Ana içeriğe geç
Sözlük

aldı ile cümle

aldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom cezveyi aldı ve kendine bir fincan kahve doldurdu.Tom picked up the coffee pot and poured himself a cup of coffee.
Tom masanın arkasına oturdu ve bir kurşun kalem aldı.Tom sat down behind the desk and picked up a pencil.
Tom su şişesini aldı ve su içti.Tom picked up the water bottle and took a drink.
Tom gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı.Tom closed his eyes and took a deep breath.
Bu dün aldığım kitap.That's the book I bought yesterday.
Tom Mary'nin kocasından ödünç aldığı bir kros kayağı taşıyordu.Tom was carrying a pair of cross-country skis that he'd borrowed from Mary's husband.
Şimdiye kadar bağışlarda sadece 3,000 doların üzerinde aldık.We've received just over 3,000 dollars in donations so far.
Tom pahalı bir spor araba aldı.Tom bought an expensive sports car.
İngilizce, Fransızcadan sayısız sözcük ödünç aldı.English has borrowed numerous words from French.
O kazağı nereden aldın? Salvation Army veya çöpten mi?Where did you get that sweater? At the Salvation Army or from the trash?
Az önce aldığım gömlek çok güzel.The shirt that I've just bought is very nice.
O, oyuncaklarını aldı.She picked up her toys.
Ben bir hediye olarak bu elektrikli bıçağı aldım.I received this electric knife as a gift.
Tom gizli saklama yerinden anahtarı aldı ve kapıyı açtı.Tom got the key from its secret hiding spot and opened the door.
Mary her zaman Tom'un şiirsel mektuplarını okumaktan büyük zevk aldı.Mary always greatly enjoyed reading Tom's poetic letters.
Senden bir mesaj aldığımız için çok mutluyuz.We are very happy to have received a message from you.
Yaşlı adam araba penceresini açtı ve silahıyla kuşa nişan aldı.The old man opened the car window and aimed his gun at the bird.
Bir araba satın almak için bankadan kredi aldın, değil mi?You took out a loan in order to buy a car, didn't you?
Mary araba satın almak için bankadan kredi aldı.Mary took out a loan in order to buy a car.
Parayı aldığı hakkında yalan söyledi.She lied about taking the money.
Mary aldığı para konusunda yalan söyledi.Mary lied about taking the money.
Onlar aldıkları para konusunda yalan söylediler.They lied about taking the money.
Sen kilo aldın.You have gained weight.
O, kilo aldı.She has gained weight.
Mary kilo aldı.Mary has gained weight.
Biz kilo aldık.We have gained weight.
Onlar kilo aldılar.They have gained weight.
Tom gümrüksüz mallar mağazasından bir şişe votka ve birkaç parfüm satın aldı.Tom bought a bottle of vodka and some perfume at the duty-free shop.
Ben olağanüstü notlar aldım.I got extraordinary grades.
Sen olağanüstü notlar aldın, değil mi?You got extraordinary grades, didn't you?
O olağanüstü notlar aldı.He got extraordinary grades.
O sıradışı notlar aldı.She got extraordinary grades.
Mary olağandışı notlar aldı.Mary got extraordinary grades.
Biz olağan dışı dereceler aldık.We got extraordinary grades.
Onlar olağanüstü notlar aldılar.They got extraordinary grades.
Ben bu bilgiyi birinci elden aldım.I got this information firsthand.
O bir civciv aldı.She bought a baby chick.
Tom Mary'nin onun aldığı hediyeden hoşlanıp hoşlanmadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary would like the gift he bought her.
Dün domuz satın aldım.I bought the pig yesterday.
Tom iyi bir iş teklifi aldı.Tom was offered a good job.
O, pilot lisansını aldı.He got his pilot's license.
Tom'a aldırmayın. O biraz geri zekalı.Don't mind Tom. He's a little retarded.
Tom'a aldırmayın. O biraz gecikmeli.Don't mind Tom. He's a little retarded.
Tom'a aldırmayın. O biraz rötarlı.Don't mind Tom. He's a little retarded.
Tom bıçağı aldı ve üzerinde kan gördü.Tom picked up the knife and saw blood on it.
Mary çantasından anahtarını aldı ve kapıyı açtı.Mary took her key out of her purse and unlocked the door.
Tom ceketini askıdan aldı ve onu giydi.Tom took his coat off the hanger and put it on.
Tom ceketini dolaptan aldı ve onu giydi.Tom took his coat out of the closet and put it on.
O özel bir dedektif işe aldı.She hired a private detective.
Hastanede damar yoluyla bir enjeksiyon aldım.I got an IV at the hospital.
Tom Mary'den aldığı e-postayı John'a iletti.Tom forwarded the email he received from Mary to John.
Sen Mary için bir şey aldın.You've bought something for Mary.
Ben zaten iki kahve aldım.I've already had two coffees.
Tom, Maria'yı kollarına aldı ve ona yanağından bir öpücük verdi.Tom took Maria in his arms and gave her a kiss on the cheek.
"Ben kimya testinden dokuz aldım. Ya sen?" "Aynısını.""I got nine on my chemistry test. And you?" "The same."
Biz henüz yeni bir model aldık.We have just received a new model.
Aldığım kitaplara bir göz at.Take a look at the books I bought.
Dedesinden birkaç hektar arazi miras aldı.He inherited some hectares of land from his grandfather.
Tom silahı Mary'nin kafasına nişan aldı.Tom leveled the gun at Mary's head.
Bu sabah herhangi bir posta aldım mı?Did I get any mail this morning?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod