Bunlar hem oyunla alakalı ve hem de nesnel ifadelerdir.Dit is te merken aan zowel zijn uiterlijk als accent.
"Ne Alakası Var?".Wat betekent dat?"
Bu sayede hayatı değişti ve lüks içinde dinle alakası olmayan bir yaşam sürmeye başladı.Daarna kwam er een leven waarin hij moest wennen aan de afwezigheid van roem.
Türkçe ile alakası yoktur.Er is geen verband met het land Nederland.
Bu iman ile değil akıl ile alakalıdır."Hierbij kun je denken aan ruimtelijke inzicht en rekenen."
Tenasüp olması için mânaca alâkalı kelimeler arasında karşıtlık ilgisinin bulunmaması gerekir.Over verschil in smaak moet men geen ruzie maken.
Konmak fiili veya Kon (dağ geçidi) ile alakalı olabilir.Hij rijdt graag (dronken) rond in het maanlicht op schapen of herdershonden.
Siyaset ile artık hiçbir alakası kalmamıştı.Bij die uitvoering speelde politiek geen rol meer.
Kazakistan müziğiyle alakası olmamasına rağmen, Borat filminde de kullanılmıştır.Het heeft niets met de filmmuziek te maken; het is wel in diezelfde periode opgenomen.
Ayrıca ilk bölümle alakalı fotoğraflar da gösterildi.Ook werden de eerste foto's genomen.
Bu tablonun zekâ ile bir alakası yoktur.Het heeft niets te maken met intelligentie.
Konukla alakalı sorular.Niespodzianki wśród gości.
Siyaset ile artık hiçbir alakası kalmamıştı.Nie było ono jednak związane z polityką.
Çıkartılan bu haritanın takımyıldızlarıyla bir alakası bulunmamaktadır.Na mapie załączonej do tego tomu nie ma Jaźwina.
Bu arada RAF’ın alakası arttığından Britanya Hükümeti iki prototip sipariş etti.Brytyjskie Ministerstwo Lotnictwa (Air Ministry) zamówiło dwa prototypy.
Bu zaman ve mekanın aşıldığı devirde organlar kompleksi zaman ve mekanın aşılmasıyla alakalıdır.W czasach wykraczania poza czas i przestrzeń, układ organów dotyczy wykraczania poza czas i przestrzeń.
Yaşam Güç'ü ise yaşam ve yaşam enerjisi ile alakalıdır.W szczególności energia owa miałaby być silnie związana z siłami życiowymi natury i człowieka.
Limbik sistem ile alakalı görevleri vardır.Obejmuje ona układ limbiczny.
Ya ulan yanmakla ne alakası var?Co to oznacza dla elblążan?.
İşlemci kullanımı ile alakalı iki farklı yönetim yaklaşımı bulunmaktadır.Istnieją dwie koncepcje dotyczące tego, jak ma wyglądać relacja między samorządnymi miejscami pracy.
Fakat Babiali tercüme odasına tercüman olarak girmeden önce divan şiiriyle de çok alakalıydı.Przed wstąpieniem do monasteru pracował w Posolskim Prikazie w charakterze tłumacza.
Böyle bir soru onları kesinlikle alâkadar etmez.W odmienny sposób odpowiadają na te pytania.
Ayrıca ulumak sözcüğü de kurdun kutsallığı ile alakalıdır.Również inne terminy wojskowe wywodzą się od słowa wilk.
Siyaset ile artık hiçbir alakası kalmamıştı.Det har inget med politik att göra.
Hristiyanlar buna çok alâka gösterdiler.De kristna kunde nu agera helt öppet.
"Ne Alakası Var?".Vad är det frågan om?.
Konukla alakalı sorular.Lista över gästgivare.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.Flertalet av de gener som är kopplade till diabetes är involverade i betacell-funktioner.
Yeraltı hiphop, ticari amaç olmadan yapılan hiphop kültürüyle alakalı her şey için kullanılan terimdir.Underground hiphop är ett samlingsnamn för hiphopmusik utanför den allmänna kommersiella branschen.
Curse of the Blair Witch eklentisi ise filmin yaratılma süreci ile alakalı içerik sunmaktaydı.Produktionsbolaget bakom The Blair Witch Project tog namn efter filmen.
Bu sayede hayatı değişti ve lüks içinde dinle alakası olmayan bir yaşam sürmeye başladı.Låten handlar om att våga gå vidare efter en relation som inte fungerat.
Tabi Bernoulli sayılarıyla alakalı problemler dışında.För andra betydelser, se Berninches.
Bu tablonun zekâ ile bir alakası yoktur.Dyspraxi har inte något att göra med intelligensen.
Tapmak fiili ile de alakalıdır.Ret ingår i Res Fila.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.Більшість з генів, зв'язаних з діабетом, пов'язані з функціями бета-клітин.
Konukla alakalı sorular.Запрошені гості.
Ticaret fakültesi ile alakalı dört temel form vardır.Є 4 основних принципи створення бізнес-шкіл.
"Ne Alakası Var?".Ти знаєш, що з ними?»
Moda, güzellik ve ünlülerle alakalı haberlere yer vermektedir.Публікував інформацію про моду та знаменитостей.
Böyle bir soru onları kesinlikle alâkadar etmez.Цим питанням ані трохи не можна нехтувати.
Çıkan bu 12 Burcun takımyıldızlarıyla bir alakası yoktur.Він вважає, що до цього причетні два нічних втікача.
Yaşanabilir bölge, Sera etkisi ile yakından alakalıdır.Життя населення тісно пов'язане з природою довкілля.
Ya ulan yanmakla ne alakası var?Як це пов'язано з квантовим зчепленням?
Çünkü kanda dolaşan yağ seviyesi sendromun ağırlığıyla (şiddeti) alakalı değildir.Інтенсивність висипань не корелює з тяжкістю марсельської гарячки.
Oyun konusuna halk göre bölgede gelişen çatışmalar hakkında ilk kez alakadar olmuştur.Значення цієї комісії у тому, що вперше почалися громадські дебати стосовно становища Іспанії.
Senin düşüncen alakasız.Твоя думка не має значення.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.Většina genů spojovaných s diabetem se podílí na funkci beta buněk.
Sayılar teorisinde, p-sel sayılar kavramı da aynı zamanda kuvvet serileriyle yakından alakalıdır.Pojem p-adických čísel v teorii čísel také úzce souvisí s mocninnými řadami.
"Ne Alakası Var?".Co z toho mám?“.
Ancak filmin ismi dışında öyküyle alakası yoktu.Obsah videa však nemá nic společného s vlastním názvem.
Seçmeli menü ise Alakart (à la carte) olarak adlandırılır.Rozhodčí se nazývá gjódži (行司).
Playfair şifrelemesi ile alakalı ilk kayıtlara geçen doküman 26 Mart 1854 tarihlidir ve Wheatstone imzalıdır.První zaznamenaný popis Playfairovy šifry je dokument podepsaný Wheatstonem, který pochází z 26. března 1854.
Böğe (şaman) sözcüğü ile de alakalıdır.A kéž se splní i ono slovo Zjevení!
Konukla alakalı sorular.Očekávají hosty.
Aşağıda Kuzey Kore'nin nükleer silah gelişimi ile alakalı bir kronoloji verilmiştir.Dalším zdrojem napětí je severokorejský vývoj jaderných zbraní.
Özellikle masonluk ile alakalı eserler vermiştir..Jeho články se zejména týkaly Hlučínska.
Benioff ve Weiss dizinin sonuyla alakalı; "En başından beri biz toplam 70 saatlik bir dizi istiyorduk.Weiss a Benioff řekli: „Diskutovali jsme o Confederate po celá léta, původně jako koncept celovečerního filmu.
Riskin yaklaşık %40'ının genetik ile alakalı olduğu belirtilmektedir.Odhaduje se, že zhruba z 34 % jsou problémy při dosahování orgasmů podmíněny geneticky.
Ya ulan yanmakla ne alakası var?A co má tohle co dělat s příběhem?
Onunla pek alakası olmayanlar ona Ninja Spider-Man'de demiştir.Stává se hrdinou známý pod jménem Spider-Man.