alacaksın ile cümle
alacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Saymadan mı alacaksın?Non li conti?
Saymadan mı alacaksın?Přepočítej si to.
Saymadan mı alacaksın?Preštej.
Saymadan mı alacaksın?Sao không đếm tiền đi?
Saymadan mı alacaksın?Skal du ikke tælle dem?
Saymadan mı alacaksın?Tel je 't niet? Dit lijkt mij wel 100.000.
Saymadan mı alacaksın?- Wilist du's nicht nachzählen?
Saymadan mı alacaksın?Δεν μετράς το χρήμα;
Servetinle bir araba mı alacaksın?Allez-vousNacheter une voiture avec l'héritage que vous avez eu ?
Servetinle bir araba mı alacaksın?Autót akarsz venni a megszerzett örökségedből?
Servetinle bir araba mı alacaksın?Σκοπεύεις να αγοράσεις αυτοκίνητο χρησιμοποιώντας κληρονομιά σου;!
Servetinle bir araba mı alacaksın?هل ستشتري سيارة باستعمال ميراثك؟
Şimdi 980 $ ödediniz. Bir yıl sonra 1,000 $ geri alacaksınız.1000 ドルを得ると、102 % 戻って います。
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Até agora nada pedistes em meu nome; pedi, e recebereis, para que o vosso gozo seja completo.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Až dosavad za nic jste neprosili ve jménu mém. Prostež, a vezmete, aby radost vaše doplněna byla.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Bisher habt ihr nichts gebeten in meinem Namen. Bittet, so werdet ihr nehmen, daß eure Freude vollkommen sei.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Dosiaľ ste za nič neprosili v mojom mene; proste a dostanete, aby vaša radosť bola naplnená.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Doslej niste ničesar prosili v imenu mojem. Prosíte in prejmete, da bo radost vaša dopolnjena.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Dotąd o niceście nie prosili w imieniu mojem; proścież, a weźmiecie, aby radość wasza była doskonała.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Finora non avete chiesto nulla nel mio nome. Chiedete e otterrete, perché la vostra gioia sia piena
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Hasta ahora no habéis pedido nada en mi nombre. Pedid y recibiréis, para que vuestro gozo sea completo
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Hidindtil have I ikke bedt om noget i mit Navn; beder, og I skulle få, for at eders Glæde må blive fuldkommen.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Hitinntil har I ikke bedt om noget i mitt navn; bed, og I skal få, forat eders glede kan bli fullkommen!
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.지금까지는 너희가 내 이름으로 아무 것도 구하지 아니하였으나 구하라 그리하면 받으리니 너희 기쁨이 충만하리라
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Pînă acum n'aţi cerut nimic în Numele Meu: cereţi, şi veţi căpăta, pentruca bucuria voastră să fie deplină.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Tot nu toe hebt u nog niet in mijn naam gebeden. Bid en u zult ontvangen. Dat zal u grote vreugde geven.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Εως τωρα δεν ητησατε ουδεν εν τω ονοματι μου αιτειτε και θελετε λαμβανει, δια να ηναι πληρης η χαρα σας.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Доныне вы ничего не просили во имя Мое; просите, и получите, чтобы радость ваша была совершенна.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Досі не просили ви нїчого в імя моє. Просіть, то й приймете, щоб радість ваша була певна.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.Исус, прочее, рече: Още малко време съм с вас, и тогава ще отида при Онзи, Който Ме е пратил.
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.עד עתה לא שאלתם דבר בשמי שאלו ותקחו למען תמלא שמחתכם׃
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.الى الآن لم تطلبوا شيئا باسمي. اطلبوا تأخذوا ليكون فرحكم كاملا
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.向 來 你 們 沒 有 奉 我 的 名 求 甚 麼 、 如 今 你 們 求 就 必 得 著 、 叫 你 們 的 喜 樂 可 以 滿 足
Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.向來 你 們沒 有 奉 我 的 名求 甚麼 、 如今 你 們求 就 必 得 著 、 叫 你 們 的 喜樂 可以 滿足
Sistemin çalışma şekli, güneş ortaya çıkınca motor çalışacak ve buradan güç alacaksınız.Het schakelt zich automatisch in als de zon opkomt. Daar komt de stroom ut.
Sistemin çalışma şekli, güneş ortaya çıkınca motor çalışacak ve buradan güç alacaksınız.Jednostka działa w taki sposób, że gdy wychodzi słońce, silnik się włączy i masz prąd.
Sistemin çalışma şekli, güneş ortaya çıkınca motor çalışacak ve buradan güç alacaksınız.태양이 뜨면, 이 발전기는 동작을 시작하고 이 부분에서 전기를 얻게 됩니다.
Sistemin çalışma şekli, güneş ortaya çıkınca motor çalışacak ve buradan güç alacaksınız.O modo como a unidade trabalha é, quando o sol sai, o motor começa a funcionar e temos a energia aqui.
Sistemin çalışma şekli, güneş ortaya çıkınca motor çalışacak ve buradan güç alacaksınız.היחידה פועלת כך שכשהשמש זורחת המנוע מופעל ומקבלים מכאן חשמל:
Sistemin çalışma şekli, güneş ortaya çıkınca motor çalışacak ve buradan güç alacaksınız.فالطريقة التي يعمل بها الجهاز، حين تطلع الشمس يبدأ المحرك وتحصل على الطاقة
Sistemin çalışma şekli, güneş ortaya çıkınca motor çalışacak ve buradan güç alacaksınız.エンジンは動き出し ここからパワーが出ます ACもDCも そして若干の器具に利用できるよう
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Bạn mua những kiện hàng; tôi sẽ bán đi những dòng mã.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Comprate la scatola, vi venderò il codice.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Jij koopt de doos en ik verkoop het programma
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Kauft die Box, ich verkauf den Code.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.넌 박스를 사고 난 코드를 팔고
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Kupujesz pudełko, ja sprzedaję kod.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Tu compras la caja, yo vendo el código.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Tu cumperi cutia, eu vand codul
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Vous achetez la boite, je vends le code.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Εσείς αγοράζετε το κουτί και εγώ πουλάω τον κώδικα.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Вы покупаете коробку, а я продаю для неё код.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.Купуваш кутията, а аз продавам кода.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.תקנה את הקופסה, אני אמכור את הקוד.
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.أشتر المنتج، وأنا أبيع لغة برمجتها.♪♫♪
Siz kutuyu alacaksınız, ben kodu satacağım.ソフト会社はみんな Microsoftのために研究開発している
Sonuçları da yeni nesil harika öğrencilerden alacaksınız.A výsledky budeme vidieť na novej generácii vynikajúcich študentov.
Sonuçları da yeni nesil harika öğrencilerden alacaksınız.Dan Anda bisa melihat hasilnya dari generasi baru mahasiswa yang menakjubkan.
Sonuçları da yeni nesil harika öğrencilerden alacaksınız.Dan zul je de resultaten zien van een nieuwe generatie geweldige studenten.
Sonuçları da yeni nesil harika öğrencilerden alacaksınız.E poderão ver os resultados de uma nova geração de alunos extraordinários.