alacağım ile cümle
alacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bunu alacağım.Maar ik zal het nemen.
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Aber wie bekomme ich diese Leute dazu, den Kanal für mich zu graben.
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Ale jak mam nakłonić tych ludzi, aby budowali kanały dla mnie?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Ale jak přinutím tyhle lidi, aby by pro mě ten příkop vykopali?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Dar cum i-aş face pe aceşti oameni să sape canalele pentru mine?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Maar hoe krijg ik deze mensen zover dat ze dit kanaal voor me gaan graven?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? ."Ma come posso ottenere che questa gente costruisca questa..." "...diga per me?"
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Mais comment vais-je amener ces gens à construire ce canal d'irrigation pour moi?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Mas como posso convencer estas pessoas cavar este canal para mim?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Nhưng làm thế nào tôi sẽ nhận được những người này để xây dựng mương cho tôi?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Pero, ¿cómo voy a convencer a estas personas que construyan esta zanja para mí?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Tetapi bagaimana saya akan mendapatkan orang-orang untuk membangun saluran ini untuk saya?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .Но как же я буду нанимать этих людей, чтобы выкопать этот арык для меня?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .אבל איך אוכל להשיג את האנשים הללו כדי לבנות את התעלה עבורי?
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .ولكن كيف أحصل على هؤلاء الناس ليقوموا بشق القناة لي؟
Ancak bana su kanalını açacak kişileri nasıl işe alacağım? .働いてもらおう? そりゃあ、将来作業が終わったら
Aslında size bunun sırasının önemli olmadığını göstermek için şunu biraz yana alacağım. .Ik zal eigenlijk even laten zien dat het niet uitmaakt in welke volgorde ik dit doe.
Aslında size bunun sırasının önemli olmadığını göstermek için şunu biraz yana alacağım. .사실 어떤 좌표를 먼저 써도 기울기는 같습니다
Aslında size bunun sırasının önemli olmadığını göstermek için şunu biraz yana alacağım. .Взагалі то я трошки відхилюся щоб показати вам що порядок координат не має значення.
Aslında size bunun sırasının önemli olmadığını göstermek için şunu biraz yana alacağım. .Всъщност, ще се отклоня малко, за да ви покажа, че няма значение в къкъв ред правя това.
Aslında size bunun sırasının önemli olmadığını göstermek için şunu biraz yana alacağım. .אני יסטה מעט בהצגת הדברים אם זה לא משנה לך מהו סדר הדברים בחישוב ובאיזה סדר אני מבצע
Aslında size bunun sırasının önemli olmadığını göstermek için şunu biraz yana alacağım. .في الواقع سآخذ جانباً حتى اوضح لكم انه لا يهم الترتيب الذي اضعه
A sonsuza giderken, bunun limitini alacağım.Kami akan mengambil batas sebagai A mendekati tak terhingga.
A sonsuza giderken, bunun limitini alacağım.Noi andremo a prendere il limite per A che tende all'infinito
A sonsuza giderken, bunun limitini alacağım.Spočítáme limitu, když A jde do nekonečna.
A sonsuza giderken, bunun limitini alacağım.Vamos a tomar el límite como una infinidad de enfoques.
A sonsuza giderken, bunun limitini alacağım.Weźmiemy granicę, przy A dążącym do nieskończoności.
A sonsuza giderken, bunun limitini alacağım.ניקח את הגבול ש A משיג את האין סוף.
A sonsuza giderken, bunun limitini alacağım.نحن ذاهبون إلى اتخاذ الحد الأقصى لانهاية نهج.
A sonsuza giderken, bunun limitini alacağım.常にこの操作を行う必要はありません。
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram aber sprach: HERR HERR, woran soll ich merken, daß ich's besitzen werde?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram répondit: Seigneur Éternel, à quoi connaîtrai-je que je le posséderai?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram vroeg: "Maar Oppermachtige HERE, hoe kan ik er zeker van zijn dat U mij dit land zult geven?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ao que lhe perguntou Abrão: Ó Senhor Deus, como saberei que hei de herdá-la?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.A povedal: Ó, Pane, Hospodine, po čom poznám, že ju zdedím trvale?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp - ram thưa rằng : Lạy_Chúa_Giê - hô-va , bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản_nghiệp ?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp-ram thưa rằng: Lạy Chúa Giê-hô-va, bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản nghiệp?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Avram a răspuns: ,,Doamne Dumnezeule, prin ce voi cunoaşte că o voi stăpîni?``
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Da sa han: Herre, Herre, hvorav kan jeg vite at jeg skal eie det?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Él respondió: --Oh Señor Jehovah, ¿cómo sabré que yo la he de poseer
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.És monda: Uram Isten, mirõl tudhatom meg, hogy öröklöm azt?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Han svarade: »Herre, HERRE, varav skall jag veta att jag skall besitta det?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.In ko je rekel Abram: Gospod Jehova, po čem naj spoznam, da jo posedem?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.I řekl: Panovníče Hospodine, po čem poznám, že ji dědičně obdržím?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.그가 가로되 주 여호와여 내가 이 땅으로 업을 삼을 줄을 무엇으로 알리이까
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Men han svarede: "Herre, HERRE, hvorpå kan jeg kende, at jeg skal få det i Eje?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Mutta hän sanoi: "Oi Herra, Herra, mistä minä tiedän, että saan sen omakseni?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Rispose: «Signore mio Dio, come potrò sapere che ne avrò il possesso?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Zatem rzekł Abram: Panie Boże, po czemże poznam, iż ją odziedziczę?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ο δε ειπε, Δεσποτα Κυριε, Ποθεν να γνωρισω οτι θελω κληρονομησει αυτην;
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.А той рече: Господи Иеова, по какво да позная че ще я наследя?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Он сказал: Владыка Господи! по чему мне узнать, что я буду владеть ею?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.ויאמר אדני יהוה במה אדע כי אירשנה׃
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.فقال ايها السيد الرب بماذا اعلم اني ارثها.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞 伯 蘭 說 、 主 耶 和 華 阿 、 我 怎 能 知 道 必 得 這 地 為 業 呢
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞伯蘭說 、 主 耶和華 阿 、 我 怎 能 知道 必得 這 地 為業呢
Ayrıca yanıma Al'ı alacağım.Además, Al se viene conmigo.
Ayrıca yanıma Al'ı alacağım.E vou o levar o Al comigo.
Ayrıca yanıma Al'ı alacağım.Inoltre, voglio portare Al con me.
Ayrıca yanıma Al'ı alacağım.I zabieram z sobą Ala.