almış ile cümle

almış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben kötü bir soğuk almışım.I've caught a bad cold.
Ben kötü soğuk almışım.I had a bad cold.
Çok kötü soğuk almışım gibi görünüyorum.I seem to have caught a bad cold.
Birisi yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olmalı.Someone must have taken my umbrella by mistake.
Bana yaklaşma, soğuk almışım.Don't come near me. I have a cold.
Mimar prestijli bir ödül almış olduğuyla övündü.The architect boasted that he had received a prestigious award.
Jack yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.Jack may have taken my umbrella by mistake.
Kate soğuk almış.Kate has a cold.
Yeterli param olsaydı, bu bilgisayarı almıştım.Had I had enough money, I would have bought that computer.
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.The amateur singer won first in the talent show hands down.
Dedem bana almış!Grandpa bought it for me!
Şansa bak ki, biletleri dün almıştım.Luckily, I was able to get the tickets yesterday.
Onun yeteneğini hafife almış olabiliriz.We might have underestimated his ability.
Üç gün önce bir mektup almıştım.I had received the letter three days before.
Ben hafif soğuk almışım.I have a slight cold.
Biraz kilo almış gibi görünüyorsun.You seem to have gained some weight.
Korkarım ki yanlış numara almışsın.I'm afraid you have got the wrong number.
Dedesinin ismini almış olmalı.He must have been named after his grandfather.
Büyükbabasının adını almış olmalı.He must have been named after his grandfather.
O soğuk almış.He has a cold now.
O, soğuk almış gibi görünüyor.He seems to have caught a cold.
O yaşını başını almış. En azından otuz yaşında.She's no spring chicken. She's at least thirty.
Benim sözümü hakaret olarak almış gibi görünüyor.She seems to have taken my remark as an insult.
Soğuk almış olmalıyım.I must have caught a cold.
Önümüzdeki Mart ayında dört yıl boyunca İngilizce eğitimi almış olacaksın.You will have studied English for four years next March.
Japon kültive incileri dünya inci pazarının % 60'ına kadarını tekeline almıştır.Japanese cultured pearls have come to monopolise as much as 60% of the world pearl market.
Rakibimin gücünü hafife almıştım.I have underestimated the strength of my opponent.
Vay be, Daniel'ı son gördüğümden bu yana çok kilo almış.Wow, Daniel has put on a lot of weight since the last time I saw him.
Erkek arkadaşından almış olduğu hediyeyi bana gösterdi.She showed me the present that she had received from her boyfriend.
Gerekenden fazla pul almışsın.You've bought more stamps than needed.
Gereğinden daha fazla pul almışsın.You've bought more stamps than necessary.
Ben anahtarı almış olsaydım, kapının arkasında duruyor olmazdım.If I had taken the key, I wouldn't be standing behind the door.
Ben varmadan önce o zaten biletini almıştı.Tom had already bought his ticket by the time I arrived.
Tom biraz kilo almış gibi görünüyor.It looks like Tom has gained a little weight.
Tom şu ana kadar Mary'den bir haber almış olması gerektiği için endişeli.Tom is worried because he should have heard from Mary by now.
Tom kapıyı kilitleyemedi, çünkü yanlış anahtarı almıştı.Tom couldn't unlock the door because he had the wrong key.
Tom kesinlikle dersini almış gibi görünüyor.Tom certainly seems to have learned his lesson.
Gemi su almış ve kıç tarafı aşağı inmişti.The ship had taken on water and was down by the stern.
Tom uyuşturucu almış.Tom is high.
İki kez bir çift hap almış olmama rağmen baş ağrım geçmedi.Although I had twice taken a pair of pills, my headache did not go away.
Tom'un haberini almıştım diye hatırlıyorum.I remember hearing about Tom.
O hareketli çizgi filmden ilham almış olacak.He will have gotten the inspiration from that animated cartoon.
O animasyonlu karikatürden ilham almış olacak.It will have taken inspiration from that animated cartoon.
Param olsaydı o arabayı satın almış olurdum.I would have bought that car if I'd had the money.
Tom yeni bir araba almış gibi görünüyor.It looks like Tom bought a new car.
Soğuk almış gibi görünüyorsun.You seem to have a cold.
Tom soğuk almış.Tom had a cold.
Biraz kilo almış olmalıyım. Kot pantolonumum düğmesi gerçekten sıkıyor.I must have gained some weight. My jeans' button is really tight.
Sanırım Tom almaması gereken bir şey almış olabilir.I think Tom might've taken something he shouldn't have.
Birisi şemsiyeni yanlışlıkla almış olmalı.Somebody must've taken your umbrella by mistake.
O, bir köpek satın almıştı.He had bought a dog.
Tom telefon numarasını almış olsaydı Mary'yi arardı.Tom would've called Mary if he'd had her phone number.
Tom ihtiyacı olan parayı başka birinden ödünç almış olabilir.Tom might have borrowed the money he needed from someone else.
Tom parayı almış olabilir.Tom could've taken the money.
Umarım Boston'da kalmaktan zevk almışsındır.I hope you enjoyed your stay in Boston.
Tom bunu nereden almış olabilir?Where could Tom have gotten that from?
Kırarsanız kendinizi almış sayın.You break it, you bought it.
Boston biletimi daha önce almıştım.I already bought my ticket to Boston.
Tom kilo almış gibi görünüyor.Tom seems to have gained weight.
Tom şimdi soğuk almış.Tom has a cold now.

İlgili Sayfalar