alıyorum ile cümle
alıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Son zamanlarda, uluslararası karikatüristlerle ortak birşeyler yapmaya başladım ve bundan çok zevk alıyorum.В последнее время я сотрудничаю с карикатуристами по всему миру, что мне очень нравится.
Son zamanlarda, uluslararası karikatüristlerle ortak birşeyler yapmaya başladım ve bundan çok zevk alıyorum.Останнім часом я співпрацюю з карикатуристами по всьому світу, це мені дуже подобається.
Son zamanlarda, uluslararası karikatüristlerle ortak birşeyler yapmaya başladım ve bundan çok zevk alıyorum.Сега работата ми напоследък е да си сътруднича с международните карикатуристи, на което аз много се радвам.
Son zamanlarda, uluslararası karikatüristlerle ortak birşeyler yapmaya başladım ve bundan çok zevk alıyorum.עכשיו העבודה שלי לאחרונה היתה לשתף פעולה עם קריקטוריסטים בין לאומיים, שאני מאוד נהנית מזה.
Son zamanlarda, uluslararası karikatüristlerle ortak birşeyler yapmaya başladım ve bundan çok zevk alıyorum.ان رسمي مؤخراً .. جعلني أتعاون مع الرسامين الكاركاتورين العالميين وهذا شيء انا فرحةٌ به
Son zamanlarda, uluslararası karikatüristlerle ortak birşeyler yapmaya başladım ve bundan çok zevk alıyorum.共同作業をしています とても楽しく 漫画のもつ力を
Söylediklerini göz önüne alıyorum.Ezek a szavak zavarnak engem.
Söylediklerini göz önüne alıyorum.Σκέφτηκα αυτό που είπες.
Söylediklerini göz önüne alıyorum.وقد فكرت جيدا في كلامك
Sözümü geri alıyorum.Ich nehme es erneut.
Sözümü geri alıyorum.Ik neem het terug.
Sözümü geri alıyorum.I to zabrać.
Sözümü geri alıyorum.Je le retire.
Sözümü geri alıyorum.Retiro lo dicho.
Sözümü geri alıyorum.Ritiro tutto.
Sözümü geri alıyorum. Sana çok aşığım. Ben sadece seninle taşındı!لي أن أعتبر مرة أخرى. أنا حتى في الحب معك. انتقلت فقط في معكم!
Sözümü geri alıyorum.Беру свои слова обратно.
Şuan sadece galaksileri yuvarlak içine alıyorum.Estas galaxias tienen cientos de miles de millones de las estrellas.
Tabii ki. Bugünden itibaren, sorumluluğunu ben alıyorum.Φυσικά. επειδή από δω και πέρα εγώ θα είμαι υπεύθυνος για σένα.
Tabii ki. Bugünden itibaren, sorumluluğunu ben alıyorum.طبعا, لانه من الان وصاعدا سأكون المسؤول عنك
Tamamı, çarpı dx. - Çünkü, integrali x'e göre alıyorum. -Dus als we er een grafiek van maken, ziet het er zo uit.
Tamamı, çarpı dx. - Çünkü, integrali x'e göre alıyorum. -Então se fossemos colocar no gráfico, ficaria assim.
Tamamı, çarpı dx. - Çünkü, integrali x'e göre alıyorum. -하나의 값만 가져야하는데, 이게
Tamamı, çarpı dx. - Çünkü, integrali x'e göre alıyorum. -Solo puede tener un valor, por lo que asumimos que esta definida como la raiz cuadrada positiva.
Tam tersine, ihtiyacım olan herşeyi hiçbir şey vermeden alıyorum.Em vez disso estou a levar o que preciso sem abdicar de nada.
Tam tersine, ihtiyacım olan herşeyi hiçbir şey vermeden alıyorum.En vez, estoy tomando lo que necesito sin tener que perder algo.
Tam tersine, ihtiyacım olan herşeyi hiçbir şey vermeden alıyorum.In plaats daarvan, neem ik wat ik nodig heb zonder ook maar iets op te geven.
Tam tersine, ihtiyacım olan herşeyi hiçbir şey vermeden alıyorum.În schimb iau ce am nevoie fără să renunţ la ceva.
Tam tersine, ihtiyacım olan herşeyi hiçbir şey vermeden alıyorum.Namiesto toho si beriem to, čo potrebujem, bez toho, aby som sa musela niečoho vzdáva.
Tam tersine, ihtiyacım olan herşeyi hiçbir şey vermeden alıyorum.Αντίθετα, παίρνω ό,τι χρειάζομαι, χωρίς να παραδίδω τίποτα.
Tam tersine, ihtiyacım olan herşeyi hiçbir şey vermeden alıyorum.و لكنني أخذ ما أحتاج إليه بلا أن أضحي بشئ.
Tam tersine, ihtiyacım olan herşeyi hiçbir şey vermeden alıyorum.僕はもはや無理やり交換を強いられているのではない。
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Czuję też kogoś, kogo nie znam.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Haistan myös jonkun, jota en tunne.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Jag känner lukten av nån jag inte känner.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Jeg kan lugte en, som jeg ikke kender.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Sento anche l'odore di qualcuno che non conosco.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Também cheiro alguém que não conheço.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.También huelo a alguien a quien no conozco.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Μυρίζω και κάποιον που δεν ξέρω.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.А ещё я чую кого-то незнакомого.
Tehdit aldım mı? Bütün gün tehdit alıyorum!어떤 위협 했다? 그건 내가 얻는 모두는 위협!
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.A felicidade tecnológica diz-me muito, porque obtenho muita felicidade com a tecnologia.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.El Disfrute tech, para mí, significa algo, porque disfruto mucho de la tecnología.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Freude an Technik bedeutet mir etwas, weil ich eine Menge Freude aus Technik ziehe.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Glæden ved teknologi, for mig, betyder noget, fordi jeg får en masse glæde ud af teknologi.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.제게 즐거운 기술이란 큰 의미를 갖습니다. 전 기술로부터 많은 즐거움을 얻거든요.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.La gioia tech, per me, vuol dire molto. perchè a me dà molta felicità.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Placerile tehnologice pentru mine reprezinta ceva, pentru ca eu obtin o gramada de placeri din tehnologie.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Techno-geluk is me dierbaar, want ik ben erg gelukkig met techno.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Tehnološki užitek pa meni nekaj pomeni, ker v tehnologiji zelo uživam.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Według mnie to bardzo ważne, bo mam dużo zabawy dzięki technologii.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Для меня технологические забавы кое-что значат. потому что меня забавляют технологии.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.חדוות הטכנולוגיה עבורי אומרת המון, כי טכנולוגיה ממלאת אותי בהמון חדווה.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.متعة التكنولوجيا، بالنسبة إلي، لها معنى، لأني أحصل على الكثير من المتعة من التكنولوجيا.
Tilakoidimden bir kesit alıyorum, bu kutucuğun içine yakınlaştırılmış halini çizeceğim. .Biarkan aku memperbesar di sana. Jadi itu akan zoom-in kotak saya.
Tilakoidimden bir kesit alıyorum, bu kutucuğun içine yakınlaştırılmış halini çizeceğim. .이 안에 확대해 보겠습니다 그러므로 이게 제 확대 상자입니다
Tilakoidimden bir kesit alıyorum, bu kutucuğun içine yakınlaştırılmış halini çizeceğim. .Permítanme zoom derecho allí. Así va a ser mi cuadro de zoom.
Tilakoidimden bir kesit alıyorum, bu kutucuğun içine yakınlaştırılmış halini çizeceğim. .Przybliżmy tutaj. To będzie moje pole z przybliżeniem.
Tilakoidimden bir kesit alıyorum, bu kutucuğun içine yakınlaştırılmış halini çizeceğim. .Tady si udělám rámeček a ten výřez si přiblížím. Udělám z toho zvětšený výřez.
İlgili Sayfalar