Bilgide işin sonuna doğru yaklaştık fakat algılamamıza gelince işin sonuna çok uzağız.Nhưng chúng ta còn xa mới thắng nếu nói về vấn đề nhận thức.
Bilgide işin sonuna doğru yaklaştık fakat algılamamıza gelince işin sonuna çok uzağız.Nous en sommes plutôt au bout du savoir, mais nous sommes loin de la fin quand il s'agit de notre perception.
Bilgide işin sonuna doğru yaklaştık fakat algılamamıza gelince işin sonuna çok uzağız.We zitten in het eindspel wat kennis betreft, maar niet in de buurt van het eindspel van perceptie
Bilgide işin sonuna doğru yaklaştık fakat algılamamıza gelince işin sonuna çok uzağız.אנחנו די בשלב הסופי באשר לידע. אבל ממש לא קרובים לשלב הסופי בכל הנוגע לתפיסה שלנו.
Bilgide işin sonuna doğru yaklaştık fakat algılamamıza gelince işin sonuna çok uzağız.نحن تقريبا في المباراة الفاصلة مع المعرفة، لكننا لسنا قرب نهاية اللعبة عندما يتعلق الأمر بتصورنا.
Bilgide işin sonuna doğru yaklaştık fakat algılamamıza gelince işin sonuna çok uzağız.認知については 行き詰まりさえ見えていません まだ暗黒の時代から抜け出られずにいます
Bilinç algılarımızı korteks düzenliyor.Die Großhirnrinde reguliert unser bewusstes Dasein.
Bilinç algılarımızı korteks düzenliyor.대뇌피질은 우리의 의직적인 삶을 조정해줍니다.
Bilinç algılarımızı korteks düzenliyor.Korteks mengatur kami sadar hidup.
Bilinç algılarımızı korteks düzenliyor.La corteccia regola la nostra vita cosciente.
Bilinç algılarımızı korteks düzenliyor.La corteza regula nuestras vidas conscientes.
Bilinç algılarımızı korteks düzenliyor.Le cortex contrôle notre vie consciente.
Bilinç algılarımızı korteks düzenliyor.O córtex controla a nossa vida consciente.
Bilinç algılarımızı korteks düzenliyor.Кората регулира съзнателния ни живот.
Bilinçli bir yoğunluk var, ve bu gerçek dışılık algısını artırıyor.Esattamente. ... con questo tipo di compressione voluta che crea un senso di quasi l'impossibile.
Bilinçli bir yoğunluk var, ve bu gerçek dışılık algısını artırıyor.Tato záměrná manipulace pomáhá vytvořit pocit téměř nemožného.
Bilinçli bir yoğunluk var, ve bu gerçek dışılık algısını artırıyor.Правильно. ... з таким видом навмисного стискання що створює відчуття майже неможливого.
Bilinçli bir yoğunluk var, ve bu gerçek dışılık algısını artırıyor.Точно. С това преднамерено сгъстяване, което създава чувство за невъзможност.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.2) Neznámé je vnímáno jako rizikovější než to běžné.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Az ismeretlen rizikót kockázatosabbnak érzékeljük mint az ismerőst.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Das Unbekannte wird als gefährlicher wahrgenommen als das Gewohnte.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.또한, 우리에게 친숙한것 보다는 우리가 모르는 것을 더 위험하게 인식합니다.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.L'ignoto viene percepito come più rischioso del familiare.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.L'inconnu est perçu comme étant plus risqué que le familier.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Lo desconocido es percibido como más riesgoso que lo familiar.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Necunoscutul este perceput a fi mai riscant decât cunoscutul.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Neznáme je vnímané ako rizikovejšie ako to bežné.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Những điều chưa biết được nhận thức là rủi ro hơn những thứ quen thuộc.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Niewiadome jest postrzegane jako bardziej ryzykowne niż wiadome.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.O desconhecido é percepcionado como mais arriscado do que o familiar.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Yang tidak diketahui dianggap lebih berisiko ketimbang yang biasa diketahui.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Το άγνωστο εκλαμβάνεται ως πιο επικίνδυνο από το οικείο.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Незнакомое воспринимается более рискованным, чем знакомое.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.Непознатото се възприема като по-рисковано от познатото.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.הבלתי ידוע נתפש כמסוכן יותר מאשר המוכּר.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.ينظر إلى المجهول أنه أكثر خطرا من المعروف.
Bilinmeyen, alışkın olduğumuzdan daha tehlikerli olarak algılanır.既知のリスクより大きく捉えられます 例えば
Bilirsiniz, yaşam daha iyi olabilir algısı, buna katılabilirim --삶이 더 나아질 수 있다, 이것에 동참할 수 있다.
Bilirsiniz, yaşam daha iyi olabilir algısı, buna katılabilirim --La sensación de que la vida podría ser mejor, podría unirme a ella...
Bilirsiniz, yaşam daha iyi olabilir algısı, buna katılabilirim --התחושה של, אתם יודעים, החיים יכולים להיות טובים יותר, הייתי יכול להצטרף --
Bilirsiniz, yaşam daha iyi olabilir algısı, buna katılabilirim --حس، كما تعلمون، أن الحياة ممكن أن تكون أفضل، يمكنني الإنضمام إلى--
Bilirsiniz, yaşam daha iyi olabilir algısı, buna katılabilirim --完璧な自分という感覚を生むか
Bir beklenti hissi algılıyorum?Těším se na to. Cítím očekávání? "
Bir beklenti hissi algılıyorum?Várakozással teli érzésem van"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?"Sinto uma espécie de expetativa"? Eu não sou neurocientista.
Bir beklenti hissi algılıyorum?Czekam z niecierpliwością".
Bir beklenti hissi algılıyorum?¿Disfruto por anticipado?"
Bir beklenti hissi algılıyorum?Ich verspüre Vorfreude"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?J'ai une sensation d'anticipation"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Jeg har en følelse af forventningsglæde"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?"기대된다." 라고 느끼십니까?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Nu ben ik geen neurowetenschapper.
Bir beklenti hissi algılıyorum?Provo forse un senso di anticipazione?".
Bir beklenti hissi algılıyorum? Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Tôi thấy được đâu đó sự phấn khích của mong đợi"? tôi không phải là một nhà thần kinh học
Bir beklenti hissi algılıyorum?Simt anticiparea?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Обвзема ме усещане за очакване"?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Я вловлюю відчуття нетерплячки?
Bir beklenti hissi algılıyorum?Я чувствую предвкушение?"
Bir beklenti hissi algılıyorum?אני מקבל תחושה של ציפיה" ?
Bir beklenti hissi algılıyorum?أنا أشعر بالترقب حينها