Ana içeriğe geç
Sözlük

aldı ile cümle

aldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çok ucuz bir kamera satın aldı.Tom bought a very cheap camera.
Tom otuz dolara bir kazak aldı.Tom bought a sweater for thirty dollars.
Tom gezisinde almak için küçük bir kamera satın aldı.Tom bought a small camera to take on his trip.
Tom gerçekten pahalı, iyi yapılmış bir çift ayakkabı satın aldı.Tom bought a really expensive, well-made pair of shoes.
Tom bir pound peynir aldı.Tom bought a pound of cheese.
Tom yeni bir araba aldı.Tom bought a new car.
Tom yeni bir fotoğraf makinesi aldı.Tom bought a new camera.
Tom yeni bir fotoğraf makinesi aldı bu yüzden eski olanını sattı.Tom bought a new camera so he sold his old one.
Tom geçen ay yeni bir fotoğraf makinesi aldı.Tom bought a new camera last month.
Tom, liste fiyatından yüzde otuz daha ucuza bir bilgisayar aldı.Tom bought a computer at thirty percent off the list price.
Tom dün bir kamera satın aldı.Tom bought a camera yesterday.
Tom, aşırı fiyatlı bir kamera aldı.Tom bought a camera that was over-priced.
Tom Japonya'da yapılmış bir kamera satın aldı.Tom bought a camera that was made in Japan.
Tom satılık bir kamera aldı.Tom bought a camera on sale.
Tom eBay'da bir kamera aldı.Tom bought a camera on eBay.
Tom sizinki gibi bir kamera satın aldı.Tom bought a camera like yours.
Tom sadece birkaç gün önce bir kamera aldı fakat çoktan kaybetti bile.Tom bought a camera just a couple of days ago, but he's already lost it.
Tom benim için bir kamera satın aldı.Tom bought a camera for me.
Tom, 500 dolara bir kamera satın aldı.Tom bought a camera for 500 dollars.
Tom buradan çok uzak olmayan bir mağazadan bir kamera satın aldı.Tom bought a camera at a store not too far from here.
Tom indirimli satışlarda bir kamera aldı.Tom bought a camera at a bargain sale.
Tom bir kamera ve sehpa aldı.Tom bought a camera and tripod.
Tom bir salkım üzüm aldı ve onları yedim.Tom bought a bunch of grapes and I ate them.
Tom fotoğraf makineleri hakkında bir kitap satın aldı.Tom bought a book about cameras.
Tom tabancasıyla hedefe nişan aldı.Tom aimed his pistol at the target.
Bu, Tom'un geçen Perşembe aldığı kameradır.This camera is the one that Tom bought last Thursday.
O gün, Tom alabildiği kadar çok sayıda kamera aldı.That day, Tom bought as many cameras as he could afford.
Yeni ofisinde çalışmaya alışması Tom'un birkaç haftasını aldı.It took Tom a few weeks to get used to working in his new office.
Tom'dan bir çağrı aldığıma şaşırdım.I was surprised to get a call from Tom.
Tom rüşvet aldığını itiraf ettiği için yeniden seçilmedi.Because Tom admitted he had taken bribes, he didn't get reelected.
Mary böylesine küçük bir araba aldığı için Tom şaşırmıştı.Tom was surprised that Mary bought such a small car.
Tom, Mary'yi uyarmaya çalıştı ama o ona aldırmadı.Tom tried to warn Mary, but she ignored him.
Tom Mary'yi kollarına aldı.Tom took Mary in his arms.
Tom Mary'nin soğuk aldığını söyledi.Tom said that Mary had a cold.
Tom bu sabah Mary'den bir mektup aldı.Tom received a letter from Mary this morning.
Tom Mary'ye ondan ödünç aldığı bütün parayı geri ödeyeceğine söz verdi.Tom promised Mary that he'd pay back all the money that he'd borrowed from her.
Tom bir taş aldı ve Mary'ye fırlattı.Tom picked up a stone and threw it at Mary.
Tom İstasyondan Mary'yi aldı.Tom picked Mary up at the station.
Tom bana Mary'den aldığı mektubu okuttu.Tom let me read the letter he had received from Mary.
Tom Mary'nin uyarısına aldırmadı.Tom ignored Mary's warning.
Tom Mary'nin onun için aldığı hediyeyi seveceğini umuyor.Tom hopes that Mary will like the present he bought for her.
Tom Mary'yi bir çevirmen olarak işe aldı.Tom hired Mary as an interpreter.
Tom Mary'nin yeni bir bilgisayar aldığını duydu.Tom heard that Mary had bought a new computer.
Tom birkaç ay önce Mary'den haber aldı.Tom heard from Mary several months ago.
Tom Mary'nin doğum gününde tesadüfen işten bir gün izin aldı.Tom happened to have the day off on Mary's birthday.
Tom bu sabahın erken saatlerinde Mary'den bir telefon çağrısı aldı.Tom had a telephone call from Mary early this morning.
Tom Mary'ye bir bardak bira aldı.Tom got Mary a pint of beer.
Tom Mary'den bir mektup aldı.Tom got a letter from Mary.
Tom Mary adında birinden bir çağrı aldı.Tom got a call from someone named Mary.
Tom Mary ile konuşurken keyif aldı.Tom enjoyed talking with Mary.
Tom soğuğa aldırış etmiyor ama Mary dayanamıyor.Tom doesn't mind the cold, but Mary can't stand it.
Tom Mary'nin onun hakkında söylediklerine aldırmıyor.Tom doesn't care about what Mary says about him.
Tom Mary'den aldığı mektubu okurken ağladı.Tom cried as he read the letter he got from Mary.
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.Tom bought the same camera that Mary has.
Tom Mary için bir şey aldı.Tom bought something for Mary.
Tom Mary'ye pahalı bir şemsiye aldı.Tom bought Mary an expensive umbrella.
Tom Mary'ye bir yavru köpek satın aldı.Tom bought Mary a puppy.
Tom Mary'ye güzel bir kamera aldı.Tom bought Mary a nice camera.
Tom Mary'ye oldukça pahalı bir kamera aldı.Tom bought Mary a fairly expensive camera.
Tom Mary'ye bir kamera satın aldı.Tom bought Mary a camera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod