Onunla alâkam yok.I had nothing to do with her.
Onunla bir alakam olduğunu öne sürmüyorsun, değil mi?You're not suggesting I had anything to do with that, are you?
Onunla alakamız yoktu.We weren't involved in that.
Tom'la hiçbir alakam yok.I have nothing to do with Tom.
Sporla pek alakam yoktur.I'm not really into sports.
Eğer yakalanırsan, benim bu işle hiç alakam yok!If you get caught, I had nothing to do with this.
Bu olayla bir alakam yok.Yo no tengo nada que ver con ese caso.
Hiçbirimiz mensup olduğumuz toplumdan alâkamızı kesemeyiz.われわれは何人といえど、自分が属している社会という組織から自分を切り離すことは出来ない。
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Azt feleltem, összekeverhettek valakivel, mert én távolról sem vagyok egy atléta.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Ho risposto che di certo era un caso di errore d'identità perché sono ben lontana dall' essere un atleta.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Ik antwoordde dat er sprake van een persoonsverwisseling moest zijn want ik ben allesbehalve een atleet.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Jeg svarede at det med sikkerhed var en fejl da jeg er så langt fra at være atlet, som man kan være.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Je lui ai répondue que c'était certainement une erreur parce que je suis tout sauf une athlète.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.저는 분명히 신원 오인의 문제 같다고 대답했니다. 왜냐하면 저는 운동이랑은 거리가 머니까요.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Le respondí que seguro se había equivocado de persona porque soy todo lo contrario a una atleta.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Odpověděla jsem, že je to určitě omyl, protože já rozhodně nejsem žádná sportovkyně.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Odpowiedziałam, że z pewnością pomylili osoby ponieważ daleko mi do sportsmenki.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Tôi đáp lời rằng đây chắc hẳn là một sự nhầm lẫn bởi không ai có thể tệ hơn tôi về khoản thể dục thể thao.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Απάντησα πως σίγουρα με περνούσαν για κάποια άλλη αφού δε θυμίζω σε τίποτα αθλήτρια.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.На что я ответила, что это какая-то ошибка, потому что я далеко не спортсменка.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Отговорих, че вероятно са сбъркали човека защото последното, което може да се каже за мен е, че съм атлет.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.Я відповіла, що вона, очевидно, помилилась, бо менш спортивної людини, ніж я, не знайти.
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.עניתי שוודאי נפלה כאן טעות כי מה לי ולאתלטיקה?
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.أجبته بأنه من المؤكد أن هناك خطأ في الهوية لأنني شديدة البعد عن كوني رياضية
Beni bir başkasıyla karıştırdıklarını, atlet olmakla yakından uzaktan alakamın olmadığını söyledim.それは人違いだろうと言ったんです 歩行器なしでスタジアムを回るなんて
Bu benim ilhamım kararlılığım bilime, öğrenmeye ve gelişmeye karşı bitmeyen alakamdı.Bylo to o inspiraci a odhodlání, a o tom, nikdy se nevzdat svých zájmů pro vědu, učení a růst.
Bu benim ilhamım kararlılığım bilime, öğrenmeye ve gelişmeye karşı bitmeyen alakamdı.그것은 영감과 결심 그리고 과학에 대한 저의 관심과
Bu benim ilhamım kararlılığım bilime, öğrenmeye ve gelişmeye karşı bitmeyen alakamdı.זה היה קשור להשראה ונחישות ולעולם לא לוותר על העניין שלי
Bu benim ilhamım kararlılığım bilime, öğrenmeye ve gelişmeye karşı bitmeyen alakamdı.كانت حول الإلهام و العزيمة و عدم التخلي أبداً عن اهتمامي
Bu benim ilhamım kararlılığım bilime, öğrenmeye ve gelişmeye karşı bitmeyen alakamdı.意志と 科学への興味を失わず 学び続け 成長し続けること
Eğer yakalanırsan, benim bu işle hiç alakam yok!Nếu cậu bị bắt thì tôi không can dự đâu nhé.
Eğer yakalanırsan, benim bu işle hiç alakam yok!Si jamais tu te fais attraper, je n'ai rien à voir là-dedans.
Eğer yakalanırsan, benim bu işle hiç alakam yok!Si te atrapan, no habrá nada que pueda hacer.
Eğer yakalanırsan, benim bu işle hiç alakam yok!Ако те хванат, аз нямам нищо общо да знаеш.
Eğer yakalanırsan, benim bu işle hiç alakam yok!Если тебя поймают, я тут ни при чём.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.A kóristák az iskolámban elég kockák voltak, és nem létezett, hogy nekem közöm legyen ezekhez az emberekhez.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Cei din corul liceului meu erau tocilari, şi sub nici o formă nu doream să am de-a face cu acei oameni.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Dem der gik til kor var ret nørdede og jeg skulle under ingen omstændigheder have noget at gøre med dem.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.고등학교 시절, 합창단 사람들은 아주 괴짜들이었고, 그런 사람들과 절대 어울릴 생각은 전혀 없었습니다.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Kuoroihmiset lukiossani olivat aika nörttejä, enkä halunnut olla missään tekemisissä heidän kanssan.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Ľudia z môjho stredoškolského zboru boli dosť divní. V žiadnom prípade som s nimi nechcel mať nič spoločné.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.Ludzie w chórze w mojej szkole średniej byli strasznymi dziwakami i nie chciałem mieć z takimi nic wspólnego.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.בתיכון מי ששר במקהלה היו די חנונים, ולא רציתי שום קשר לאנשים כאלה.
Lisemdeki korodaki öğrenciler epey inek tiplerdi, ve o insanlarla bir alakam olması mümkün olamazdı.いっしょにやって行けそうな気がしませんでした でも一週間後に友達が言ったんです