aldın ile cümle
aldın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Quand avez-vous vraiment apprécié la dernière fois la seule voix de votre ami?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Quando è stata l'ultima volta che avete apprezzato solo la voce del vostro amico?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Wanneer genoot je laatst van enkel de stem van je vriend?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Πότε ήταν η τελευταία φορά που πραγματικά απολαύσατε απλά τη φωνή ενός φίλου σας;
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Вы помните, когда просто наслаждались голосом вашего друга?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Кога за последен път сте се наистина радвали само на гласа на вашия приятел?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?Коли ви востаннє дійсно насолоджувались просто голосом свого друга?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?מתי בפעם האחרונה נהניתם רק להקשיב לקולו של חבר?
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?متى آخر مرة أستمتعت بها بالإستماع إلى صوت صديق
En son ne zaman gerçekten bir arkadaşınızın sadece sesini duymaktan keyif aldınız?心から楽しんだのは いつですか? これが私が行っている プロジェクトです
En yüksek notu yine sen aldın!Cậu lại đạt điểm tuyệt đối!
En yüksek notu yine sen aldın!Du fick perfekt poäng igen!
En yüksek notu yine sen aldın!Du fik perfekt score igen!
En yüksek notu yine sen aldın!Du hast wieder die volle Punktzahl!
En yüksek notu yine sen aldın!Hai ottenuto di nuovo un punteggio perfetto!
En yüksek notu yine sen aldın!Je hebt weer de perfecte score!
En yüksek notu yine sen aldın!Kamu dapat nilai sempurna lagi!
En yüksek notu yine sen aldın! Mükemmelsin!또 만점이더라. 대단해!
En yüksek notu yine sen aldın! Mükemmelsin!קיבלת תוצאה מושלמת שוב! אתה מדהים!
En yüksek notu yine sen aldın! Mükemmelsin!لقد حصلت على افضل العلامات مجددا , انك مذهل
En yüksek notu yine sen aldın! Mükemmelsin!おめでとう!
En yüksek notu yine sen aldın!Tu as encore eu un score parfait !
En yüksek notu yine sen aldın!Znovu máš výborné skóre!
En yüksek notu yine sen aldın!Znów masz idealny wynik!
En yüksek notu yine sen aldın!Πήρες ξανά τέλειο σκορ!
En yüksek notu yine sen aldın!Ти пак изкара пълна шестица!
En yüksek notu yine sen aldın!У тебя опять отличные оценки!
Evet? 70 kilo işkembe, kelleyi aldın mı? Kulaklar, ciğer, rahim?70 kg de boudin, viande de tête, oreilles, foie et utérus, tu les as tous achetés ?
Evet? 70 kilo işkembe, kelleyi aldın mı? Kulaklar, ciğer, rahim?Ναί; 70 κιλά εντόσθια, πήρες κεφαλή, αυτιά, συκώτι, και μήτρα;
- Evet. Yeni bir tahtırevan mı aldınız?Имате нов паланкин?
Gerek yok, yüz bin gibi görünüyor. Yüzde 60 faizle aldın.-Poznám 100 000 dolarů.
Gerek yok, yüz bin gibi görünüyor. Yüzde 60 faizle aldın.Ţi-i dau la 60 la sută.
Gerek yok, yüz bin gibi görünüyor. Yüzde 60 faizle aldın. Umarım ne yaptığını biliyorsundur.Ha nem adod meg, kalapáccsal agyonverlek.
Gerek yok, yüz bin gibi görünüyor. Yüzde 60 faizle aldın.Zdi se mi 100.000 dolarjev.
Geri kalan %75'lik kısım için ise bankadan kredi aldınız. .銀行から借りました。 そう 15 万ドルの融資を
Geri ver. Neden telefonumu aldın?اعده, لماذا تأخد هاتف شخص اخر؟
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin, Bu çok garip bir durum olacaktır.Если вы, например, подойдёте к начальнику и возьмете с его тарелки креветку, то это - неловкая ситуация.
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin, Bu çok garip bir durum olacaktır.Якщо ви підете і візьмете собі тарілку вашого боса, це може бути дивною незручною ситуацією.
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,Ha például odalépnél a főnöködhöz és a tányérjából kiennél egy rákot, az egy elég kínos helyzet volna.
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,에를 들어 만약 당신이 자리를 건너가서 상사의 접시에 있는 새우를 맘대로 먹었다면,
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,Np. jeśli poczęstujesz się krewetką z talerza szefa,
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,אם ניגשת והתכבדת בחסילון מהצלחת של הבוס שלך,
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,إذا قمت بخدمة نفسك وتعديت على طبق الروبيان الموجود قبالة رئيسك،
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,上司の皿からエビをとるというのは あり得ない状況でしょう
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Ai avut nota mea?" A întrebat el cu o profundă voce aspră şi un puternic marcat german accent.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Anda punya catatan saya?" Tanyanya dengan mendalam suara keras dan kuat ditandai Jerman aksen.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Bạn đã lưu ý tôi không?" Ông hỏi với một sâu khắc nghiệt thoại và một mạnh mẽ đánh dấu Đức giọng.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Du hade min lapp, frågade han med en djup sträv röst och ett starkt präglat tysk accent.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Du havde min note?" Spurgte han med en dyb barske stemme og en stærkt markeret tysk accent.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Imeli ste moje sporočilo?" Je vprašal z globoko oster glas in močno zaznamovala nemško naglas.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Je had mijn briefje?" Vroeg hij met een diepe rauwe stem en een sterk gemarkeerde Duitse accent.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."당신은 내 쪽지 있었지?"라고 물었와 깊은 거친 목소리와 강하게 독일어로 표시 억양.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Lei era la mia nota?", Ha chiesto con una profonda voce aspra e fortemente segnato tedesco accento.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Mal si môj odkaz?" Spýtal sa hlbokým krutý hlas a silno poznamenala nemecká prízvuk.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Měl jsi můj vzkaz?" Zeptal se hlubokým krutý hlas a silně poznamenala německá přízvuk.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Miałeś moje notatki?" Zapytał z głębokim szorstki głos i silnie zaznaczone niemiecki akcent.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Olit minun viestini?", Hän kysyi syvä kova ääni ja voimakkaasti merkittävä saksalainen aksentti.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Te is a levelemet?" Kérdezte egy mély durva hang-és erősen jelölt német akcentussal.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Vous avez eu ma note?" Dit-il avec un profond voix rauque et fortement marqué allemande accent.
"Gönderdiğim notu aldınız?" Diye sordu derin bir tırmalayıcı bir sesi ve güçlü bir Alman işaretli aksan."Θα είχε σημείωμα μου;" ρώτησε με μια βαθιά σκληρή φωνή και ένα έντονα σήμανση γερμανικά προφορά.
İlgili Sayfalar