Ana içeriğe geç
Sözlük

aldı ile cümle

aldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O bileti ücretsiz aldı.She got the ticket for free.
Tony'nin pahalı bir araba satın aldığını duydum.I've heard that Tony bought an expensive car.
O Çin ilacı aldı, bu onun semptomlarını rahatlattı.She took Chinese medicine, which relieved her symptoms.
İlaç aldın mı?Did you buy the medicine?
O, toplam 56 koşucu arasında dördüncü sırada yer aldı.He ranked fourth on a total of 56 runners.
İhtiyacım olanı aldım.I got what I needed.
Tom burs aldı.Tom got the scholarship.
Onlar üstesinden gelebileceklerinden fazlasını aldılar.They took on more than they could handle.
O testi toplantı odasında aldım.I had that test in the meeting room.
Onlar yüzme havuzlu bir ev satın aldılar.They bought a home with a pool.
Elektrikli bir araba aldım.I bought an electric car.
Sen bu parayı nasıl aldın?How did you get this money?
Annem bana bu oyuncağı ben sekiz yaşındayken satın aldı.My mom bought me this toy when I was 8.
Hangi arabayı aldın?Which car did you buy?
Arabanı nereden aldın?Where did you buy your car?
Arabanı nasıl aldın?How did you buy your car?
Niçin bir araba satın aldın?Why did you buy a car?
Neden bir araba daha aldın?Why did you buy another car?
Neden ikinci bir araba aldın?Why did you buy a second car?
Bu arabayı kim için aldın?Who did you buy this car for?
Bu arabayı ne için satın aldın?What did you buy this car for?
Neden bir Fransız arabası satın aldın?Why did you buy a French car?
Şimdiye kadar ilk kez Ken'den ödünç para aldım.This is the first time I've ever borrowed money from Ken.
İlk defa Marika'dan bir mektup aldım.This is the first time I've ever received a letter from Marika.
O hangi arabayı aldı?What car did he take?
Eve döndüğümde, buz gibi soğuk bir duş aldım.When I got home, I had a nice, ice-cold shower.
Tom biraz kızarmış ekmek parçaları aldı.Tom bought some croutons.
Onlar Taninna'dan dergiler ödünç aldılar.They borrow magazines from Taninna.
Bir şemsiye aldım.I bought an umbrella.
Yeni bir çamaşır makinesi aldık.We bought a new washing machine.
Sen pahalı bir ceket satın aldın.You bought an expensive coat.
Sen yeni bir ev satın aldın.You bought a new house.
Bir hayli mücevher satın aldın.You bought a lot of jewels.
Bankamdan borç para aldığın için teşekkürler.Thank you for borrowing money from my bank.
Bana bu dergiyi aldığın için sana teşekkür ederim.Thank you for buying me this magazine.
Hiç şirketinden ödünç para aldın mı?Have you ever borrowed money from your company?
Hiç tüfek aldın mı?Have you ever bought a rifle?
Hiç bir bayan hizmetçiyi işe aldın mı?Have you ever hired a maid?
Hiç yabancı işçileri işe aldın mı?Have you ever recruited foreign workers?
Metro istasyonuna yürümek benim on dakikamı aldı.It took me ten minutes to walk to the metro station.
O en pahalı kıyafeti aldı.She picked the most expensive dress.
O şeker yerine bal aldı.He took honey instead of sugar.
Sen hiç gecenin ortasında duş aldın mı?Have you ever taken a shower in the middle of the night?
Sen hiç bu eserde rol aldın mı?Have you ever taken part in this work?
Marika'dan hiç mektup aldın mı?Have you ever received letters from Marika?
Şu ana kadar yurt dışından ilk defa bir paket aldık.This is the first time I've ever received a parcel from abroad.
Taninna'dan bir hediye aldığın doğru mu?Is it true that you received a present from Taninna?
Bankadan bir milyon dolar ödünç aldığın doğru mu?Is it true that you borrowed a million dollars from the bank?
Londra'da bir ev satın aldığın doğru mu?Is it true that you bought a house in London?
Ve biz beleş bir pizza aldık.And we got a free pizza.
O odayı boyamak birkaç saatimi aldı.It took me several hours to paint that room.
Bunu tamir etmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to repair it.
Onu programlamak birkaç saatimi aldı.It took me several hours to program it.
Onu yeniden programlamak birkaç saatimi aldı.It took me several hours to reprogram it.
Onu yıkamak birkaç saatimi aldı.It took me several hours to wash it.
Onu temizlemek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to clean it.
Bunu dikmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to sew it.
Onu tamir etmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to mend it.
Onu çevirmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to translate it.
Onu bulmam birkaç saat aldı.It took me several hours to find it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod