alkışlama ile cümle

alkışlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Demin alkışlamayan tek kişi sendin.Az előbb te voltál az egyetlen, aki nem tapsolt. Á, komolyan.
Demin alkışlamayan tek kişi sendin.Tout à l'heure, tu as été la seule à ne pas applaudir. Ah, franchement.
Demin alkışlamayan tek kişi sendin.Ήσουν η μόνη που δεν χειροκρότησε πριν.
Demin alkışlamayan tek kişi sendin.انت فقط من لم يصفق لي
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Akkor hagyják abba a tapsolást.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Beh, allora smettete di battere le mani.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Bom, então deixem de bater palmas. (Risos)
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Eh bien alors, cessez de frapper dans vos mains.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Ei bine, atunci opriti-va din batut.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Entonces bien, dejen de aplaudir.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Jamen sluta klappa då.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Na dann, hören Sie auf zu Klatschen.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.No to przestańcie klaskać!
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Tak potom prestaňte tlieskať.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Wel, stop dan met klappen.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Добре тогава, спрете пляскането.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Ну тогда прекратите хлопать.
Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Ну тоді припиніть аплодувати.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Als ik jullie vraag om te klappen -- misschien kan ik dat doen.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Daca v-as ruga sa bateti din palme -- poate o pot face.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Gdybym kazała wam klaskać... Może spróbujmy!
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Ha megkérem Önöket, hogy tapsoljanak -- talán menni fog.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Když vás požádám, ať tleskáte -- to bych možná mohla.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.만약 여러분들에게 박수를 부탁한다면 --- 이렇게 하겠죠
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Možno vám to ukázať takto.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Nếu tôi bảo các bạn vỗ tay -- có lẽ, tôi có thể làm thử
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Om jag bad er att klappa ... jag kanske kan göra det.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Se eu vos pedir para baterem palmas — talvez possa fazê-lo — se eu disser:
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Se vi chiedessi di battere le mani -- forse posso farlo.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Si je vous demandais de frapper dans vos mains -- Peut-être que je peux le faire.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Si les pidiera que aplaudieran -tal vez pueda hacer esto.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Wenn ich Sie bitten würde zu klatschen -- vielleicht kann ich das tun.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Αν σας ζητήσω να κτυπήσετε παλαμάκια... ναι ας το κάνουμε.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Ако ви помоля да пляскате - може бих могла да го направя.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Если бы я попросила вас похлопать — может я могу сделать это.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.Якщо б я попросила вас поплескати - давайте спробуємо.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.אם הייתי מבקשת מכם למחוא כפיים -- אולי אני יכולה לעשות ככה.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.إذا طلبت منكم التصفيق -- ربما أستطيع فعل هذا.
Eğer sizden alkışlamanızı istersem -- belki böyle yapabilirim.手を叩いて雷の音を作って下さい
Evelyn Glennie: Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Evelyn Glenie: thôi được rồi, chúng ta không vỗ tay nữa.
Evelyn Glennie: Eee o zaman, alkışlamayı bırakın. (Kahkahalar) Tekrar deneyin.Evelyn Glennie: ,,No tak přestaňte tleskat." (smích) Zkuste to znovu.
Evelyn Glennie: Eee o zaman, alkışlamayı bırakın. (Kahkahalar) Tekrar deneyin.もう一度 雪です
Evelyn Glennie: Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.그럼 박수 치지마세요.
Evelyn Glennie: Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.Τότε σταματήστε να κτυπάτε παλαμάκια!
Evelyn Glennie: Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.אוולין גלני: ובכן, תפסיקו למחוא.
Evelyn Glennie: Eee o zaman, alkışlamayı bırakın.إيفيلين جلايني: حسناً إذاً، توقفوا عن التصفيق.
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaAz rendben hogy megtapsolják a fizika törvényeit, de lényegében az történik itt
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaEstá bien que aplaudamos a las leyes de la física, pero esencialmente lo que pasa aquí
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslında물리 법칙에 박수를 보내는건 좋아요, 근본적으로 지금 여기에 벌어지고 있는 일은
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaMożna oklaskiwać prawa fizyki, ale w skrócie... (Śmiech)
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaOké, een applaus voor de fysica-wetten. Hier gebeurt eigenlijk het volgende:
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaVa bene applaudire alle leggi della fisica, ma sostanzialmente, quello che succede qui
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaΜπορούμε να χειροκροτούμε τους νόμους της φυσικής, αλλά αυτό που συμβαίνει εδώ
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaАплодувати законам фізики цілком нормально, але, по суті, тут відбулося наступне
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaХубаво е да се аплодират законите на физиката, но по същество какво се случва тук
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaזה בסדר למחוא כפיים לחוקי הפיזיקה, בעקרון מה שקורה פה
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslındaلا بأس أن نصفّق لقوانين الفيزياء، لكن ما يحدث هنا أساسا
Fizik kanunlarını alkışlamak güzel ama burada olan şey aslında物理法則に拍手するのはいいとして ここで起きたことは - (笑)
Kendi konuşmasını sağlam kitlesiyle alkışlamak, muhaliflerininkini de yuhalamak gerek.자신의 발언에 박수를 쳐줄 많은 고객들과 함께 법정에 서야할 시간입니다.
Kendi konuşmasını sağlam kitlesiyle alkışlamak, muhaliflerininkini de yuhalamak gerek.עם קהל קשוח של לקוחות שיריע לרטוריקה שלו ולהשקיט את היריבים שלו.

İlgili Sayfalar