Ana içeriğe geç
Sözlük

alana ile cümle

alana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Oyun sonunda en çok alana sahip olan oyuncu oyunu kazanmış olur.Võitja on see, kes mängu lõpuks saab kõige enam punkte.
Baraj 655 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.Täielikult jääb valda 455 hektari suurune Platene soo hoiuala.
Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır.Rahvastik on maakeral jaotunud ebaühtlaselt.
Günümüzden 3 bin yıl önce 40 hektarlık bir alana yayılmış bir kentti.Enne seda kuulus mõisale 330 hektarit maad.
1 kiţi gelip yarým kilo kahve alana kadar birkaç ay geçti.Trvalo pár měsíců než si 1 člověk koupil 1 libru kávy.
1 kiţi gelip yarým kilo kahve alana kadar birkaç ay geçti.Пройшло кілька місяців, перш ніж 1-ша людина купила 1 фунт кави.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.그리고 스스로 모든것을 길러야하는, 2분의 1에이커의 농장이 있었습니다.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.Ada lahan pertanian setengah hektar untuk menanam semuanya.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.Aveam propria noastră fermă de 1/5 hectare unde trebuia să cultivăm de toate.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.Chúng tôi có nông trại cỡ nửa mẫu Anh (2000 mét vuông) để trồng trọt mọi thứ.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.Měli jsme tam vlastní půlakrovou farmu, kde jsme si museli všechno pěstovat.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.Nous avions notre propre ferme de 2000 m² où nous devions faire pousser de tout.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.Teníamos nuestra propia granja de 2000m2 donde teníamos que cultivar todo.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.We hadden onze eigen boerderij met een halve are grond waar we alles op verbouwde.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.Wir hatten ein Viertel Hektar Ackerland, um alles Nötige anzubauen.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.Имахме наша собствена половин акрова ферма, в която отглеждахме всичко.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.У нас была собственная ферма в пол-акра, где мы могли все выращивать.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.היתה לנו חווה של שני דונם בה נאלצנו לגדל הכל.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.كان لدينا مزرعة بمساحة نصف فدان أين كان ينبغي علينا أن نزرع كل شيء.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.人間が住むための居住区がありました
- 2.5 torun büyütmek için elveriţli... alana sahip, beyaz, tahta parmaklýklý geniţ konak!Ten velký dům s bílým tyčkovým plotem a spoustou místa na výchovu 2,5 pravnoučat...
- 2.5 torun büyütmek için elveriţli... alana sahip, beyaz, tahta parmaklýklý geniţ konak!Une grande et parfaite maison de banlieue et plein d'espace pour élever 2.5 enfants.
- 2.5 torun büyütmek için elveriţli... alana sahip, beyaz, tahta parmaklýklý geniţ konak!Огромный особняк, обнесенный белым деревянным забором и достаточным пространством, чтобы вырастить 2.5 внуков.
2 boyutlu levha için birim alana düşen yük miktarıdır. yük yoğunluğuna "sigma" dedik.Y ¿qué es la densidad de carga? Simplemente dice, bueno, que es coulombs por área.
2 boyutlu levha için birim alana düşen yük miktarıdır. yük yoğunluğuna "sigma" dedik.זה פשוט כמה קולונים ליחידת שטח. צפיפות מטען שווה למטען ליחידת שטח. זה סיגמה
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Aaron se velice zajímal o zavedení veřejného přístupu na veřejnou doménu.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Aaron souhaitait tout particulièrement ouvrir l'accès public au domaine public.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.En af de ting Aaron var specielt interesseret i var at sikre offentlig adgang til offentlig ejendom.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Una de las cosas en las que Aaron estaba interesado era llevar el acceso público al dominio público.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Una delle cose che interessavano particolarmente Aaron era quello di garantire l'accesso al pubblico dominio.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Одна из вещей, Аарон был особенно заинтересован в приносил доступ общественности к общественному достоянию.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.От нещата, от които Арън наистина се интересуваше беше да се осигури обществен достъп до публичния домейн.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.واحدة من الأشياء التي كان آرون مهتماً بها اهتماماً خاصاً، كانت توفير الوصول الجماهيري إلى الملكية العامة
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.これが彼を多くのトラブルに巻き込んだ原因のひとつでした。
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.A União Europeia e os seus membros já investiram recursos significativos neste domínio.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.De EU en haar lidstaten hebben hierin reeds aanzienlijke middelen geïnvesteerd.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.Die EU und ihre Mitgliedstaaten haben in diesem Bereich bereits umfangreiche Mittel investiert.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.egy pedig (Törökország) valamennyi addiktív anyaggal foglalkozik.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.EÚ a jej členské štáty už investovali významné zdroje do tejto oblasti.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.EU a její členské státy již investovaly do této oblasti významné zdroje.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.EU och dess medlemsstater har redan satsat betydande resurser på utvärdering.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.EU og medlemsstaterne har allerede investeret betydelige ressourcer på dette område.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.EU:ssa ja sen jäsenvaltioissa on jo panostettu huomattavasti tähän asiaan.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.La UE y los Estados miembros ya han invertido una cantidad significativa de recursos en este campo.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.L’Unione europea e i suoi Stati membri hanno già investito risorse significative in questo campo.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.L’Union européenne et ses États membres ont déjà investi d’importantes ressources dans ce domaine.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.UE ªi statele sale membre au investit deja resurse considerabile în acest domeniu.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.UE i państwa członkowskie zainwestowały do tej pory znaczne środki w tej dziedzinie.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.Η ΕΕ και τα κράτη µέλη έχουν ήδη εpiενδύσει σηµαντικούς piόρους στον τοµέα αυτό.
AB ile Üye Devletleri bu alana hali hazırda ciddi kaynaklar yatırmış bulunmaktadır.ЕС и неговите държави-членки вече вложиха значителни ресурси в тази област.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.옳고 그른 답이 있다는 것을 인정하는 것이 필요합니다.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.la întrebările despre bunăstarea oamenilor, şi că moralitatea depinde de aceste răspunsuri.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.lĩnh vực của các cơ sở thực tế.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.Moraliteit heeft een relatie met dat domein van feiten.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.ושהמוסר קשור לתחום הזה של עובדות.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.والقضايا الاخلاقية المتعلقة بالحقائق الواضحة
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.認める人間が必要です 個人や文化全体が
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Beteg ilyen módon támadni az akadémiai világot.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Cred că-i revoltător să ataci lumea academică în acest fel.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Credo sia disgustoso attaccare il mondo accademico cosi'.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod