Beni listede geriye almanı istiyorum.I'd like you to put me back on the list.
İlk kez yoklama alacağım.I'll take attendance first.
Ayrıca hardal almak istiyorum.I'd like to have mustard on the side.
Her şeyden önce, lütfen adınızı alabilir miyim.First of all, may I have your name, please?
Onu ciddiye almayın.Don't take it seriously.
Onu ciddiye alma.Don't take it seriously.
Beni ciddiye almayın. Ben sadece şaka yapıyorum.Don't take me seriously. I'm only joking.
Mike ona bir araba alması için her zaman babasını rahatsız ediyor.Mike is always nagging his father to buy him a car.
Mike'a göre, Mac yeni bir araba aldı.According to Mike, Mac bought a new car.
Dün Mike'ın aldığı bu raketti.It was this racket that Mike bought yesterday.
Mike bu raketi dün aldı.It was yesterday that Mike bought this racket.
Oh, yakında buna alışacaksın!Oh, you'll get used to it soon!
Her şeyi göz önüne alırsak, bu güzel bir partiydi.All in all, this was a nice party.
Bazı insanlar korku filmlerini izlemekten zevk alırlar.Some people derive pleasure from watching horror movies.
Bob, çok çalışmaya alışkın.Bob is accustomed to hard work.
Bob altıda evde olacak.Bob will be home at six.
Çoğu mal ve hizmet alımlarında% 5 tüketim vergisi alınır.A 5% consumption tax is levied on purchases of most goods and services.
Ölçülü içilirse, alkol zararlı değildir.Drunk in moderation, alcohol is not harmful.
Lütfen beni otelin önünden arabayla al.Please pick me up by car in front of the hotel.
Demlikte varsa biraz daha çay alabilir miyim?May I have some more tea if there is any in the pot?
Hardallı ve ketçaplı iki sosisli sandviç alacağım.I'll have two hot dogs with mustard and ketchup.
Boston'a bir aktarmalı uçuş almak istiyorum.I want to get a connecting flight to Boston.
İstediğin kadar çok kurabiye al.Take as many cookies as you want.
Gece geç saatlere kadar kalmaya alışkın değilim.I'm not used to staying up late at night.
Ben böyle bir şapka almakla ilgileniyorum.I am interested in getting a hat like this.
Numarayı çevirmeden önce alıcıyı kaldırmayı unuttum.I forgot to lift the receiver before dialing the number.
O kadar çok ödemeyi göze alamam.I can't afford to pay so much.
Sabahleyin sadece tost ve kahve alırım.I only have toast and coffee in the morning.
Onu sizin için alacağım.I will get it for you.
Yönteminizin bir alternatifi var mı?Is there no alternative to your method?
Ben salonun soğuk olması dışında konserden zevk aldım.I enjoyed the concert except that the hall was cold.
Bütün bonusumu alışveriş ve seyahat üzerine çarçur ettim.I blew my whole bonus on shopping and travel.
İkramiyemi aldım.I received my bonus.
Gemi su yükledi ve neredeyse alabora oluyordu.The boat shipped water and nearly capsized.
Bir tekne alabora oldu.A boat capsized.
Erkek arkadaşımı bana bir yüzük alması için ikna ettim.I talked my boyfriend into buying me a ring.
Erkek arkadaşın için ne satın aldın?What did you buy for your boyfriend?
Ben senin kalemini ödünç alabilir miyim?Can I borrow your pen?
Ben senin kalemini ödünç alabilir?May I borrow your pen?
Dolma kalemini ödünç alabilir miyim?May I borrow your pen?
Hanry'nin sadece altı doları var.Henry has no more than six dollars.
Helikopter şimdi çok alçaktan uçuyor.The helicopter is flying very low.
Perry yüksek sesle düşünme alışkanlığı edindi.Perry has acquired the habit of thinking aloud.
Perry Drake'den bilgi almaya karar verdi.Perry decided to gain information from Drake.
Betty her zaman istediğini alabildi.Betty always managed to get what she wanted.
Yatağın altında bir kedi var.There is a cat under the bed.
Kötü bir işçi aletlerini suçlar.A bad workman blames his tools.
Bu, aletlerini suçlayan fakir bir işçidir.It's a poor workman who blames his tools.
Beth'in, insanlar konuşurken onların sözünü kesme gibi güçlü alışkanlığı var.Beth has a strong habit of interrupting people while they are talking.
Sayfanın altını oku.Read the bottom of the page.
Bir sayfanın alt kısmını okuyun.Read the bottom of the page.
Saç kurutucunuzu ödünç alabilir miyim?Can I borrow your hair drier?
Banyo yeterince sıcak değildi ve ben zevk alamadım.The bath was not hot enough and I was unable to enjoy it.
Bir program alabilir miyim?May I have a program?
Niçin Fransızca eğitimi almıyorsun?Why don't you study French?
Plastik birçok geleneksel malzemenin yerini almaktadır.Plastics have taken the place of many conventional materials.
Bayan Brown Japon yemekleri yemeye alıştı.Miss Brown has gotten used to eating Japanese food.
Brian bazı güller aldı.Brian took some roses.
Brian Kate için bir ruj satın aldı.Brian bought a lipstick for Kate.
Bir kart yazmak Brian'ın birkaç saatini aldı.It took Brian several hours to write a card.