alıyorum ile cümle
alıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Allen Ginsberg'den alıyorum,異なる経済圏同士では 物々交換が行われ
Alphonse, bunu ben alıyorum.Alphonse, eu trato deste.
Alphonse, bunu ben alıyorum.Alphonse, ja się nim zajmę.
Alphonse, bunu ben alıyorum.Alphonse, minä hoitelen tuon.
Alphonse, bunu ben alıyorum.Alphonse, quello lo affronto io.
Alphonse, bunu ben alıyorum.Alphonse, yo me ocuparé de él.
Alphonse, bunu ben alıyorum.Jag tar honom, Alphonse.
Alphonse, bunu ben alıyorum.Jeg tager ham, Alphonse.
Alphonse, bunu ben alıyorum.Αλφόνς, εγώ παίρνω αυτόν!
Alphonse, bunu ben alıyorum.Альфонс, я с ним разберусь.
Altı alıyorum ve üçü seçiyorumHázím 6 a skóruji 3 (6 nad 3)
Altı alıyorum ve üçü seçiyorumWykonujemy 6 rzutów i chcemy trafić w 3.
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:Ale občas taky dostaneme -- nenazýval bych je nenávistnými dopisy -- ale dopisy s velkými obavami:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:Dar, uneori, chiar primesc - nu le-aş spune scrisori de ameninţare - dar scrisori foarte îngrijorătoare:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:De néha olyat is kapok -- nem nevezném gyűlölködő levélnek --, melyek erősen kételkedő levelek:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:근데 가끔은, 증오 편지라고 하지는 않겠지만, 강한 걱정의 편지를 받기도 해요.
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:Ma a volte mi arrivano anche messaggi - non direi di odio - ma che manifestano una forte preoccupazione:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:Mas por vezes também recebo -- não lhe chamaria cartas de ódio -- mas cartas de preocupação bastante forte:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:Pero algunas veces también me llegan; no las llamaría cartas con odio, pero cartas preocupantes:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:Soms kreeg ik ook - ik zou het geen haat-mail noemen - maar brieven met grote bezorgdheid:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:Terkadang saya juga mendapatkan -- Saya tidak menyebutnya surat kebencian -- tetapi surat penuh keprihatinan:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:Но понякога също получавам -- не бих ги нарекъл гневни писма -- но писма с наистина сериозна загриженост:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:אבל לפעמים אני מקבל גם -- לא הייתי קורא לזה דואר שטנה -- אבל מכתבים המביעים דאגה חזקה:
Ama bazen nefret içerikli diyemeyeceğim fakat ciddi endişe dolu mektuplar alıyorum:抗議とは言わないまでも 強い懸念を示した手紙もあります 「視覚障害者に道路で運転させるなんて
Ama bunu ödünç alıyorum.Pożyczę to.
Ama bunu ödünç alıyorum.Vypůjčím si tohle.
Ama bunu ödünç alıyorum.そしてあなたは、Salちょっと待って、それは意味をなさないと、 あなたは言うでしょう。
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Ale jednou z možností, které si připomínám, je poučení od vizionářů v jiných městech.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Ale jednou z možností, ktoré si pripomínam, je poučenie od vizionárov v iných mestách.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Az egyik módja, hogy emlékeztessem magam a lehetőségekre, hogy tanulok haladó gondolkodóktól más városokban.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.그러나 저 자신에게 상기시켜주고 싶은 더 큰 가능성들 중 하나는 다른 도시의 선각자들에게서 배우는 것입니다.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Siempre trato de recordar que existen grandes posibilidades de aprender de visionarios de otras ciudades.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Staram się pamiętać o tym jak wielkie mamy możliwości i korzystać z doświadczeń wizjonerów w innych miastach.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Но едно от нещата, които си напомням за огромните възможности, е да се учим от визионерите от други градове.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.אבל אחת הדרכים שלי להיזכר באפשרויות גדולות יותר היא ללמוד מאנשי חזון בערים אחרות.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.ولكن أحد الأشياء التي أفعلها لأذكر نفسي بالاحتمالات الأكبر هي أن أتعلم من المدن الأخرى
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.これは 私流のグローバル化です
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Aber jetzt ist die Welt schien sich zu ändern und immer schöner.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Ale teraz świat wydawał się zmienia i coraz ładniejsze.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Ampak zdaj na svetu je zdelo, da se spreminjajo in dobili lepše.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Dar acum, lumea părea să se schimbe şi Noţiuni de bază mai frumos.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.De most a világ úgy tűnt, hogy a változó és egyre szebb.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.너무 많은 사람과 물건을 싫어하는. 하지만 이제 세상이 변화하는 것 같았다과 점점 좋아 보이는데.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Maar nu de wereld leek te veranderen en krijgt mooier.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Mais maintenant, le monde semblait être changer et Obtenir plus agréable.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Ma ora il mondo sembrava essere mutevole e sempre più bello.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Mas agora o mundo parecia estar mudando e ficando mais agradável.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Men nu er verden syntes at være under forandring, og bliver pænere.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Men nu världen verkade vara föränderlig och bli trevligare.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Mutta nyt maailma tuntui muuttuvan ja saada mukavampaa.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Nhưng giờ đây thế giới dường như được thay đổi và nhận được đẹp hơn.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Nyní se však zdálo, že svět se mění a stále hezčí.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Pero ahora el mundo parecía estar cambiando y conseguir más agradable.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Tapi sekarang dunia seolah berubah dan semakin bagus.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Teraz sa však zdalo, že svet sa mení a stále krajšie.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Αλλά τώρα ο κόσμος φάνηκε να αλλάζει και να πάρει καλύτερο.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Але тепер світ, здавалося, змінюється і отримувати приємніше.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Но сега светът сякаш се променя и все хубави.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.Но теперь мир, казалось, изменяется и получать приятнее.
Ama şimdi dünya değişiyor gibiydi. güzel alıyorum.אהב אנשים ודברים כל כך הרבה. אבל עכשיו העולם נראה שינוי מקבל יותר נחמד.
İlgili Sayfalar