Havanın bu yoğun alana gösterdiği tepki görünmez bir ışımaya yol açıyor.Et l'air ambiant réagit avec ce champ mag Cela crée une décharge lumineuse invisible
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Airbag-Designer haben auch das Problem flache Stoffstücke in einen kleinen Raum zu bekommen.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Airbagontwerpers hebben ook het probleem van vlakke doeken in een kleine ruimte.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Aj dizajnéri airbagov majú problém dostať plachty do malého priestoru.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Anche i progettisti di airbag hanno il problema di far entrare fogli piani in spazi piccoli.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Desainer kantong udara juga memiliki problem untuk mengubah lembaran datar menjadi sebuah ruang kecil.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Designeři airbagů mají také problém s umístěním plochých věcí do malého prostoru.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.에어백 설계자들도 에어백을 작은 공간에 어떻게 접어넣어야할지 고민합니다.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Légzsákok tervezésénél is probléma, hogyan lehet egy nagy fóliát kis helyre berakni.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Les concepteurs d'airbags cherchaient aussi à mettre des coussins plats dans un petit espace.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Los diseñadores de bolsas de aire también tienen el problema de ubicar láminas planas en un espacio reducido.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Những người thiết kế dù bay cũng gặp phải vấn đề làm sao để những tấm dù lớn, mỏng thu nhỏ lại.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Os "designers" de "airbags" também têm o problema de colocar folhas planas em espaços reduzidos.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Proiectanţii de airbag-uri au şi ei problema de a împacheta coli plate într-un spaţiu mic.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Projektanci poduszek powietrznych też muszą upakować duże płachty w małej przestrzeni.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Tudi oblikovalci zračnih blazin se soočajo s težavo, kako ravno ploskev spraviti v majhen prostor.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Και οι σχεδιαστές των αερόσακων έχουν το ίδιο πρόβλημα του να βάζουν επίπεδα φύλλα σε ένα μικρό χώρο.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.Дизайнерите на въздушни възглавници също имат този проблем да вкарат плоски повърхности в малко пространство.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.גם למתכנני כריות אוויר יש בעיה איך להכניס לוחות שטוחים לתוך מרחב קטן.
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.مصصمي الوسادات الهوائية أيضا لديهم مشكلة الحصول على أوراق مسطحة في مساحة صغيرة
Hava yastığı tasarımcıları da yassı yüzeyleri küçük bir alana sığdırma problemini çözmek zorunda.小さな場所に収納するという 問題をかかえています エンジニアはコンピュータ上のシミュレーションによって
Homo sapiensler kuzenlerinden daha uzun süre dayandı ve geniş alana yayıldı.호모사피엔스들은 네안데르탈인들보다 더 오래 생존했고 그들의 영역을
Homo sapiensler kuzenlerinden daha uzun süre dayandı ve geniş alana yayıldı."הומו ספיינס" האדם החושב שרד את כל בני הדודים האלו.
http: // alanadı. com/ resimler / gibie. j. http: / /domain. com/ images/
http: // alanadı. com/ resimler / gibiex. http: / /domain. com/ images/
http: // alanadı. com/ resimler / gibif. eks. http: // domæne. com/ billeder /
http: // alanadı. com/ resimler / gibinp. http: // domain. com/ images /
http: // alanadı. com/ resimler / gibinpr.: http: // domena. si/ slike /
http: // alanadı. com/ resimler / gibiper es., http: / /dominio. com/ immagini/
http: // alanadı. com/ resimler / gibip. ex. http: // dominio. com/ imagens /
http: // alanadı. com/ resimler / gibit. ex. http: // domän. com/ bilder /
http: // alanadı. com/ resimler / gibiz. B. sftp://beispiel.de/bilder /
http: // alanadı. com/ resimler / gibiнапр.: http: // domain. com/ images /
http: // alanadı. com/ resimler / gibiнапример http: // domain. com/ images /
http: // alanadı. com/ resimler / gibiПриклад: http: // domain. com/ images /
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.A mezzogiorno, di fronte allo spazio libero e alla muraglia di cinta, c'erano stanz
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.A pitvar falának szélességében dél felé az elkülönített hely és az épület elõtt is kamarák valának.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Cũng có những phòng trên bề ngang tường hành lang, về phía đông, ngay trước mặt khoảng đất biệt riêng và nhà.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.남편 골방 뜰 맞은편과 남편 건물 맞은편에도 방 둘이 있는데
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Mai erau nişte odăi de grosimea zidului curţii dinspre răsărit, în dreptul locului gol şi în dreptul clădirii.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Na širnem zidu na dvorišču proti jugu, pred odločenim prostorom in pred poslopjem, so bili tudi hrami,
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Na šíř ohrady té síně k východu před příhradkem i před stavením byly komůrky.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Na szerokości ogrodzenia onej sieni ku wschodowi przed piętrem i przed budowaniem były komórki.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Po šírke ohrady dvora smerom na východ pred ohradeným miestom a pred staväním boly komory.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Und an der Mauer gegen Mittag waren auch Kammern gegenüber dem Hofraum und gegenüber dem Gebäude.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.В ширину стены двора к востоку перед площадью и перед зданием были комнаты.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Стаите бяха в дебелината на дворовата стена към изток, пред определеното място, и пред зданието.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.ברחב גדר החצר דרך הקדים אל פני הגזרה ואל פני הבנין לשכות׃
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.المخادع كانت في عرض جدار الدار نحو الشرق قدام المكان المنفصل وقبالة البناء.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.向 南 〔 原 文 作 東 〕 在 內 院 牆 裡 有 聖 屋 、 一 排 與 鋪 石 地 之 屋 相 對 、 一 排 順 著 空 地
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.向南 〔 原文 作東 〕 在 內院 牆裡 有 聖屋 、 一 排 與鋪 石地 之 屋 相對 、 一 排 順 著 空地
İkincil olarak da, bir çok testi çok ufak bir alana sıkıştırabilirsiniz.Al doilea e că poţi pune multe multe teste într-un spaţiu foarte mic.
İkincil olarak da, bir çok testi çok ufak bir alana sıkıştırabilirsiniz.Dodatkowo można umieścić mnóstwo testów na niewielkiej powierzchni.
İkincil olarak da, bir çok testi çok ufak bir alana sıkıştırabilirsiniz.두번째는 아주 작은 장치를 통해 여러번의 실험을 할 수 있다는 점입니다.
İkincil olarak da, bir çok testi çok ufak bir alana sıkıştırabilirsiniz.La seconda cosa è che puoi mettere un mucchio di analisi su un pezzo molto piccolo.
İkincil olarak da, bir çok testi çok ufak bir alana sıkıştırabilirsiniz.La seconde raison, c'est que vous pouvez mettre énormément de tests sur une toute petite surface.
İkincil olarak da, bir çok testi çok ufak bir alana sıkıştırabilirsiniz.Lo segundo es, pueden poner muchas, muchas pruebas en un espacio muy pequeño.
İkincil olarak da, bir çok testi çok ufak bir alana sıkıştırabilirsiniz.Zo kun je veel, heel veel tests in een zeer klein volume samenballen.
İkincil olarak da, bir çok testi çok ufak bir alana sıkıştırabilirsiniz.Zweitens kann man sehr viele Tests auf eine kleine Fläche packen.
İkincil olarak da, bir çok testi çok ufak bir alana sıkıştırabilirsiniz.Второе. Можно поместить массу тестов на очень малом пространстве.