Ana içeriğe geç
Sözlük

allak bullak ile cümle

allak bullak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Zhang allak bullak görünüyor.Zhang looks confusedly.
Tom'u allak bullak ettin.You've upset Tom.
Kafam allak bullak oldu.I'm stumped.
Kafamız allak bullak olmuş durumda.We're at our wits' end.
Tom'un hayatı allak bullak oldu.Tom's life spun out of control.
Her şey allak bullak oldu.Everything is in a shambles.
Her şey allak bullak.Everything is in a shambles.
Michelangelo'nun dünyası allak bullak oluyor.When he begins last judgment.
Ama beni gerçekten allak bullak ediyor.But it's enough to really confuse someone.
Kafan allak bullak olur ve anılarını kaybedersin.Your mind will go blank and you lose your memories.
Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.They fear a Day when hearts and sights are overturned.
Allak bullakConfused
Edward onu terk ettiğinde yaşamı aniden allak bullak oluyor.Уже уходя, Алиса вдруг испытывает ужас.
Allak bullakConfuso
Allak bullakConfuso
Allak bullakConfuso
Allak bullakFörvirrad
Allak bullakSekava
Allak bullakVerward
Allak bullakVerwirrt
Allak bullakW nieładzie
Allak bullakZavaros
Allak bullakZmatený
Allak bullakΜπερδεμένος
Allak bullakЗбентежений
Allak bullak混乱した
Ama beni gerçekten allak bullak ediyor.De ennyi is elég, hogy igazán összezavarja az embert.
Ama beni gerçekten allak bullak ediyor.Mais c'est suffisamment perturbant.
Ama beni gerçekten allak bullak ediyor.Αλλά ο λόγος είναι, ότι με μπερδεύει πολύ.
Bunun ne kadar allak bullak edici bir düşünsel devrim olmuş olduğunu kavramamız zor.Điều này khiến chúng ta khó để hình dung được đây là một bước đột phá làm đảo lộn tư duy của chúng ta.
Bunun ne kadar allak bullak edici bir düşünsel devrim olmuş olduğunu kavramamız zor.정신 혁명이었는지 깨닫기 어렵습니다.
Bunun ne kadar allak bullak edici bir düşünsel devrim olmuş olduğunu kavramamız zor.We kunnen ons moeilijk voorstellen wat een verpletterende mentale revolutie dat moet geweest zijn.
Bunun ne kadar allak bullak edici bir düşünsel devrim olmuş olduğunu kavramamız zor.איזו מהפכה מנטלית מזעזעת זו ודאי היתה.
Bunun ne kadar allak bullak edici bir düşünsel devrim olmuş olduğunu kavramamız zor.كم كان ذلك ثورة عقلية مرعبة.
Bunun ne kadar allak bullak edici bir düşünsel devrim olmuş olduğunu kavramamız zor.大地が広大で静止しており太陽は小さくて動きまわるというのが
Kafan allak bullak olur ve anılarını kaybedersin.Tâm trí cô sẽ trống rỗng, và cô mất sạch trí nhớ đấy.
Kafan allak bullak olur ve anılarını kaybedersin.Üres lesz tőlük az elméje, és minden emlékét elveszíti.
Kafan allak bullak olur ve anılarını kaybedersin.Ще опустошат ума ти и ще загубиш всичките си спомени.
Kafasını allak bullak ettin.Você bagunçou a cabeça dele.
Kafasını allak bullak ettin.Ти му размъти главата.
Komik, değil mi? Çok aptalım, değil mi? Ama beni gerçekten allak bullak ediyor.هذا مضحك لا؟ كم انا غبية لا؟ لكن السبب هو انه يجعلني مشوشة
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.Eén weekend in Oviedo.
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.Egy átkozott hétvége Oviedóban.
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.Um maldito fim de semana em Oviedo.
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.Un maldito fin de semana en Oviedo.
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.عطلة أسبوع لعينة في أوفييدو
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Aztán a fiára, aki mellette ült, arcán a bánat és zavarodottság minden kínjával.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.J'ai regardé en face son fils assis à coté d'elle, il était déchiré par le chagrin et la confusion.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.M-am uitat la fiul ei, care stătea lângă ea, şi chipui lui era răvăşit de durere și tulburare.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Observé el rostro de su hijo, que estaba a su lado, y su rostro estaba hendido de pena y confusión.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Saya melihat wajah putranya yang duduk di sebelahnya, dan wajahnya terbelah antara kesedihan dan kekalutan.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Spojrzałam na twarz jej syna siedzącego obok i jego twarz była wprost rozdarta żalem i dezorientacją.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Κοίταξα το πρόσωπο του γιου της που καθόταν δίπλα της και το πρόσωπό του ήταν γεμάτο από θλίψη και σύγχυση.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Погледнах в лицето на сина, който стоеше до нея, и лицето му беше просто съсипано от объркване и мъка.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Я посмотрела в лицо её сыну, сидевшему рядом с ней, и его лицо было искажено горем и смятением.
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.아들의 얼굴은 슬픔과 혼란으로 산산조각 나있었습니다
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.lacerato da un misto di mestizia e confusione.
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Tinha a cara cheia de dor e confusão.
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Zijn gelaat was vertrokken van verdriet en verwarring.
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.ופניו היו קרועות בצער ובלבול.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod