almaşın ile cümle
almaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.His low salary prevents him from buying the house.
İngiliz hukuku 16 yaşın altındaki çocukların sigara satın almasını yasaklar.English law prohibits children under 16 from buying cigarettes.
Yağmur yağmaya başladığında, o, oğlunun çamaşırı içeriye almasını söyledi.When it began to rain, she told her son to take in the washing.
Annesinden ona yeni bir oyuncak almasını istedi.Tom appealed to his mother to buy a new toy for him.
Hasta yeni ilaçlar almasına rağmen daha iyi hissetmiyor.The patient felt none the better for having taken the new pills.
Hasta ilaçları almasına rağmen kötü hissediyordu.The patient felt the worse for having taken the pills.
Yoshio'nun soğuk almasının sebebi budur.That is why Yoshio has caught a cold.
Onun o projeyi ciddiye almasını sağlamak için buradayız.We have got to get him to take that project seriously.
Anneme senin için biraz almasını rica ettim.I asked Mom to get some for you.
Onların yeni bir araba almasını ummuyorduk.We didn't anticipate their buying a new car.
Kız kardeşim babamdan yeni bir bisiklet almasını istedi.My sister asked Father to buy a new bicycle.
Ben ona saat dört civarında beni almasını rica ettim.I asked her to pick me up around four.
Ondan saat dört gibi beni almasını istedim.I asked her to pick me up around four.
Babamdan bu oyuncağı satın almasını istedim.I asked my father to buy this toy.
Onun gururu onun parayı almasına izin vermedi.His pride did not allow him to take the money.
Patron, Bay Brown'dan kendisi yokken işyerinin sorumluluğunu almasını istedi.The boss asked Mr Brown to take charge of the office while she was away.
O, generalden emrini geri almasını istedi.He asked the general to take back his order.
Onların yeni bir araba almasını ummuyoruz.We do not anticipate their buying a new car.
Ben, onun bileti almasının zor olduğunu düşündüm.I thought it difficult for her to get the ticket.
Müşterinin mavi bir kravat almasını önerdi.She suggested that the customer buy a blue tie.
Onun biletleri almasının zor olacağını düşündüm.I thought it would be difficult for her to get the tickets.
İlk olarak geldi. İyi bir koltuk almasının nedeni budur.He came first. That's why he got a good seat.
Mary, kız kardeşinin elbiselerini ödünç almasına izin vermez.Mary does not let her sister borrow her clothes.
General, iki taburun savaş düzeni almasını emretti.The general ordered the deployment of two battalions.
O, ona ilacı almasını tavsiye etti.She advised him to take the medicine.
O onun pahalı bir nişan yüzüğü almasını istemiyor.She doesn't want him to buy an expensive engagement ring.
O, onun ona pahalı bir hediye almasını umuyordu.She expected him to buy her an expensive gift.
O, onun rüşvet almasını umuyordu.She expected him to take the bribe.
Kız arkadaşının İphonunu ödünç almasına izin vermemelisin.You shouldn't let your girlfriend borrow your iPhone.
Tom'un o kadar çok yiyecek almasına gerek yoktu.Tom didn't need to buy so much food.
Tom ondan almasını istediğim şeyi almadı.Tom didn't buy what I asked him to.
Tom o konser için Mary'nin bir bilet almasının zor olacağını düşündü.Tom thought it would be difficult for Mary to get a ticket to that concert.
Tom Mary'nin partiyi organize etmesi için kredi almasına izin verdi.Tom let Mary take the credit for organizing the party.
Tom Mary'nin onun doğum günü için ondan ne almasını istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary wants him to buy her for her birthday.
Tom Mary'den söylediklerini geri almasını istedi.Tom asked Mary to take back what she said.
Tom Mary'in markette biraz diş macunu ve biraz tuvalet kağıdı almasını istedi.Tom asked Mary to pick up some toothpaste and some toilet paper at the supermarket.
Tom Mary'nin babasından ona bir bilet almasını rica etti.Tom asked Mary's father to buy him a ticket.
Tom Mary'den postanedeyken ona bazı pullar satın almasını istedi.Tom wanted Mary to buy him some stamps while she was at the post office.
Tom'un, Mary'nin ondan satın almasını istediği her şeyi maaşıyla almaya gücü yetmez.Tom can't afford all the stuff Mary wants him to buy on his salary.
Tom Mary'den ona bir bilet almasını rica etti.Tom asked Mary to buy him a ticket.
Tom oğlunun onun gayrimenkulunu miras olarak almasını diliyor.Tom wishes for his son to inherit his estate.
Tom, Mary'ye biraz kahve ve sigara almasını söyledi.Tom told Mary to buy some coffee and cigarettes.
Doktor onun mor hap almasını tavsiye etti.The doctor recommended that he take the purple pill.
O onun gitmesini ve tüm özel eşyalarını almasını istedi.She asked him to leave and take all his belongings.
Onu almasına izin verme.Don't let him take it.
Onun arabayı almasına izin verme.Don't let him take the car.
İnsanların internet üzerinden eşyalar almasına yardım ediyorum.I'm helping people to buy things online.
"Bunda oldukça iyisin, değil mi?" "Patronun beni işe almasının nedeni bu."You're pretty good at this, aren't you?" "That's why the boss hired me."
Tom'a telefonu almasını söyle.Tell Tom to pick up the phone.
Hala benim Tom'un senin bisikletini ödünç almasına izin vermemi ister misin?Do you still want me to let Tom borrow your bicycle?
Tom'un o elması almasına izin veremeyiz.We can't let Tom have that diamond.
Tom'un ziyaretçi almasına izin verilmediğini düşündüm.I thought Tom wasn't allowed to have visitors.
Siz ikinizin onları almasını istiyorum.I want you both to get them.
Tom'un yönetimi almasını istemiyorum.I don't want Tom to take over.
Tom ziyafet için Mary'nin yeni bir elbise almasını istedi.Tom wants Mary to buy a new dress for the banquet.
Tom'un beyzbol eldivenimi ödünç almasına izin verdim.I let Tom borrow my baseball glove.
Neden ebeveynlerinden sana bir araba almasını istemiyorsun?Why don't you ask your parents to buy you a car?
Tom'un onu almasına izin ver.Let Tom have it.
Ben bunun çok zaman almasına inanamam.I can't believe this is taking so long.
Tom Mary'ye o arabayı almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to buy that car.