aldık ile cümle

aldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Duş aldıktan sonra biraz meşrubat içtim.After taking a bath, I drank some soft drink.
TV izlemekten keyif aldık.We enjoyed watching TV.
Biz büyük bir paket aldık.We received a large package.
Onlar siyasi sığınma aldıktan sonra vatandaş oldu.They became citizens after receiving political asylum.
Adam üzücü haberi aldıktan sonra yas tutuyor.The man is mourning after receiving sad news.
Bu ilacı aldıktan sonra kendimi daha iyi hissedeceğim söylendi.I was told I would feel better after this medicine.
Çinli kadın arkadaşlarımın onları yola getirmemden zevk aldıklarını biliyorum.I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
Ödünç aldıkları parayı ödeyemediler.They could not pay the money they owed.
Onlar onun ondan ödünç aldıkları parayı insanlara ödemeyeceğini söyledi.They said he would not pay people the money he owed them.
Belgeleri aldıktan kısa bir süre sonra öldü.He died soon after he received the documents.
Tom doktorun yazdığı ilacı aldıktan sonra biraz daha iyi hissetti.Tom feels a little better after taking the medicine that the doctor prescribed.
Çok alkol aldık.We drank a lot of alcohol.
Geri dönüştürülmüş kağıttan yapılmış tuvalet kağıdı satın aldık.We buy toilet paper made from recycled paper.
Onların sonuçlarını aldıktan sonra herkesin cesareti kırıldı.Everyone were discouraged after they got their results.
İnsanlar geri aldıkları ne olursa olsun mutlu olacaklardır.The men will be happy no matter what they get back.
Birlikte rahat bir nefes aldık.Together we breathed a sigh of relief.
Yeni bir çamaşır makinesi aldık.We bought a new washing machine.
Şu ana kadar yurt dışından ilk defa bir paket aldık.This is the first time I've ever received a parcel from abroad.
Ve biz beleş bir pizza aldık.And we got a free pizza.
Çok keyif aldık.We had a blast.
Biz onları neredeyse istediğimiz yere aldık.We almost got them where we want them.
Biz Tom'dan bir şey aldık.We got something from Tom.
Duş aldıktan sonra, Tom akşam yemeği yedi.After taking a shower, Tom ate dinner.
Her şey aldık.We got everything.
Biz önlemler aldık.We've taken precautions.
Birkaç tenis topu satın aldık.We bought some tennis balls.
Biz yeni bir bilgi aldık.We received some new information.
Kanoyla akıntı yönünde yol aldık.We canoed downstream.
Tom için bir şey aldık.We got something for Tom.
Hepimiz buluştuk ve doğum günü için Tom'a bir hediye çeki aldık.We all got together and bought Tom a gift certificate for his birthday.
Yerimizi aldık.We're in position.
Konum aldık.We're in position.
Pozisyon aldık.We're in position.
Biz bir şikayet aldık.We've had a complaint.
Biz ne aldık?What did we get?
Biz kendimize 8 metrelik bir seyahat treyleri aldık.We bought ourselves a 27 foot travel trailer.
Şimdiye kadar bağışlarda sadece 3,000 doların üzerinde aldık.We've received just over 3,000 dollars in donations so far.
Onlar aldıkları para konusunda yalan söylediler.They lied about taking the money.
Biz kilo aldık.We have gained weight.
Biz olağan dışı dereceler aldık.We got extraordinary grades.
Biz henüz yeni bir model aldık.We have just received a new model.
Sonunda Tom'un yerini alacak birini işe aldık.We've finally hired someone to replace Tom.
Biz riskleri aldık.We took risks.
O bilgiyi nereden aldık.Where did we get that information?
Biz onlardan ne aldık?What did we get from them?
İsimsiz bir ihbar aldık.We received an anonymous tip.
Bu olasılığı hesaba aldık.We've allowed for that possibility.
Tom'un davranışı hakkında bazı şikâyetler aldık.We've gotten some complaints about Tom's behavior.
Bazı ebeveynlerden bazı şikâyetler aldık.We've gotten some complaints from some parents.
Senin aleyhinde bir şikâyet aldık, Tom.We've had a complaint against you, Tom.
Bu hafta şimdiye kadar on üç şikâyet aldık.We've received thirteen complaints so far this week.
Tom ve ben uçak biletlerimizi üç ay önceden aldık.Tom and I bought our plane tickets three months in advance.
Tom ve Mary ödünç aldıkları parayı geri ödeyemedi.Tom and Mary couldn't pay back the money they owed.
Üretimi artırmak için bir karar aldık.We made a resolution to increase production.
Mary'ye pahalı bir şemsiye aldık.We bought Mary an expensive umbrella.
Biz en ucuz çayı aldık.We bought the cheapest tea.
İkinci el bir kamyon satın aldık.We bought a used truck.
En fazla üç saat satın aldık.We've bought three hours at best.
Biz biletlerimizi zaten aldık.We've bought our tickets already.
Biz tüm eşyaları o mağazadan satın aldık.We've all bought stuff from that store.
İlgili Sayfalar