aldatıyor ile cümle
aldatıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.لسانهم سهم قتال يتكلم بالغش. بفمه يكلم صاحبه بسلام وفي قلبه يضع له كمينا.
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.他 們 的 舌 頭 是 毒 箭 、 說 話 詭 詐 . 人 與 鄰 舍 口 說 和 平 話 、 心 卻 謀 害 他
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.他 們 的 舌頭 是 毒箭 、 說話詭詐 . 人與鄰 舍 口 說和平話 、 心卻謀 害 他
Dur, bekle bekle bekle. Seni Carolyn'ın aldatıyor? Evet.うん、でも、あなたは永遠に一夫一婦滞在できなかったことを言わなかった? うん?だから? それは修辞的だった。
Gözlerin seni aldatıyor.Deine Augen täuschen Dich.
Gözlerin seni aldatıyor.Dina ögon bedrar dig.
Gözlerin seni aldatıyor.Dine øjne bedrager dig.
Gözlerin seni aldatıyor.I tuoi occhi ti tradiscono.
Gözlerin seni aldatıyor.Je ogen bedriegen je.
Gözlerin seni aldatıyor.Ne higgy a szemednek.
Gözlerin seni aldatıyor.Oczy cię zwodzą.
Gözlerin seni aldatıyor.Seus olhos te enganam.
Gözlerin seni aldatıyor.Silmäsi huijaavat sinua.
Gözlerin seni aldatıyor.Tes yeux te trompent.
Gözlerin seni aldatıyor.Tus ojos te engañan
Gözlerin seni aldatıyor.Tvé oči tě klamou.
Gözlerin seni aldatıyor.Tvoje oči ťa klamú.
Gözlerin seni aldatıyor.Τα μάτια σου σε απατούν.
Gözlerin seni aldatıyor.Твои глаза обманывают тебя.
Gözlerin seni aldatıyor.私には関係ないわ
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Fico sempre estupefacta quando as pessoas me perguntam: "Porque é que os homens são tão adúlteros?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Ik ben altijd verbaasd wanneer mensen naar me toe komen en zeggen, "Waarom zijn mannen zo overspelig?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Je suis toujours frappée lorsque les gens me disent :
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.사람들이 저한테 와서 '왜 남성들은 그렇게 간통할까요?' 라고 물을 때 항상 놀랍니다.
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Mi stupisce quando le persone vengono da me e mi chiedono, "Perché gli uomini sono così infedeli?
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Pokaždé žasnu, když za mnou někdo přijde a ptá se: "Proč jsou muži takoví proutníci?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Siempre me sorprende cuando la gente viene y me pregunta: ¿por qué los hombres son tan adúlteros?
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Sunt întotdeauna uimită când oamenii vin la mine şi îmi spun "De ce bărbaţii sunt atât de adulterini?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Tôi luôn luôn ngạc nhiên khi có người đến với tôi và nói, "Tại sao đàn ông hay ngoại tình?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Vedno sem presenečena, ko me ljudje vprašajo: "Zakaj moški bolj varajo?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Vždy žasnem, keď za mnou prídu ľudia s otázkou: "Prečo sú muži takí sukničkári?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Zdumiewa mnie pytanie: "Czemu mężczyźni tak często zdradzają?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Πάντα εκπλήσσομαι όταν με ρωτάνε, "Γιατί οι άντρες είναι τόσο άπιστοι;"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Винаги се учудвам, когато някой ме попита: "Защо мъжете изневеряват толкова?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Я всегда в шоке, когда ко мне подходят и говорят: "Почему мужчины такие изменники?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.Я завжди дивуюсь, коли до мене підходять люди і кажуть: "Чому чоловіки такі зрадливі?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.אני תמיד נדהמת כשאנשים באים ואומרים לי, "למה גברים כל כך בוגדניים?"
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.ودائماً ما أندهش عندما تأتي إليّ النساء و يقلن: لماذا يحب معشر الرجال المعاشرة الجنسية؟
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.「なぜ男はあんなに浮気性なの?」 「どうして男性が女性より浮気性だと言えるの?」と答えるのですが
İnsanlar gelip de bana "erkekler niye bu kadar aldatıyor?" diye sorduklarında çok şaşırıyorum.我總覺得驚訝,當人哋同我講: 「男人點解咁鍾意去滾呢?」
Kör bir adamı aldatıyorsun.Engañaste a un hombre ciego.
Kör bir adamı aldatıyorsun.Hai ingannato un cieco.
Kör bir adamı aldatıyorsun.Tu as voulu abuser d'un pauvre aveugle.
Kör bir adamı aldatıyorsun.Κορόιδεψεs έναν τυφλό.
Kör bir adamı aldatıyorsun.Ты хотела обмануть слепого.
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.Denn sie geizen allesamt, klein und groß; und beide, Propheten und Priester, gehen allesamt mit Lügen um
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.For både små og store søker alle sammen urettferdig vinning; både profet og prest gjør alle sammen svik,
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.이는 그들이 가장 작은 자로부터 큰 자까지 다 탐남하며 선지자로부터 제사장까지 다 거짓을 행함이라
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.Perché dal piccolo al grande tutti commettono frode; dal profeta al sacerdote tutti praticano la menzogna
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.Thi fra små til store søger hver eneste Vinding, de farer alle med Løgn fra Profet til Præst.
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.Ty alla, både små och stora, söka där orätt vinning, och både profeter och präster fara allasammans med lögn,
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.Ибо от малого до большого, каждый из них предан корысти, и от пророка до священника– все действуют лживо;
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.כי מקטנם ועד גדולם כלו בוצע בצע ומנביא ועד כהן כלו עשה שקר׃
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.لانهم من صغيرهم الى كبيرهم كل واحد مولع بالربح ومن النبي الى الكاهن كل واحد يعمل بالكذب.
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.因 為 他 們 從 最 小 的 到 至 大 的 、 都 一 味 的 貪 婪 . 從 先 知 到 祭 司 、 都 行 事 虛 謊
‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.因為 他 們從 最 小 的 到 至 大 的 、 都 一味 的 貪婪 . 從先知 到 祭司 、 都 行事 虛謊
Paleontologlar son 200 yıldır ölümü aldatıyorlar.음, 지난 200년간의 고생물학자들은 죽음에 대해 통계를 냈습니다. 특이한 점은
Paleontologlar son 200 yıldır ölümü aldatıyorlar.Bien, los paleontólogos en los últimos 200 años han estado haciendo un seguimiento a la muerte.
Paleontologlar son 200 yıldır ölümü aldatıyorlar.Các nhà cổ sinh vật học suốt 200 năm qua đã lập bảng biểu về cái chết.
Paleontologlar son 200 yıldır ölümü aldatıyorlar.Ei bine, paleontologii în ultimii 200 de ani au cartografiat moartea.