alkışlar ile cümle

alkışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Gelächter) (Beifall)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(웃음) [남자: 이것은 당신이 이전에는 할 필요가 없었던 많은 일들을 단순하게 해 줄 것입니다.] (박수)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Nevetés) (Taps)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Râsete) (Aplauze)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Rires) (Applaudissements)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Risas) (Aplauso)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Risate) (Applausi)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Smiech) (Aplauz)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Śmiech) (Oklaski)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Tertawa) (Tepuk tangan)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)[Vai simplificar muitas tarefas que vocês dantes não faziam] (Risos) (Aplausos)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)"Zjednoduší spoustu úloh, které jste předtím vůbec nemuseli dělat!" (potlesk)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Смех в зале) (iPad: Вам это не понравится.
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(Сміх) (iPad: Вам це не сподобається.
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(צחוק) (כפיים)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(ضحك) (على الشاشة: يُسهّل عليكم القيام بوظائف لم تكونوا في حاجة لأدائها أصلاً!) (تصفيق)
(Gülüşmeler) (Daha önce yapmak zorunda olmadığınız birçok görevi kolaylaştıracağım.) (Alkışlar)(笑い) (拍手) 気に入らないと思うけど
--(Gülüşmeler) Şimdi -- (Alkışlar)No, medtem ko -- (Aplavz)
(Gülüşmeler) Teşekkür ederim. (Alkışlar)제가 어떤 일을 하는지 보여줄 수 있어서 기뻤습니다.
(Gülüşmeler) Teşekkür ederim. (Alkışlar)(צחוק) (מחיאות כפיים)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Gelach) (Applaus)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Gelächter) (Applaus)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(웃음) (박수)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Nevetés) (Taps)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Râsete) (Aplauze)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Rires) (Applaudissements)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Risas) (Aplausos)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Risate) (Applausi)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Risos) (Aplausos)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Skratt) (Applåder)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Smeh) (Aplavz)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Smích) (Potlesk)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Śmiech) (Brawa)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Smiech) (Potlesk)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Γέλια) (Χειροκρότημα)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Смех) (Аплодисменты)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Смях) (Аплодисменти)
(Güüşmeler) (Alkışlar)ופשוט המצאנו את כל הדבר הזה. (צחוק) (מחיאות כפיים)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(ضحك) (تصفيق)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(拍手) 住民集会に提案する 簡単な企画を考えました
Güzel. (Alkışlar)ארתור בנג'מין: טוב
Güzel, bu bir şeyleri değiştirebilir. Teşekkürler. Teşekkürler.) (Alkışlar)Hát, ez lehet hogy néhány dolgot meg fog változtatni.
Güzel, bu bir şeyleri değiştirebilir. Teşekkürler. Teşekkürler.) (Alkışlar)Nou, dat zou een paar dingen kunnen veranderen.
Güzel, çok teşekkürler. (Alkışlar)Tốt, cám ơn anh (Vỗ tay)
Güzel dikkatiniz için teşekkür ederim. (Alkışlar)Obrigado pela vossa atenção (Aplausos)
Hani şimdi söyleyin, kim bir Glass demo'su görmek istiyor? [ Alkışlar ] >>Sergey Brin:[ Applåder ]
Hani şimdi söyleyin, kim bir Glass demo'su görmek istiyor? [ Alkışlar ] >>Sergey Brin:(Bersorak sorai dan bertepuk tangan)
Hani şimdi söyleyin, kim bir Glass demo'su görmek istiyor? [ Alkışlar ] >>Sergey Brin:[ Gejuich en applause]
Hani şimdi söyleyin, kim bir Glass demo'su görmek istiyor? [ Alkışlar ] >>Sergey Brin:رؤية عرض النظارة ؟.(منتج نظارة جوجل) [صوت تشجيع وتصفيق]
Hans Rosling'in bana bir grafik vermesi gerekiyor. (Alkışlar)Necesito que Hans Rosling me de un gráfico (aplausos)
[hareketli müzik] [tezahurat ve alkışlar][жизнерадостная музыка] [приветствия и хлопки]
"ha, tamam gelebilirsin" dediler. Hadi oradan diye cevap verdim. (Kahkahalar) (Alkışlar)И аз им казах да си го заврат... (Смях) (Аплодисменти)
Hatırlayan var mı bu bilgisayarı?" (Alkışlar)Το θυμάται κανείς;" (Χειροκρότημα)
Hatırlayın, bu gelen ilk hastam -- (Alkışlar)A spomínate si, môj prvý pacient ktorý vošiel - (Potlesk)
Hatırlayın, bu gelen ilk hastam -- (Alkışlar)A vzpomeňte si, můj první pacient, který přišel -- (Potlesk)
Hatırlayın, bu gelen ilk hastam -- (Alkışlar)Emlékezzenek, az első páciens, aki hozzám jött ... (Taps)
Hatırlayın, bu gelen ilk hastam -- (Alkışlar)E ricordatevi, fu il mio primo paziente -- (Applausi)
Hatırlayın, bu gelen ilk hastam -- (Alkışlar)Et souvenez-vous, le premier patient qui est venu me voir -- (Applaudissements)
Hatırlayın, bu gelen ilk hastam -- (Alkışlar)제가 기억하기로 제 첫번째 환자가 들어와서 -- (박수갈채)
Hatırlayın, bu gelen ilk hastam -- (Alkışlar)Mijn eerste patiënt kwam dus binnen-- (applaus)

İlgili Sayfalar