alacaksın ile cümle

alacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ne alacaksınız?What will you have?
Siz bir ödül alacaksınız.You shall have a reward.
Yakında bizden haber alacaksın.You'll be hearing from us soon.
İçmek için ne alacaksın?What will you have to drink?
Yakında ondan haber alacaksın.You will soon hear from him.
Bu kitaptan büyük bir keyif alacaksınız.You will derive great pleasure from this book.
Bu sandalye için ne alacaksın?What will you take for this chair?
Doğum gününde bir CD seti alacaksın.You will get a CD set on your birthday.
Hangisini alacaksınız, bunu mu yoksa şunu mu?Which will you take, this one or that one?
Bu dönem ne alacaksın?What are you going to take this semester?
Doğum gününde çok hediye alacaksın.You'll get a lot of presents on your birthday.
İki başarı sertifikası alacaksın.You shall receive two certificates of achievement.
Yarın cevabımı alacaksın.You shall have my answer tomorrow.
Yarın akşam beş misafir alacaksın.We are to take in five guests tomorrow evening.
İste ve alacaksın.Ask and you shall receive.
Pencereyi aç ve temiz hava alacaksın.Open the window and you'll have fresh air.
Arabayı yangın musluğunun önünde park edersen bir bilet alacaksın.You'll get a ticket if you park the car in front of a fire hydrant.
Sözlük mü alacaksın?Are you going to buy a dictionary?
Sözlük mü satın alacaksınız?Are you going to buy a dictionary?
"Biz onların düğününe davet edildik." "Öyle mi? Pekala, onlara ne alacaksınız?""We were invited to their wedding." "Is that so? Well, what are you going to get them?
Baba, Noel için bana ne alacaksın?Dad, what are you going to get me for Christmas?
Sakin ol. Yarın ödülünü alacaksın.Stay calm. You'll have your reward tomorrow.
Endişelenme, bu akşam üstü cevabı alacaksın.Don' t worry, you shall get the answer this afternoon.
Birkaç gün içinde bir bildirim alacaksınız.You'll receive a notice in a few days.
Kendine ne zaman yeni bir dizüstü bilgisayar satın alacaksın?When will you buy yourself a new laptop?
Tom'u bize yardım etmek için nasıl alacaksın?How will you get Tom to help us?
Onu alacaksın.You'll get it.
Bir tane alacaksın.You'll get one.
Sanırım hepiniz mazeret izni alacaksınız.I assume you'll be taking a leave of absence.
Zahmetinizin karşılığını alacaksınız.I'll make it worth your while.
Sıranı alacaksın.You'll have your turn.
Hangisini alacaksın?Which one will you get?
Hangisini alacaksınız?Which one will you get?
Bunları alacaksın, değil mi?You'll get these, won't you?
Belki o işi alacaksın.Maybe you'll get that job.
Nasıl geri alacaksın?How will you get back?
Tom'a doğum günü için ne alacaksın?What are you going to get Tom for his birthday?
Ne alacaksın?What are you going to get?
Posta ile test sonuçlarını alacaksın.You'll be receiving the results of your test in the mail.
Posta ile sertifikanı alacaksın.You'll be receiving your certificate in the mail.
Posta ile son maaş çekini alacaksın.You'll be receiving your last paycheck in the mail.
Posta ile lisansını alacaksın.You'll be receiving your license in the mail.
Posta ile para iadeni alacaksın.You'll be receiving your refund in the mail.
Bir gün bana bir içki alacaksın.You'll buy me a drink someday.
Bir midilli alacaksın gibi görünüyor.It sounds like you're going to buy a pony.
Sen senin paranı alacaksın.You'll get your money.
Bir kopya alacaksınız.You'll get a copy.
Şansınızı alacaksınız.You'll get your chance.
Bizden haber alacaksın.You'll be hearing from us.
Bundan zevk alacaksın.You'll get a kick out of it.
Burada çalışmaktan zevk alacaksın.You'll enjoy working here.
Hak ettiğini alacaksın.You'll get what you deserve.
Ne hak ediyorsanız alacaksınız.You'll get what you deserve.
Bunun sayesinde alacaksın.You're going to get through this.
Tam desteğimi alacaksın.You'll get my full cooperation.
Kırmızı hapı mı yoksa mavi hapı mı alacaksın?Will you take the red pill or the blue pill?
"Bu yarıyıl tatilinde hangi dilin kursunu alacaksın?" "Arapça 5. seviye.""Which language class are you taking this semester?" "Arabic Level 5."
Onları geri alacaksınız.You'll get them back.
Endişelenmeyin, yakında sesinizi geri alacaksınız.Don't worry, you'll get your voice back soon.
Ne kadar alacaksın?How much will you get?

İlgili Sayfalar