Benimle alay etmeyeceğine söz ver.Promise me you won't make fun of me.
Başka bir broşür alabilir miyim?May I have another brochure?
Diğer çocuklardan farklı göründüğü için Tom'la alay edildi.Tom was teased because he looked different from the other children.
Tom Mary'ye güldüğünde o geri gülmekten kendini alamadı.When Tom smiled at Mary, she couldn't help but smile back.
Alabileceğimiz tüm yardımı kullanabiliriz.We can use all the help we can get.
Tom ihtiyacı olan tüm yardımı alacak.Tom will get all the help he needs.
Tom, Mary ve John'un konuşmasına kulak misafiri olmaktan kendini alamadı.Tom couldn't help overhearing Mary and John's conversation.
Tom Mary'nin ona baktığını fark etmekten kendini alamadı.Tom couldn't help noticing that Mary was staring at him.
Tom hafifçe gülmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but smile slightly.
Tom ağlamaktan kendini alamadı.Tom couldn't help but cry.
Tom kızarmaktan kendini alamadı.Tom couldn't help but blush.
Tom için yardım alabilir misin?Can you get help for Tom?
Biraz yardım alabilir miyim?Can I get a little help?
Bu şirket çevresel kaplama alanını azaltmak için yeni teknolojiler kullanıyor.This company is using new technologies to reduce its environmental footprint.
Tom okuldan sonra beni alacak.Tom will pick me up after school.
Bu sabah çöpü alan kişi Tom'du.Tom was the one who took out the garbage this morning.
Bunu alalım.Let's buy this one.
Ben Tom'a yeni bir tane alacağım.I'll buy Tom a new one.
Onu göze alamazsın.You can't afford that one.
Biz bunu alacağız.We'll get this one.
Sıradakini alacağız.We'll get the next one.
Biz başka bir tane alacağız.We'll get another one.
Biz bir tane alabiliriz.We can get one.
Senin için bir tane alabiliriz.We can get one for you.
Onlar yeterince yakında bir tane alacaklar.They'll get one soon enough.
Bunu alayım.Let me take this one.
Sana bir tane alayım.Let me get you one.
Sanırım hangisini alacağımı biliyorsun.I think you know which one I'd buy.
Lütfen bir sonrakini alabilir miyim?Can I have the next one, please?
Onlardan birini alabilir miyim?Can I have one of those?
Başka bir tane alabilir miyim?Can I have another one?
Sadece seninle alay ediyordum.I was just teasing you.
Alarm durdu ve kırmızı bir ışık yanıp sönmeye başladı.The alarm went off and a red light started flashing.
Gri takımını ödünç alabilir miyim?Could I borrow your gray suit?
Sen senin paranı alacaksın.You'll get your money.
Bir kopya alacaksınız.You'll get a copy.
Ne alabilirim?What do I get?
Biz biraz daha alacağız.We'll get some more.
Biz yenilerini alacağız.We'll get new ones.
Biraz daha alabiliriz.We could get more.
Size yardım alabiliriz.We can get you help.
Daha fazla alabiliriz.We can get more.
Tom yüksek sesle gülmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but laugh out loud.
Tom ve Mary birbirlerine bakmaktan kendilerini alamadılar.Tom and Mary couldn't help looking at each other.
Bunu alabilir miyim?Can I take it?
Onu alabilir miyim?Can I have it?
Yeşil alanlar kentin gerçek akciğerleridir.The green areas are the real lungs of the city.
Ben kanepede uyuyacağım. Yatağımı alabilirsin.I'll sleep on the couch. You can have my bed.
Tom konuşma tarzım ile alay etti.Tom made fun of the way I talk.
Tom senin hakkında konuşmaktan kendini alamıyor.Tom can't stop talking about you.
Tom'un alaylı davrandığını düşünüyorum.I think Tom was just being sarcastic.
Burada kal. Gidip onu alacağım.Stay here. I'll go get it.
Tom alarmda kalmak için kendini zorladı.Tom forced himself to stay alert.
Sana ödemeyi göze alamam.I can't afford to pay you.
Alaaddin sihirli bir lamba buldu.Aladin found a wonderful lamp.
Alaaddin harika bir lamba buldu.Aladin found a wonderful lamp.
Tom yavaş bir öğrenci olduğu için okulda alay edildi.Tom was teased at school because he was a slow learner.
Tom'a ne satın alacağını söyledin mi?Have you told Tom what to buy?
Tom'a onu alacağımı söyle.Tell Tom I'll be picking him up.
Onu alabileceğini sana kim söyledi?Who told you you could have that?