Fakat romanda savaşla alakalı bilgi verilmemektedir.Pour autant, le roman ne peint en rien la guerre elle-même.
Hız ile alakalı bu eşitlik hiperbolik yörüngedeki gibidir.La vitesse orbitale est liée à l'équation de la force vive.
Böğe (şaman) sözcüğü ile de alakalıdır.C'est à lui que l'on doit le terme de survivance.
Siyaset ile artık hiçbir alakası kalmamıştı.Il n'y a plus de vie politique...
Azerbaycan tarihindeki Maglar ile de alakalı bir kavram olarak görünmektedir.Cet article est une ébauche concernant une personnalité azerbaïdjanaise et l’histoire.
Bu madde genel anlamda inkılapçılık kavramıyla alakalıdır.Cet article concerne la générosité au sens d'altruisme.
Durumun kendisiyle alakalı olmaması durumunda da konuya önemli gözüyle bakmayacaktır.Si Out Run l'est aussi sur ce point, il n'est pas considéré comme injuste.
Einstein aldığı dersler ile hiçbir alakası olmayan, sadece ilgi duyduğu kitapları çalışıyordu.Il écrit seul, d'instinct, des ouvrages qui n'en sont pas moins intéressants.
İran kültüründeki Şeşe (ششه) inancı ile de doğrudan alakalıdır.Des raisons culturelles entrent aussi en compte (religion).
Ayrıca Cüneyt Arkın'ın oynadığı Hacı Murat filmiyle alakası yoktur.On ne sait pas pourquoi le jeu auquel joue Sinjin fonctionne mal.
Hristiyanlar buna çok alâka gösterdiler.Si les chrétiens s'enorgueillissent.
1993 yapımı aynı adlı filmle bir alakası bulunmamaktadır.Ne doit pas être confondu avec La Disparue, film de 1993.
Bu olayla bir alakam yok.Yo no tengo nada que ver con ese caso.
Dediğin şeyin konuyla hiç alakası yok.Lo que dices no tiene nada que ver con el tema.
Sizin ne düşündüğünüz beni alakadar etmez bayım. Benim kendime has düşüncelerim hiçbir zaman değişmedi.No me importa lo que piense, señor. Mis pensamientos particulares nunca cambiaron.
Hangi dine mensup olduğunuz beni alakadar etmiyor.A qué religión pertenece usted no me interesa.
Bu paradoks ontoloji paradoksuyla yakından alakalıdır ve genellikle aynı anda gerçekleşirler.Está muy relacionada con la paradoja ontológica y por lo general se produce al mismo tiempo.
Şarkı, birisinin yeni bir ilişkiye başlamasındaki kaygılarıyla alakalıdır.La canción es acerca de las personas tienen miedo cuando empiezan una relación.
Konukla alakalı sorular.Entremés del convidado.
Böğe (şaman) sözcüğü ile de alakalıdır.El hablado en Düzköy (Çxala) (Borçka).
Kültlerle alakalı konulara devletlerin tepkisi de başka bir tartışma konusu olmuştur.Lo qué pasó con los demás rehenes sigue siendo motivo de controversia.
İsrail’de laiklik, din ve devlet işlerinin birbiriyle nasıl alakalandığını gösterir.El laicismo en Israel muestra como se relacionan asuntos de religión y de estado dentro del país.
Bu sinyalleme doğrudan telefon çağrılarının kurulması ile alakalı değildir.Aunque estos hechos no conciernen directamente la actuación de Téléphone.
Ya ulan yanmakla ne alakası var?¿Qué debo saber del Alendronato?
"Hikâye ile alakalı olmayan her şeyi kaldırın.“Nathan: Siento que no tengas tu historia.
Onunla pek alakası olmayanlar ona Ninja Spider-Man'de demiştir.Muchos ciudadanos todavía se refieren a ella como Spider-Girl.
Nurcular, siyasetlerle alâkaları olmaz.Ya no serán políticas focalizadas para pobres.
Rabin’in ölümüyle alakalı birçok komplo teorisi ortaya atıldı.Hay muchos rumores sobre la muerte del forajido.
Bu sayede hayatı değişti ve lüks içinde dinle alakası olmayan bir yaşam sürmeye başladı.Ahora mi vida ha cambiado, sin razón aparente.
Ayrıca ilk bölümle alakalı fotoğraflar da gösterildi.También vendió fotos al Front Line.
Örek anlayışı ile doğrudan alakalıdır.Se asocia con la Recta Comprensión.
Çolpan ile alakalı bir ruhtur.Relacionado con tepeyolohtli.
Stieglitz'in fotoğrafla olan aktif alakası geçirdiği kalp rahatsızlığına bağlı olarak 1937'de bitti.El trabajo fotográfico de Stieglitz terminaría en 1937 debido a su enfermedad cardiaca.
Bunlar hem oyunla alakalı ve hem de nesnel ifadelerdir.Esto hace el juego artificial y aburrido.
Bu planın nasıl ortaya çıktığıyla alakalı tartışmalar hala devam etmektedir.Por ejemplo, se sigue discutiendo sobre el ritmo al que se produce la evolución.
Bu madde genel anlamda inkılapçılık kavramıyla alakalıdır.Este dato se refiere a la natalidad en términos absolutos.
Hükümdarla bir alâkası olan duâlarda da direkt olarak Tanrı'ya hitâb edilirdi.El poder imperial se consideró hasta el final como venido directamente de Dios.
Kuasarlar aynı zamanda Büyük Patlama’daki yeniden iyonlaşmanın sonuyla alakalı ipuçları da sunar.Los cuásares también proporcionan algunas pistas sobre el fin de la reionización del Big Bang.
İtalyanca olarak, konuyla alakalı dokuz kitap yayımladı.Ha publicado nueve libros en italiano, uno de ellos traducido al español.
Kaleğra adı, anlam itibarıyla Meşeli adıyla alakalıdır.Por otro lado, su contraparte femenina se conoce con el nombre de Fiura.
Oğlu Erdem Alakant genç yaşta geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirmiştir.Solamente tiene un brazo como resultado de un accidente de tráfico que sufrió cuando era adolescente.
"Ne Alakası Var?".¿Qué piensas de eso? ".
Hristiyanlar buna çok alâka gösterdiler.El cristianismo se impuso allí fácilmente.
Senin düşüncen alakasız.Il tuo parere è irrilevante.
Sizinle alakalı olmayan hiçbir şeyden şikayette bulunmayın.Non vi spiate e non sparlate gli uni degli altri.
Genetik olarak ilgisiz olabilirler veya yalnızca uzaktan alakalı olabilirler.Possono anche essere geneticamente non imparentate, o esserlo solo lontanamente.
Bu iman ile değil akıl ile alakalıdır."Essi appartengono al spirito incosciente’.
2012 yılında çalışmalarıyla alakalı bir belgesel çekilmiştir.Nel 2012 è uscito un documentario sul suo lavoro.
Nazarşa'dan (Aytamgalı'lar) ve Alakapı'dan (Kôztamgalı'lar) göç edenlere gelince...Nadir e sua madre furono tra coloro che vennero schiavizzati.
Bu işaretler LIGO (Laser Interferometer Gravitational Wave Observatory) ile alakalıdır.Al presente, il più sensibile è il LIGO, acronimo per Laser Interferometer Gravitational Wave Observatory.
Ya ulan yanmakla ne alakası var?Quale l'argomento della trama?
Bu tablonun zekâ ile bir alakası yoktur.Questo romanzo infatti non ha nulla a che vedere con la fantascienza.
Seçim hukukuyla alakalı kitabı bulunmaktadır.Alla discussione segue un voto sul progetto di legge.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.La maggior parte dei geni correlati al diabete sono coinvolti in funzioni delle cellule β.
Futbol ve spor ile alakalı resimler ve yazılar ilk sayılarda bayağı azdır.Scompaiono invece i filmati riguardanti il calcio e lo sport in generale.
Playfair şifrelemesi ile alakalı ilk kayıtlara geçen doküman 26 Mart 1854 tarihlidir ve Wheatstone imzalıdır.La prima descrizione documentata del codice si trova in un documento firmato da Wheatstone il 26 marzo 1854.
Sülük denen su canlısı ile de alakalıdır.Ancora un animale legato all'acqua.
Yaşam Güç'ü ise yaşam ve yaşam enerjisi ile alakalıdır.In questo caso si parla più semplicemente di energia o vita.
Ayrıca ilk bölümle alakalı fotoğraflar da gösterildi.Riappaiono anche personaggi del primo capitolo.
Oyunun adı Civilization idi fakat Sid Meier ve ekibiyle hiçbir alakası yoktu.Sebbene sia il seguito del celebre Sid Meier's Civilization, Sid Meier non ha preso parte al suo sviluppo.