aldılar ile cümle

aldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bitirme sertifikasını aldılar.Они получили свидетельство об успешном окончании курса.
Bu bitirme sertifikasını aldılar.Те получиха това удостоверение за завършване.
Bu bitirme sertifikasını aldılar.הם קיבלו את תעודת הסיום הזו.
Bu bitirme sertifikasını aldılar.لقد حصلوا على هذا التقرير والانجاز
Bu bitirme sertifikasını aldılar.この経験から私達が 得たものは何でしょう?
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››isto é, duas tribos e meia já receberam a sua herança aquém do Jordão, na altura de Jericó, do lado oriental.
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››Két törzs és egy fél törzs megkapta az õ örökségét a Jordánon túl, Jérikhó ellenében napkelet felõl.
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››이 두 지파와 반 지파가 여리고 맞은편 요단 건너편 곧 해 돋는 편에서 그 기업을 받았느니라
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››Půl třetího pokolení vzali dědictví své před Jordánem proti Jerichu, k straně na východ slunce.
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››Queste due tribù e mezza hanno ricevuto la loro porzione oltre il Giordano di Gerico, dal lato orientale»
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››Ta dva rodova in pol so prejeli svojo dediščino tostran Jordana, od Jeriha proti solnčnemu vzhodu.
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››Tanah pusaka mereka itu di sebelah timur Sungai Yordan, di dekat kota Yerikho.
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››два колена и половина колена получили удел свой за Иорданом против Иерихона к востоку.
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››Тия две и половина племена взеха наследството си оттатък Иордан, срещу Ерихон, на изток.
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››שני המטות וחצי המטה לקחו נחלתם מעבר לירדן ירחו קדמה מזרחה׃
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››السبطان ونصف السبط قد اخذوا نصيبهم في عبر اردن اريحا شرقا نحو الشروق
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››這 兩 個 半 支 派 已 經 在 耶 利 哥 對 面 、 約 但 河 東 向 日 出 之 地 受 了 產 業
Bu iki oymakla yarım oymak mülklerini Erihanın karşısındaki Şeria Irmağının doğusunda aldılar.››這兩個 半 支派 已 經 在 耶利哥 對面 、 約但 河東 向 日出 之地 受 了 產業
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Co ich zainspirowało?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?¿De dónde salió la inspiración?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?De unde şi-au luat ei inspiraţia asta.
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Dove hanno preso quell'ispirazione?"
Bu ilhamı nereden aldılar ki?도대체 어디서 저런 영감을 받았을까?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Où avaient-ils puisé leur inspiration ?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Waar kregen ze hun inspiratie?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Woher kam die Inspiration dafür?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Откуда они черпали вдохновение?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?"מאיפה הם שאבו השראה?"
Bu ilhamı nereden aldılar ki?أين وجدوا ذلك الإلهام؟
Bu ilhamı nereden aldılar ki?それから僕はヨーヨに会った
Bu insanlar risk aldılar, ve karşılığında getiri sağladılar.Všichni tito lidé riskovali, dostali již své odměny.
Bu insanlar risk aldılar, ve karşılığında getiri sağladılar.しかし、リスクが当たり始めると、政府は確実にそれを行うので、
Bu kişiler, kredilerini ticari bir bankadan aldılar. .来ています。 そして、
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:E ci hanno pensato su e ci hanno anche scritto degli articoli:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:E eles pensaram sobre isso e até escreveram artigos sobre isso:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Elkezdtek ezen gondolkodni, és még tanulmányokat is írtak róla:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:그리고 그들은 그것에 대해 생각했습니다. 그리고 그들은 그것에 대해 논문을 쓰기도 했습니다.
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar: "Küçük dinozorlar nerede?" (Kahkahalar)Et ils y ont réfléchi et ils ont même écrit des articles dessus : " Où sont les petits dinosaures ? " (Rires)
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar: "Küçük dinozorlar nerede?" (Kahkahalar)Şi s-au gândit la asta şi au scris şi lucrări despre asta: " Unde sunt dinozaurii mici? " (Râsete)
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Och de tänkte på det och de skrev till och med uppsatser om det:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Premýšľali o tom a dokonca o tom napísali aj článok:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Přemýšleli o tom a dokonce o tom napsali pojednání:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Und sie dachten darüber nach und schrieben sogar Artikel darüber:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Và họ suy nghĩ về điều đó và họ thậm chí viết bài về nó:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Y reflexionaron e incluso escribieron artículos:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Zaczęli się nad tym zastanawiać, nawet pisali publikacje na ten temat:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Ze dachten erover na, schreven er zelfs papers over:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Они размышляли над этим и даже написали об этом доклад:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Те размишляваха върху това и дори написаха доклади за това:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:והם חשבו על זה והם אפילו פרסמו מאמרים על זה:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:وفكروا فيها وكتبوا اوراقاً علمية عنها
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:論文を書きました "小さい恐竜はどこか?"
Bu kredileri satın aldılar.Kúpili všetky tieto pôžičky a práva na tieto platby idú teraz presunúť na túto účelovo založenú spoločnosť.
Bu kredileri satın aldılar.これらの支払いの権利は、
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.Dzięki temu reformatorzy w Parlamencie lustrują podejrzane kontrakty.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.Hierdoor aangemoedigd zijn nu hervormers in het parlement dubieuze contracten aan het onderzoeken.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.구성했습니다. 그리고 이에 고무되어 국회 개혁파는 이중 계약에 대하여 조사를 벌이고 있어요.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.les réformateurs au Parlement sont maintenant en train d'enquêter sur des contrats douteux.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.los reformistas en el Parlamento están investigando los contratos dudosos.
Bundan güç alan Parlamento'daki reform yanlıları şaibeli kontratları incelemeye aldılar.На этой волне члены парламента, поддерживающие реформы, взялись за расследование сомнительных контрактов.
İlgili Sayfalar