Matematik bölümünde mükemmel bir puan aldım.I got a perfect score on the math section.
O, telefonu aldı.She picked up the phone.
Ormandan aldığımız şeylerin üzerinde yaşıyoruz.We live on what we take from the woods.
Chris o zor ev ödevinden çok güzel bir derece aldı.Chris got a very nice grade on that difficult homework assignment.
Chris o zor ev ödevinden çok iyi bir not aldı.Chris got a very good grade on that difficult homework assignment.
Bir çocuk sahibi olamıyorum bu yüzden onun yerine bir tavşan aldım.I can't have a child so I bought a rabbit instead.
Onun aldığı araba ithaldir.The car they bought is imported.
Bizden beklediğimizden daha fazla ücret aldılar.They charged us more than we expected.
Edward amcasının servetini miras olarak aldı.Edward inherited his uncle's property.
Edward amcasının menkulünü miras olarak aldı.Edward inherited his uncle's estate.
Babam oyuncağımı ellerimden çekip aldı.My dad took my toy out of my hands.
Jenny Japonca eğitimi aldığı için Japoncada sorun yaşamadı.Since Jenny had studied Japanese, she had no trouble in Japan.
Ben bir VW otobüs satın aldım.I bought a VW bus.
Aldığın nedir?What is it that you got?
İnsanlar geri aldıkları ne olursa olsun mutlu olacaklardır.The men will be happy no matter what they get back.
O bunu reddedecek, bu nedenle onu aldırış etme.He will deny it, so don't pay him attention.
Ben mağazada durdum ve dönüş yolumda biraz süt aldım.I stopped at the store and got some milk on my way back.
Felipe modern bir kamyon satın aldı.Felipe bought a modern truck.
Nintendo 3DS satın aldım.I bought a Nintendo 3DS.
Ödül olarak bir Playstation Vita aldım.I received a Playstation Vita as a gift.
Mary'nin en yakın arkadaşı bir Brezilya bikini ağdası aldı.Mary's best friend got a Brazilian bikini wax.
Tom ve Mary havuzlu bir ev satın aldı.Tom and Mary bought a home with a pool.
Tom bir elektrikli araba satın aldı.Tom bought an electric car.
Tom, Mary'in küçük göğüsleri olmasına aldırış etmedi.Tom didn't mind that Mary had small breasts.
Tom bir web kamerası aldı.Tom bought a webcam.
Bir şapka aldım.I bought a hat.
Tom Kara Cuma'da bir plazma TV satın aldı.Tom bought a plasma TV on Black Friday.
Bu şimdiye kadar aldığım en güzel hediye.This is the nicest present I've ever received.
Geçen Pazar annem bana güzel bir elbise aldı.My mother bought me a nice dress last Sunday.
Annem erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.My mother bought my brother a yellow umbrella.
Bu dün satın aldığım kamera.This is the camera I bought yesterday.
Dün aldığım fotoğraf makinesi bu.This is the camera I bought yesterday.
Atina'da varmak iki saatimizi aldı.It took us two hours to get to Athens.
Dün sana gönderdiğim mesajı aldın mı?Did you receive the message I sent you yesterday?
Ben yemek aldım.I have taken food.
Bay Smith Çin tarihi eğitimi aldı.Mr. Smith studied Chinese history.
Mary doğum kontrol hapı aldı.Mary took the "morning after" pill.
Tom Mary'nin ölümünün intikamını aldı.Tom avenged Mary's death.
Kırmızı olanın yerine siyah bisikleti aldım.I bought the black bike instead of the red one.
Tam da yatmaya giderken ondan bir telefon aldım.I got a phone call from him just as I was about to go to bed.
Evimden ayrılmak üzereyken ondan bir telefon çağrısı aldım.When I was about to leave my house, I got a phone call from her.
Uzun süre düşündükten sonra, o, evi satın aldı.After long thinking, she bought the house.
Arabanı ne zaman aldın.When did you buy your car?
O matematikte iyi notlar aldı.She got good marks in math.
Geçen hafta yeni bir araba satın aldım.I bought a new car last week.
O kamerayı Japonya'da iken satın aldı.She bought that camera while she was in Japan.
O, kitapları nerede satın aldı?Where did she buy books?
Sonunda bir ehliyet aldım.I finally got a driver's license.
Tom'un ehliyetini ne zaman aldığını biliyor musun?Do you know when Tom got his driver's license?
Bu çizgi roman kitabını onun kız kardeşinden ödünç aldım.I borrowed this comic book from his sister.
Elektrik faturamı teslim aldım.I received my electricity bill.
Ondan bir mektup aldığından beri ne kadar zaman oldu?How long has it been since you received a letter from him?
Onun mektubunu aldın mı?Did you get her letter?
En iyi kalitede bir bilgisayar satın aldım.I bought a computer of the best quality.
John bilişim sistemlerinde eğitim aldı ama bilgisayarlarla çalışmaz.John was trained in information systems, but he doesn't work with computers.
Ben bir sürü kitap aldım.I bought a lot of books.
O, elmadan bir ısırık aldı.She took a bite of the apple.
Tom sert bir darbe aldı.Tom took a hard hit.
Mary yeni bir kışlık ceket aldı.Mary bought a new winter coat.
Tom kitabın iki kopyasını aldı.Tom bought two copies of the book.