aldık ile cümle

aldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu yoldan bir sürü örnekler aldık ve laboratuvarda test ettik.Tomamos muchas muestras de esta carretera y las probamos en el laboratorio.
Bu yoldan bir sürü örnekler aldık ve laboratuvarda test ettik.Więc pobraliśmy z tej autostrady wiele próbek i przetestowaliśmy je w laboratorium.
Bu yoldan bir sürü örnekler aldık ve laboratuvarda test ettik.Έτσι πήραμε πολλά δείγματα από αυτόν τον δρόμο και τα δοκιμάσαμε στο εργαστήριο.
Bu yoldan bir sürü örnekler aldık ve laboratuvarda test ettik.Взимахме много проби от този път и им правехме тестове в лабораторията.
Bu yoldan bir sürü örnekler aldık ve laboratuvarda test ettik.Мы взяли несколько образцов этой дороги и проверили их в лаборатории.
Bu yoldan bir sürü örnekler aldık ve laboratuvarda test ettik.Тому ми взяли багато зразків з цієї дороги, і тестували їх у лабораторних умовах.
Bu yoldan bir sürü örnekler aldık veאז לקחנו הרבה דוגמאות מכביש זה
Bu yoldan bir sürü örnekler aldık veو قد أخذنا مجموعة من العينات من هذا الطريق
Bu yoldan bir sürü örnekler aldık veラボでテストを行いました
Büyükbabanın günlüğünü aldıktan sonra... ...bittiğini daha iyi hissedeceksin.Miután megkapod nagyapád naplóját, sokkal nyugodtabb lehetsz.
Büyükbabanın günlüğünü aldıktan sonra... ...bittiğini daha iyi hissedeceksin.Une fois que tu auras reçu le journal de ton grand-père, tu auras un tel sentiment d'accomplissement.
Büyükbabanın günlüğünü aldıktan sonra... ...bittiğini daha iyi hissedeceksin.Αφού επιστραφούν τα ημερολόγια, θα νιώθεις πιο ήρεμη.
Büyükbabanın günlüğünü aldıktan sonra... ...bittiğini daha iyi hissedeceksin.بعد عودت مذكرات جدك فانت حتما تشعرين بالراحة
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Abbiamo messo nell'esperimento un grosso gruppo di studenti e li abbiamo pagati in anticipo.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Am luat un grup mare de studenţi pentru a participa la experiment, şi i-am plătit dinainte.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Arranjámos um grande grupo de alunos para participarem na experiência e pagámos-lhes antecipadamente.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Chúng tôi có 1 nhóm lớn các sinh viên tham gia thí nghiệm và chúng tôi đã trả trước cho họ
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Conseguimos un grupo grande de estudiantes, y les pagamos por adelantado.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Do kolejnego eksperymentu zaprosiliśmy dużą grupę studentów, opłaconych z góry.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Een grote groep studenten deed mee aan het onderzoek en we betaalden ze vooraf.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Kita mengumpulkan pelajar dalam jumlah besar untuk experimen ini, dan kita bayar mereka di muka.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.많은 학생들을 실험에 참여시키고 미리 돈을 지급했습니다.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Při experimentu jsme měli velkou skupinu studentů a předplatili jsme si je.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Saimme ison ryhmän opiskelijoita kokeeseemme, ja maksoimme heille etukäteen.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Vi fik en stor gruppe af studerende med i eksperimentet, og vi betalte dem på forhånd.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Vi samlade en stor grupp studenter att vara med i experimentet och betalade dem i förväg.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Vybrali sme veľú skupinu študentov na experiment, a zaplatili sme im dopredu.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Wir haben jede Menge Studenten rekrutiert, an dem Experiment teilzunehmen und sie im Voraus bezahlt.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Πείραμε ένα μεγάλο δείγμα φοιτητών να συμμετάσχουν στο πείραμα και τους προπληρώσαμε.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.Включихме в експеримента голяма група студенти и им платихме предварително.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.אירגנו קבוצת סטודנטים גדולה לניסוי ושילמנו להם מראש,
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.حصلنا على مجموعة كبيرة من الطلاب في التجربة، وقمنا بالدفع لهم مسبقاً.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.先に渡しました 全員 お金が入った封筒を手にします
Bu yüzden biz hızlıca bu alanı koruma altına aldık... ...mercan alanlarının bu kısmının ölü olduğu gözüküyor.Đột nhiên khu vực chúng tôi đang bảo vệ giờ bỗng dưng chết, ít nhất là những khu vực san hô.
Bu yüzden biz hızlıca bu alanı koruma altına aldık... ...mercan alanlarının bu kısmının ölü olduğu gözüküyor.Jadi tiba-tiba daerah yang kita lundungi ini tampaknya sudah mati, setidaknya pada terumbu karang.
Bu yüzden biz hızlıca bu alanı koruma altına aldık... ...mercan alanlarının bu kısmının ölü olduğu gözüküyor.그래서 우리는 이 지역을 보호구역으로 잡았습니다. 그런데 최소한 산호초 구역만큼은 죽은 것 같아 보였어요.
Bu yüzden biz hızlıca bu alanı koruma altına aldık... ...mercan alanlarının bu kısmının ölü olduğu gözüküyor.Takže ta oblast, kterou jsme chránili, se teď zdála mrtvá, alespoň oblasti korálů.
Bu yüzden biz hızlıca bu alanı koruma altına aldık... ...mercan alanlarının bu kısmının ölü olduğu gözüküyor.Έτσι, είχαμε μία προστατευόμενη περιοχή που τώρα φαινόταν νεκρή, σε ό,τι αφορά τα κοράλλια.
Bu yüzden biz hızlıca bu alanı koruma altına aldık... ...mercan alanlarının bu kısmının ölü olduğu gözüküyor.Так, неожиданно, район, который мы так хотели защитить, был мертвым, по крайней мере, в области кораллов.
Bu yüzden biz hızlıca bu alanı koruma altına aldık... ...mercan alanlarının bu kısmının ölü olduğu gözüküyor.אז לפתע האזור הזה שאנו משמרים, נראה מת, לפחות באזורי האלמוגים.
Bu yüzden biz hızlıca bu alanı koruma altına aldık... ...mercan alanlarının bu kısmının ölü olduğu gözüküyor.إذن فجأة أصبحت المنطقة الواقعة تحت حمايتنا تبدو ميتة، على الأقل في مناطق الشُعَب المرجانية.
Bu yüzden biz hızlıca bu alanı koruma altına aldık... ...mercan alanlarının bu kısmının ölü olduğu gözüküyor.少なくともサンゴ礁は 死んでしまったかのようでした もちろん 深い海域と外洋はよいのですが
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.1920年代に作られた部屋数80の アールデコ調のホテルです
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Aşa că am cumpărat un hotel abandonat lângă Cape Town.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Así que compramos un hotel abandonado cerca de Ciudad del Cabo.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Comprammo dunque un hotel diroccato, vicino a Città del Capo.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Így aztán megvásároltunk egy elhagyott szállodát Cape Townhoz közel.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.그래서 우리들은 케이프 타운에 있는 한 호텔을 사게 되었습니다.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Nous avons donc acheté un hôtel à l'abandon près de Cape Town.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Så vi købte et forsømt hotel i nærheden af Cape Town.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.We kochten een verlaten hotel nabij Kaapstad.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Więc kupiliśmy opuszczony hotel niedaleko Cape Town.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Wir kauften ein heruntergekommenes Hotel in der Nähe von Kapstadt.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.И така купихме един порутен хотел до Кейптаун.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Мы купили заброшенный отель возле Кейптауна.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.אז קנינו מלון נטוש בקרבת קייפטאון.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.لذا اشترينا فندقا مهجورا قريبا من كيب تاون.
Bu yüzden de biz 100.000 adet kitap satın aldık ve bunları Hindistan'a yolladık.그래서 우리는 10만권의 책들을 구매해서 인도로 보냈습니다.
Bu yüzden de biz 100.000 adet kitap satın aldık ve bunları Hindistan'a yolladık.Also kauften wir 100.000 Bücher und sandten sie nach Indien.
Bu yüzden de biz 100.000 adet kitap satın aldık ve bunları Hindistan'a yolladık.Așa că am cumpărat 100.000 de cărți și le-am trimis în India.
İlgili Sayfalar