Konseyin kuruluş amacı bilimsel araştırmaların Araştırma ve Proje Yönetimi aktivitesiyle alakadar olmaktır.Sie sind für die wissenschaftliche Forschung und Projektbearbeitung verantwortlich.
WWF ile gelişimiyle alakadar olmak için 2 yıldan daha az sözleşme imzaladı.Hän teki WWF:n kanssa kymmenen vuoden sopimuksen.
Sadece bu konuyla alakadar olmak istemiyorlardý.Ils ont juste dit qu'ils ne prendraient pas part à ça.
Sadece bu konuyla alakadar olmak istemiyorlardý.JSTOR、そしてその親会社ITHAKAは この映画へのインタビューの依頼を断った。
Sadece bu konuyla alakadar olmak istemiyorlardý."Non abbiamo nulla a che fare con questa storia".
Sadece bu konuyla alakadar olmak istemiyorlardý.Thêm thảo luận, tranh luận, nhưng thay vì thế<br/>dường như Nghị viện đang cố gắng tắt mọi thứ đi.
Sadece bu konuyla alakadar olmak istemiyorlardý..لكنهم أيضا شعروا أنهم لا يريدون أن يكونوا جزءاً مما يحصُل