Ana içeriğe geç
Sözlük

alma ile cümle

alma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yiyecek bir şey almak için nereye gitmeliyiz?Where should we go to get something to eat?
Bugün duş almak için zamanım yoktu.I didn't have time to take a shower today.
Hangisini satın almam gerektiğini bilmiyordum.I didn't know which one I should buy.
Uyku almada hiç problemim yok.I don't have any problem getting to sleep.
Senden emir almam.I don't take orders from you.
Artık senden emirler almam, Tom.I don't take orders from you anymore, Tom.
Biraz yardım almadan bunu başarmanın olanaklı olduğunu sanmıyorum.I don't think it's possible to do this without some help.
Ölmeden önce vitamin almayı unutma.Don't forget to take your vitamins before you die.
Almanlar, Bulge Savaşı sırasında 100.000'den fazla kayıp verdi.The Germans suffered more than 100 000 casualties during the Battle of the Bulge.
Okuldan sonra Tom'u almayı unuttum.I forgot to pick Tom up after school.
Birkaç gün önce meyve almak için iyi bir yer buldum.I found a good place to buy fruit a couple of days ago.
Sana bir fırsat verdim ama onu almadın.I gave you a chance, but you didn't take it.
Ben senin bana almamı sorduğun o resimleri aldım.I got those pictures you asked me to take.
Onu almak için şansım vardı ama almamaya karar verdim.I had the chance to buy that, but I decided not to.
Biraz yardım almak zorundaydım.I had to get some help.
Biraz para almak zorunda kaldım.I had to get some money.
Odamdan bir şey almak zorundaydım..I had to get something from my room.
Arabadan bir şey almak zorundaydım.I had to get something out of the car.
Bir şey almak zorunda kaldım.I had to get something.
Ben gerçekleri almak zorundaydım.I had to get the facts.
Ben onu dikkate almadım.I hadn't considered that.
Ben Almanca öğreneceğim.I'm going to learn German.
Almanların çoğu sarışın ve mavi gözlüdür.Many Germans have blonde hair and blue eyes.
Berlin duvarı Doğudaki Almanların Batıya kaçmasını engellemek için inşa edilmiştir.The Berlin wall was built to prevent East Germans from fleeing to the West.
Tom'un senin eski MP3 çalıcını almakla ilgilenmesinin pek mümkün olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that Tom would be interested in buying your old MP3 player.
Yaklaşık üç yüz dolar ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow about three hundred dollars.
İki kez iki hap almama rağmen, baş ağrım hâlâ geçmedi.Although I had taken two pills two times, my headache did not go away.
Almanya'da yaşayan iki arkadaşım var.I have two friends who live in Germany.
Ben bir Alman arabasına sahibim.I own a German car.
Almamı istediğin şeylerin yarısını aldım.I got half the things you asked me to get.
Komutayı almam emredildi.I've been ordered to take charge.
Seni almak için geldim.I've come to get you.
Tom'u almaya geldim.I've come to pick up Tom.
Benim olanı almaya geldim.I've come to take what's mine.
Pasaportumu geri almak zorundayım.I've got to get my passport back.
Onlardan birini almak zorundayım.I've got to get one of those.
Tom'a bir hediye almalıyım.I've got to get Tom a present.
Tom'un yardımını almalıyım.I've got to get Tom's help.
On beş yaşından beri soğuk almadım.I haven't had a cold since I was fifteen.
Hafta boyunca Tom'dan haber almadım.I haven't heard from Tom all week.
Bir süre Tom'dan haber almadım.I haven't heard from Tom in a while.
Yıllardır Tom'dan haber almadım.I haven't heard from Tom in years.
Temmuzdan beri Tom'dan haber almadım.I haven't heard from Tom since July.
Tom'dan henüz haber almadım.I haven't heard from Tom yet.
Tom'dan haber almadım.I haven't heard from Tom.
Üç gündür duş almadım.I haven't showered in three days.
Biraz para almak zorundayım.I have to get some money.
Bana ait olan bir şeyi almam gerekiyor.I have to get something of mine.
Bir şey almalıyım.I have to get something.
Bir şey almak zorundayım.I have to get something.
Onu almalıyım.I have to get that.
Tom'u almalıyım.I have to get Tom.
Tom'u almaya gitmeliyim.I have to go get Tom.
Çocukları almaya gitmeliyim.I have to go pick up the kids.
Tom'u okuldan almaya gitmeliyim.I have to go pick up Tom from school.
Saat 2.30'da oğlumu almalıyım.I have to pick up my son at 2:30.
Tom'a bir şey almalıyım.I have to take something to Tom.
Göze almak zorundayım.I have to take the chance.
Ben sadece şemsiyemi almak için geri geldim.I just came back to get my umbrella.
Sadece Tom'dan emirler almaya alışamam.I just can't get used to taking orders from Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod