Oda o kadar duman doluydu ki zorlukla nefes alabildim.The room was so full of smoke that I could hardly breathe.
Annemin yardımı sayesinde bir dağ bisikleti satın alabildim.Thanks to my mother's help, I was able to buy a mountain bike.
Erken çıktım böylece iyi bir koltuk alabildim.I left early so I could get a good seat.
Oraya erken gittim, böylece iyi bir koltuk alabildim.I went there early so I could get a good seat.
Erken geldim, böylece iyi bir koltuk alabildim.I came early so I could get a good seat.
Valize sığanları alabildim ancak.I could only take what fit into the suitcase.
Bir tane fiyatına iki tane alabildim.I was able to buy two for the price of one.
Tiyatroya erken gittim bu yüzden iyi bir koltuk alabildim.I went to the theater early so I could get a good seat.
Oraya erken gittim ve önde bir koltuk alabildim.I got there early and was able to get a seat in front.
Boston'da bir öğretim işi alabildim.I was able to get a teaching job in Boston.
Pazardan taze balık satın alabildim.I was able to buy fresh fish in the market.
Bir bilet satın alabildim.I was able to buy a ticket.
Tom'un nefesinde alkol kokusu alabildim.I could smell the alcohol on Tom's breath.
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.I couldn't see anything and couldn't breathe.
Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!"I was able to cover 20 million light-years" "in only ten million years."
Evliliğim için ailemin iznini alabildim.J'ai pu obtenir le consentement de mes parents pour mon mariage.
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.Je ne pouvais pas respirer.
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.No meu sonho não conseguia nem respirar.
Kitabımın yayın hakkını geri alabildim.Ik heb de publicatierechten van mijn boek terug kunnen krijgen.
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.Nedalo se setřást, ani setřít.
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.Κι ύστερα ούτε μεσουράνησε ούτε έδυσε.
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.呟きもため息も漏れなかった。
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.לא שלותי ולא שקטתי ולא נחתי.
"Vay! Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!"Dałem radę pokonać 20 milionów lat świetlnych w ciągu 10 milionów lat!"
"Vay! Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!"Ich hab es geschafft 20 Millionen Lichtjahre"
"Vay! Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!"În realitate, nu este așa, deoarece punctele din spațiu se îndepărtează între ele.
"Vay! Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!""nossa, eu consegui cobrir 20 milhões de anos-luz em apenas 10 milhões de anos.
Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!"Bố đi được hẳn 20 triệu năm ánh sáng" "chỉ trong 10 triệu năm"
Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!"Dokázal jsem urazit 20 milionů světelných let během jen 10 milionů let.
Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!"He sido capaz de avanzar 20 millones de años luz..." "...en sólo 10 millones de años"
Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!"Κατάφερα να καλύψω 20 εκατομμύρια Έτη φωτός" "σε μόνο 10 εκατομμύρια χρόνια."
Yirmi milyon ışık yıllık mesafeyi... ...sadece on milyon yılda alabildim!"Я подолав 20 млн світлових років всього за 10 млн років.