aldık ile cümle

aldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Aşa că am obţinut un teren donat de centrul local de grădinărit.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Conseguimos terra, que nos foi doada por um centro de jardinagem local.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Dostali jsme kousek půdy, kterou darovalo místní zahradnictví.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Dostaliśmy kawałek ziemi od centrum ogrodniczego.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Kaptunk egy kis földet, a helyi kertészet adományaként.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.그래서 우리는 지역의 대규모 원예용품점에서 토지 일부를 기증 받았습니다.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Lokalni vrtni center je podaril nekaj zemlje.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Miestne záhradníctvo venovalo pozemok.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Så fick vi en bit land donerat av ett lokalt trädgårdscenter.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Un centro de jardinería local nos donó un terreno.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.We kregen een landschenking van een plaatselijk tuincentrum.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Wir bekamen Land, das uns von einem örtlichen Gartencenter geschenkt wurde.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.Έτσι, πήραμε ένα κομμάτι γης που μας παραχωρήθηκε από ένα τοπικό φυτώριο.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.В общем, мы получили в дар участок земли от одного местного садоводческого центра.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.אז קיבלנו קרקע שנתרמה על ידי מרכז גינון מקומי.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.حصلنا على بعض الأراضي من مركز الحدائق المحلية.
Bu nedenle, yerel bir bahçecilik merkezinin bağışladığı bir alanı aldık.土地がありました ドロドロの土地でしたが 素晴らしい条件でした
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Après les avoir pris, il s'est endormi et a dû remplir toutes les cases juste avant la fin de l'examen.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Dopo averle prese, si è addormentato e ha dovuto rispondere a tutte le domande poco prima che il test finisse.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Dupa ce le-a luat, a adormit si trebuit sa completeze raspunsurile chiar inainte de final.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Efter att ha tagit dom, så somnade han och var tvungen att fylla i provet innan det var över.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Nachdem er sie genommen hat ist er eingeschlafen und musste alle Antworten kurz vor Ende eintragen.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Po ich zażyciu, zasnął i musiał wypełnić wszystkie odpowiedzi tuż przed końcem egzaminu.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Po tom, čo si zobral ten liek, bol unavený a všetko musel vyplniť ešte pred tým, než sa skončila skúška.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Setelah minum itu, dia tertidur dan harus mengisi jawabannya tepat sebelum waktu ujian berakhir.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Αφού πήρε αυτό, κοιμήθηκε και έπρεπε να συμπληρώσει όλες τις απατήσεις πριν τελειώσει το τεστ.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.В резултат той е заспал на изпита и е трябвало да реши теста минути преди края.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.После этого он засыпал на ходу и написал все ответы прямо перед окончанием экзамена.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış..אחרי זה, הוא נרדם בבחינה והיה צריך לפתור אותה 15 דק' לפני שהסתיימה
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.بعد اخذها , نام و كادا ان يخطاء في الاجابات و قبل الامتحان كان بصحه جيده
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.どうするつもりですか? どう責任取るんですか?
Bunların 186 'sını aldık.그 중 186개의 특허를 등록받았습니다.
Bunların 186 'sını aldık.186 ont été acceptées.
Bunların 186 'sını aldık. 228'i beklemede.Dessas, já foram concedidas 186, 228 estão em processo.
Bunların 186 'sını aldık. 228'i beklemede.Waarvan er 186 toegekend zijn, van 228 loopt de procedure nog.
Bunların 186 'sını aldık. 228'i beklemede.Z nich dostaliśmy już 186, a 228 jest przetwarzanych.
Bunların 186 'sını aldık.Av de har 186 blivit beviljade.
Bunların 186 'sını aldık.Dari semua itu, 186 paten telah diberikan.
Bunların 186 'sını aldık.De estas, nos han otorgado 186.
Bunların 186 'sını aldık.Din acestea, 186 ne-au fost deja acordate.
Bunların 186 'sını aldık.Di questi, 186 ci sono stati concessi.
Bunların 186 'sını aldık.Ezekből 186-ot már el is fogadtak.
Bunların 186 'sını aldık.Trong số đó, 186 đơn đã được ký.
Bunların 186 'sını aldık.Von diesen sind uns 186 erteilt worden.
Bunların 186 'sını aldık.Απο αυτές, έχουμε πάρει τις 186.
Bunların 186 'sını aldık.З них нам видали 186 патентів.
Bunların 186 'sını aldık.Из них нам выдали 186 патентов.
Bunların 186 'sını aldık.От тях сме получили 186.
Bunların 186 'sını aldık.מתוך אלה, 186 אושרו.
Bunların 186 'sını aldık.今、228件が処理中です
Bunlar sütunların tabanları, onun için x yönünde integral aldık. -Estas são as bases da coluna, então integramos na direção de x.
Bunlar sütunların tabanları, onun için x yönünde integral aldık. -Estas son las bases de la columna, por lo que hemos integrado en la dirección x.
Bunlar sütunların tabanları, onun için x yönünde integral aldık. -Queste sono le basi della colonna, così noi abbiamo integrato nella direzione x.
Bunlar sütunların tabanları, onun için x yönünde integral aldık. -To są podstawy kolumn, więc całkowaliśmy w kierunku x.
Bunlar sütunların tabanları, onun için x yönünde integral aldık. -既にx 方向に積分されています。 上下を yで移動します。
Bunu babandan özel izin aldıktan sonra yaptım.Aku membuatnya setelah mendapat izin dari ayahmu.
Bunu babandan özel izin aldıktan sonra yaptım.Am facut-o dupa ce am luat permisiune speciala a tatalui tau.
Bunu babandan özel izin aldıktan sonra yaptım.Ich habe es, nach dem dein Vater spezial Erlaubnis gegeben hat,gemacht.
Bunu babandan özel izin aldıktan sonra yaptım.Ik heb het gemaakt nadat ik speciale toestemming van jouw vader kreeg.
Bunu babandan özel izin aldıktan sonra yaptım.JAg gjorde det efter att ha fått en speciell tillstånd från din pappa.
İlgili Sayfalar