algılıyorum ile cümle

algılıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Onu çok çok kişisel olarak algılıyorum.I took it very, very personally.
Başkaları için antenim var ve onların nasıl hissettiklerini algılıyorum.I have antennae for other people, and perceive how they feel.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.So I've seen life as one long learning process.
Titreşime göre algılıyorum.I work with vibration.
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum.But I just think of it as "look what I just did!"
Caddenin o zamanlar nasıl gözüktüğünün belgesi gibi algılıyorum.But trying to generate an American style
Bir beklenti hissi algılıyorum?I'm looking forward to it. I get a sense of anticipation"?
Ne zaman e harfini görsem elektron olarak algılıyorum.Whenever I see an e, I think an electron.
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum.Ale dla mnie to: "spójrzcie, co właśnie zrobiłem!".
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum."ceea ce trebuia demonstrat." Mie-mi place să folosesc "uite ce-am făcut!"
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum." ce qu'il fallait démontrer ". Mais pur moi, c'est plutôt " Regardez ce que je viens de faire ! "
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum.하지만 저는 그 뜻이 "내가 했던 것을 보라" 라고 생각되어집니다. 여러분들이 머리속에 생각하고 있는 것이 들리는군요.
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum.Ma io lo interpreto come "guarda cosa ho appena fatto!".
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum.Pero para mí es: "¡mira qué hice!"
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum.Но просто си мисля за това като "вижте какво направих току що!"
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum.אבל אני מפרש זאת כ"תראו מה הצלחתי לעשות כרגע!" אני שומע את המחשבות שלכם:
Ama ben onu "bak ne buldum!" olarak algılıyorum.ولكني افكر في نفسي أنظر الى ماذا فعلت !
Bir beklenti hissi algılıyorum?Czekam z niecierpliwością".
Bir beklenti hissi algılıyorum?¿Disfruto por anticipado?"
Bir beklenti hissi algılıyorum?Ich verspüre Vorfreude"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?J'ai une sensation d'anticipation"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Jeg har en følelse af forventningsglæde"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?"기대된다." 라고 느끼십니까?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Nu ben ik geen neurowetenschapper.
Bir beklenti hissi algılıyorum?Provo forse un senso di anticipazione?".
Bir beklenti hissi algılıyorum? Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Tôi thấy được đâu đó sự phấn khích của mong đợi"? tôi không phải là một nhà thần kinh học
Bir beklenti hissi algılıyorum?Simt anticiparea?
Bir beklenti hissi algılıyorum?"Sinto uma espécie de expetativa"? Eu não sou neurocientista.
Bir beklenti hissi algılıyorum?Těším se na to. Cítím očekávání? "
Bir beklenti hissi algılıyorum?Várakozással teli érzésem van"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Обвзема ме усещане за очакване"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Я вловлюю відчуття нетерплячки?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Я чувствую предвкушение?"
Bir beklenti hissi algılıyorum?אני מקבל תחושה של ציפיה" ?
Bir beklenti hissi algılıyorum?أنا أشعر بالترقب حينها
Bir beklenti hissi algılıyorum?私は神経科学者ではありません
Caddenin o zamanlar nasıl gözüktüğünün belgesi gibi algılıyorum.Je na tom něco téměř skličujícího.
Figürler oldukça yoğun, ancak bu resimde asıl psikolojik yoğunluğu algılıyorum, yoğun duygular içindeler.Jego postacie dają poczucie kubatury, masy, grawitacji
Figürler oldukça yoğun, ancak bu resimde asıl psikolojik yoğunluğu algılıyorum, yoğun duygular içindeler.지오토의 그림에서 인물들은 부피감, 중량감, 견고함, 중력의 느낌을 갖습니다. 게다가, 그림 속 인물들을 이 세상속의 자율적인 존재로 보이게끔 하는
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Bral jsem život jako neustálý proces učení.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Deci am vazut viata ca un proces indelungat de invatare.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Ezért az életet egyetlen, hosszú tanulási folyamatnak tekintem.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Ich habe das Leben als einen langen Lernprozess gesehen.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Jag har egentligen sett livet som ett enda långt lärande.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.J'ai donc vu la vie comme un long processus d'apprentissage.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Jeg har set på livet som en lang læreprocess.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.그래서 저는 인생 자체를 하나의 긴 배움의 과정이라고 봐왔습니다.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Op die manier ben ik het leven beginnen zien als één lang leerproces.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Per me la vita è un lungo processo di apprendimento.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Por tanto veo la vida como un largo proceso de aprendizaje.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Tenho visto a vida como um longo processo de aprendizagem.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Zawsze postrzegałem życie jako jeden długi proces nauki.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Тому, я розглядаю життя як один довгий навчальний процес.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Тъй че, гледам на живота като един дълъг процес на обучение.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.Я воспринимаю жизнь как один долгий процесс обучения.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.אני אוהב לראות את החיים כתהליך ארוך של למידה.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.لذلك أرى الحياة كرحلة طويلة من التعلم.
Hayatı bir bütün olarak uzunca bir öğrenme süreci olarak algılıyorum.だから あるエアラインに乗って
Ne zaman e harfini görsem elektron olarak algılıyorum.Vždy, když vidím "e", představím si elektron.
Ne zaman e harfini görsem elektron olarak algılıyorum.Zawsze, gdy widzę e, myślę o elektronie.

İlgili Sayfalar