Samsung Galaxy almaya gerçekten ihtiyacım var.I really need to get a Samsung Galaxy.
Tom'un istediği şeyi alması için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to buy what he needed.
Tom'un bir ev almak için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to buy a house.
Tom'un gerçekten istediği her şeyi satın almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy everything he really needs.
Tom'un bir araba satın almak için yeterinden fazla parası var.Tom has more than enough money to buy a car.
Tom bira almak için yeterince yaşlı değil.Tom isn't old enough to buy beer.
Tom ehliyet almak için yeterince yaşlı değil.Tom isn't old enough to get a driver's license.
Tom neredeyse hiç çikolata kalıbı almaz.Tom almost never buys chocolate bars.
Belki de Almanca öğrenmek zorundayım.Maybe I have to study German.
O kadar çok kilo almadım.I haven't put on that much weight.
Angela Merkel bir Alman politikacıdır.Angela Merkel is a German politician.
Yeni bir şemsiye almaya karar verdim.I decided to buy a new umbrella.
Başkasını satın almak istiyorum.I want to buy another.
Akıl almaz bir biçimde sıkılmıştım.I was incredibly bored.
Almanya'da insanlar haftada kaç saat çalışıyorlar?How many hours do people work in Germany per week?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod