aldın ile cümle
aldın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Özel ders mi aldınız?Κάνατε μαθήματα με κάποιον άλλο;
Özel ders mi aldınız?هل حصلت على دروس من رجل اخر؟
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Bagaimanapun. Untuk meminjamkan sanggar untuk perjudian setelah menerima uang...
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.In fine. Pentru ca ati inchiriat sala unor jucatori impatimiti, dupa ce ati primit bani..
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Na ja. Sie haben Geld bekommen und Ihr Studio an Spekulationssuchenden geboten...
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Nieważne. Za użyczanie studia dla hazardu po otrzymaniu pieniędzy
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Peu importe. Pour avoir prêté votre local à des joueurs compulsifs après avoir reçu de l'argent...
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.Τέλος πάντων. Για την παροχή της σχολής σου επι πληρωμή σε κατά συρροή τζογαδόρους..
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.В любом случае, вы предоставили место для незаконных игр и получили деньги..
Para aldınız ve kumarbazlara yer sağladınız.أياً كان.. لإعارتك الاستوديو لمدمني القمار وتلقيكِ المال...
Para borç aldınız, ve geri ödeyemiyorsunuz, alacaklı için fiziki olarak çalışmak zorunda kalıyordunuz.Rozhodl jste se půjčit si peníze, nemůžete je splácet, tohle je to, co máte udělat.
Park Hae Young'dan bir hediye aldınız mı?Park Hae Youngtól kapott ajándékot?
Park Hae Young'dan bir hediye aldınız mı?Vous avez reçu un cadeau de Park Hae Young ?
Park Hae Young'dan bir hediye aldınız mı?Λάβατε δώρο από τον Παρκ ΧεΓιουνγκ.
Park Hae Young'dan bir hediye aldınız mı?هل حصلتي على هدية من بارك هاي يونغ؟
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Depois dela ter sido enviada, o seu secretário disse-lhe: "Recebeu aquela carta da mulher da festa?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Después de haberla enviado su secretaria le dijo: "¿Recibió esa carta de la mujer que estaba en la fiesta?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Dopo che la spedì, la segretaria gli disse: "Ha trovato quella lettera della donna della festa?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?După ce a trimis poza, secretara lui îi spune, "Ați primit scrisoarea de la femeia de la sărbătoare?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?액자를 보낸 후에 비서가 그에게 말했습니다. "원유회에서 만났던 그녀에게서 편지를 받으셨나요?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Miután ezt elküldte, a titkársága jelentkezett, "Megkapta azt a levelet a nőtől a partin?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Nadat ze was verzonden, zei zijn secretaresse hem: "Heb je die brief van die vrouw op het feest gehad?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Poté, co ji sekretářka odeslala, zeptala se: "Dostal jste dopis od té ženy ze slavnosti?"
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Potem ko so fotografijo poslali, ga je tajnik vprašal, "Ste dobili pismo tiste ženske z zabave?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Sau khi lá thư được gửi đi, thư kí ông hỏi "Ngài đã đọc lá thư từ người phụ nữ ở lễ hội chưa?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Une fois la photo envoyée, sa sécretaire lui a dit, "Avez-vous eu la lettre de la femme de la fête ?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Αφού την έστειλε, η γραμματέας του του είπε, "Πήρατε το γράμμα από τη γυναίκα στην εκδήλωση;
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?Когда все это было отправлено, его секретарь спросила: "Вы получили письмо от той женщины с мероприятия?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?След като я изпратил, неговата секретарка му казала: "Получихте ли онова писмо от жената на празника?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?לאחר ששלח את התמונה שאל אותו המזכיר שלו "האם קיבלת את התמונה מהאישה ההיא במסיבה?
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?وبعد إرسالها، قال له سكرتيره، "هل تلقيت هذا الخطاب من تلك المرأة التي رأيتها في الحفل؟
Posta yollandıktan sonra sekreteri ona "Eğlencedeki şu kadının mektubunu aldınız mı?「あの女性の手紙を見ましたか? 彼女を思い出せるように(馬顔)と書いたんですが」
Rahatladım! En yüksek notu yine sen aldın!Ai luat nota maxima, din nou !
RB: CA:Ve sen Ian McEwan romanından ilham aldın herhalde.Mówił żebym skoczył, ale gdy tylko odciążył balon wyskakując, wystrzeliłem do góry na ponad 3 500 metrów i ...
RB: CA:Ve sen Ian McEwan romanından ilham aldın herhalde.Nu, mi-a spus sa sar, dar cand greutatea lui a disparut, balonul a tasnit la 3500 de metri si eu...
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)Excelent.
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)FC:
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)Sam nam vandaag vrij van school om hier te zijn en hij is --- (Applaus) --
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)Sam nie poszedł dziś do szkoły, żeby tutaj przyjść.
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)Výborně.
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)ΦΚ: Ο Σαμ δεν πήγε σχολείο σήμερα για να έρθει εδώ, και είναι -- (Χειροκρότημα) --
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)Отже, Сем пропустив сьогодні школу, щоб бути тут, ось він — (Оплески) --
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)פ"ק: מצוין. סאם לקח היום יום חופש מביה"ס כדי לבוא לכאן, והוא-- [מחיאות כפיים]--
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)فرانسس : ممتاز. أخذ سام اليوم اجازه من المدرسه ليكون معنا هنا وها هو -- (تصفيق)
Sam bugün burada olmak için okuldan izin aldın ve o...(Alkış)ここに来てくれました そして彼は — (拍手) — 彼はボストンにある学校で9年生ですが
Sen aldın değil mi?Cậu đã lấy, phải không?
Sen aldın değil mi?Du hast es genommen,hast du ?
Sen aldın değil mi?Du tog den gjorde du det?
Sen aldın değil mi?Je had het genomen, niet waar?
Sen aldın değil mi?Kamu yang mengambilnya kan?
Sen aldın değil mi?L'hai preso tu vero?
Sen aldın değil mi?To ty si mi ich vzal, však?
Sen aldın değil mi?Tu i-ai luat, nu-i asa?
Sen aldın değil mi?Tu l'as prise n'est-ce pas ?
Sen aldın değil mi?Zabrałeś to! Przyznaj się!
Sen aldın değil mi?Το πήρες έτσι δεν είναι;
Sen aldın değil mi?Ты забрал их что ли?
Sen aldın değil mi?لقد اخذته, اليس كذلك؟
Sen aldın değil mi?バカか
Sende bu tarz bir şey aldın mı?Получил ли ты что-нибудь подобное?
İlgili Sayfalar